YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16692
KARAR NO : 2017/18593
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı farkı, kıdem tazminatı farkı, yıllık izin ücreti, boşta geçen 4 aylık ücret, işe almama tazminatı ile fazla mesai ücreti, sağlık harcamaları, ek ücret, ikramiye ve prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde mümessil olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edilmesi üzerine açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını, talebine rağmen işe başlatılmayıp bir kısım ödeme yapıldığını ancak tüm haklarının karşılanmadığını ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı, fazla çalışma, sağlık harcamaları, ek ücret, ikramiye ve prim alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’ini öne sürüp, davacıya hak kazandığı ücretlerin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverence yapılan ödemelerin düşümü ile davacının bakiye ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının yıllık izin ücret alacağı bulunup bulunmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tüm çalışma dönemi için 198 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı, 80 günlük izni kullandığına dair belge bulunduğu, 50 günlük yıllık izin ücretinin ise işverence ödendiği, buna göre bakiye 68 gün yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesi ile hesaplama yapılmıştır.
Yargılama sırasında davalının yemin teklifi üzerine davacı, her yıl 14 gün yıllık izin kullandığını, bakiyesini kullanmadığını açıklamış ise de dosyada 14 günü aşan yıllık ücretli izin kullanımını gösterir belgeler mevcuttur. Öte yandan fesih sonrası davacıya 2.335,89 TL yıllık izin ücreti ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının, belgeli dönem dışında yılda 14 gün yıllık izin kullandığı, belgelere göre 14 günü aşan izin kullandığı yıllarda bu belgelerdeki sürelerin geçerli olduğu, belgelerdeki sürenin 14 günün altında kaldığı yıllar içinse 14 gün izin kullandığı kabul edilerek, yapılacak hesaplamada fesih sonrası ödenen miktar da düşülerek sonuca gidilmeli, brüt yıllık izin ücreti tutarının nete çevrilmesinde damga ve gelir vergisi dışında sigorta ve işsizlik sigortası primi kesintisi yapılması gerektiği de düşünülmelidir.
3-Kabule göre de, davada reddedilen miktar 800,00 TL. olup, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan …. sinin 13. maddesi uyarınca davalı lehine bu miktar kadar (800,00 TL.) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 96,00 TL ye hükmedilmesi de hatalıdır.
Mahkemece yeniden hüküm kurulurken karar tarihindeki AAÜT. si hükümleri gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.