YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14946
KARAR NO : 2017/16644
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/10/2007 tarihinden 30/08/2012 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, buna rağmen müvekkiline istifa dilekçesi imzalatılarak son aya ilişkin maaşını almak istiyorsan bu dilekçeyi imzalamalısın dendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının iş akdini istifa ederek sonlandırdığını, geriye dönük 5 yıldan önceki fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı işyerinde resmi bayram günlerinde çalışıldığının doğru olduğunu ancak dini bayramlarda çalışılmadığını, davacıya resmi bayram çalışma ücretinin işten ayrılırken ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyada mevcut ibraname başlıklı belgede fesihle birlikte davacıya 2.200,00 TL ödeme yapıldığı yazılı olup, bu ödeme davacı tarafından kabul edilmediği takdirde Türk Borçlar Kanununun 420. maddesi karşısında ödemenin yapılmadığının kabulü doğru ise de, Mahkemece sözü edilen ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunda araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davacı asil isticvap edilerek ibranamede bahsi geçen 2.200,00 TL’yi alıp almadığı, almış ise neyin karşılığı aldığı hususunda beyanını tespit ederek sonuca gitmektir. Davacı asilden sorulmadan ibranamede mevcut 2.200,00 TL’nin alınmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı vekili, dava dilekçesiyle 860,00 TL net son ücret açıklaması ile birlikte asgari ücretten bahsetmiş, davacı tanıkları da davacının asgari ücretle çalıştığına ilişkin beyanlarda bulunmuşlardır. Davacının bordroda gösterilen asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı ispatlanamadığından, tazminat ve alacaklara esas ücretin kayıtlara itibar edilerek belirlenmemesi isabetsizdir.
4-Mahkemece, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin nete dönüştürülmesi sırasında sosyal sigorta primi ile işsizlik sigortası kesintisi yapılmaksızın hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.