Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15618 E. 2017/17719 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15618
KARAR NO : 2017/17719
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, prim, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı bankanın farklı şubelerinde 31.08.1996 tarihinden itibaren çalıştığını, 01.03.2012 tarihinde işten ayrıldığını, sabah 08:30’dan 20:30-21:00’a kadar, Cumartesi veya Pazar günleri çalıştığında 10:00-19:00 arasında işyerinde bulunduğunu, haftada 1 gün tatil olduğunu, dini bayramlarda çalışmadığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, süt izninin kullandırmadığını, 2011 yılı için performansa bağlı değerlendirmeye tabi olan 7.500,00.-TL primin 01.03.2012 tarihinde işten ayrılması gerekçe gösterilerek ödenmediğini, yıllık izinlerine ait ücretin de ödenmediğini, resmi tatillerde çalışmasına rağmen genel tatil ücretinin ödenmediğini, aylık en son ücretinin 3.292,91 TL olduğunu, günlük 10,00 TL yemek fişi olduğunu, özel sağlık sigortası yapıldığını, aylık 175,00 TL bireysel emeklilik primi ödendiğini, aylık 50,00 TL ilköğretim okul yardımı, aylık 120,00 TL çocuk yardımı ve aylık 50,00 TL yol yardımı aldığını ileri sürerek, fazla çalışma ücreti, 2011 yılı prim alacağı, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı süre boyunca tüm ücretlerinin bankaya yatırılarak ödendiğini, ihtirazi kayıt koymaksızın davacının bu ücretleri aldığını, bu sebeple fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, müvekkilleri bankada Cumartesi günlerinin işgünü olarak kabul edildiğini, bu çalışmanın ücretinin aylık ücrete dahil olduğunu, Pazar günlerinin ise hafta tatili olduğunu, süt iznine ilişkin bedel talebinin hiçbir dayanağı olmadığını, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücretlerinin zamanaşımına uğradığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışamadığını, iş sözleşmesinin feshinde yıllık izin ücretlerinin ödendiğini, primlerin yıllık hedefler üzerinden belirlendiğini, prime hak kazanmak için beliklenen hedef yılının sonunda şirkette çalışmak gerektiğini, davacının ise hesaplama aşamasında çalışmadığını, prim yılının dolmadığını, alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır. Fazla ve tatillerde çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ayrıca bu tür çalışmada işverenin resmi kurum olması halinde kurumun işin düzenlemesine yönelik uygulaması da araştırılmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun da kural olarak haftalık çalışma esası benimsenmiştir. Kanunun 41. Maddesine göre “Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır.
Dosya içeriğine göre, davacı tanığı olarak dinlenen tanıklardan birisi davalı işyerinde 2009-2011 yıllarında çalışmış, diğeri de eşidir. Bilirkişi, fazla mesai ücreti alacağını ve genel tatil ücreti alacağını kayıt olmayan dönem olan 06.09.2007-31.12.2008 arası için hesaplamış olup, bu dönem için davacı tanığının çalışması bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tanığının beyanına itibar edilmemesi gerekir. Mahkemece ispatlanamayan, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.