Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/1583 E. 2016/17363 K. 04.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1583
KARAR NO : 2016/17363
KARAR TARİHİ : 04.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, zimmete geçirilen paranın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/10/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/3 sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olarak atanan davalının kendi isteği ile müdürlükten istifa ettiğini, 23/02/2006 günlü ortaklar kurulu kararı ile istifasının kabul edilerek görevinin sona erdiğini ancak davalının şirketten ayrılmadan önceki dönemde, müvekkili şirket adına yapılan işlerin bedelini kendi banka şahsi hesabına yatırılmasını sağladığını ve bu şekilde şirketin yaklaşık olarak 52367,22-USD ‘sini zimmetine geçirdiğini ileri sürerek zimmete geçirilen paranın davalıdan tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ortağı …… arasında Acente adı verilen bir adi ortaklık kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirketin sorumlu müdürlüğü yanında …….ile akdettiği sözleşme gereğince ortağı olduğunu, bu ortaklık anlaşması nedeni ile masraf ve giderlerinin yarı yarıya ödenmesinden sonra kalan karın paylaşıldığını, ortaklık ilişkisi mevcut olduğundan görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, zimmete para çerime durumu olmadığı gibi davacı şirketin hakim ortağı ile davalı arasındaki ilişki nedeniyle davalı hesabına yatırıldığını, yatıralan paraların iş için kullanıldığını, öte yandan kendi hesabında davacı ile ilgisi olmayan miktarların da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının davacı şirketin ortağı olmayıp sorumlu müdürü olarak çalıştığı, 22/02/2006 tarihli istifa dilekçesi ile istifa ettiği, görevi sona ermeden şirket adına yapılan ödemeleri kendi şahsi hesabına yatırılmasını sağladığı, bu şekilde davacı şirketin 53.483 USD sini uhdesinde tuttuğu ve davacı şirkete bunu ödemediği, gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirketin müdürü olarak çalışan davalının görevinden ayrılmadan önceki dönemde 30/012006-24/02/2006 tarihleri arasında şirket müşterilerinden gelen paraları zimmetine geçirdiği iddiasına dayanmaktadır.
Dosyada mevcut 07/10/2010 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında davalının banka hesabına ilişkin, davaya konu talep dönemindeki, hesap hareketleri incelendiğinde hesaba gelen paranın toplam 61.483,00 USD olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin 21/02/2010 tarihinde davalıya 8.000 USD gönderdiği tartışmasızdır. Ayrıca dava dışı şirket ortağı ….Tarafından 17/01/2006 tarihinde hesaba yatırılan 1.500 USD ile 01/02/2006 tarihinde yatırılan 3000 USD ve davalının akrabası olduğu iddia edilip bu yolda itiraza uğramayan Kevser Özçelik’in yatırdığı 1.500 USD nin davanın dayanağını oluşturan “para yatıran müşteriler” kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki sorun müşterilerin yatırdığı para miktarının tespitidir. Buna göre anılan süreçte hesaba yatan 61.483 USD den dava dışı …….’nin yatırdığı 4.500 USD ve …….’in yatırdığı 1.500 USD ile şirketin gönderdiği 8.000 USD nin tenzili yoluna gidilmelidir. Ayrıca sonuca giderken dava dilekçesi ekinde olup dava dilekçesinde davaya dayanak yapılan hesap tablosundaki davalı tarafça ödendiği belirtilen 10.128,19 USD de taraflardan sorulup değerlendirilmelidir.
Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.350.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.