Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16800 E. 2017/5838 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16800
KARAR NO : 2017/5838
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, 22.147,11 TL. tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait İstek … Mahmut Lisesi’nde 01/09/2010 tarihinden itibaren fen bilgisi öğretmeni olarak görev yaptığını, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında davacı ile davalı arasında 22/06/2012 tanzim tarihli ve 01/09/2012-31/08/2013 tarihleri arasında geçerli alacak iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede öğretmenin ücretinin aylık net 1950,00 TL olarak belirlendiğini, davalı ile imzalanan sözleşmenin (o) bendinde haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmenin taraflardan biri tarafından feshedilmesi halinde taraf sözleşmenin kalan süresi kadar ücreti ödemeyi peşinen kabul eder hükmüne rağmen davalının 18/09/2012 tarihinde istifa ederek haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshettiğinden davalının müvekkiline ödeme yapması gerektiğini iddia ederek, 22147,11 TL tazminatı tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalının aynı okulda görev yapan … ile evlendiğini, evlilik nedeniyle zaten sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğunu, davalının kadro fazlalığı nedeniyle Fen Bilgisi yerine Laboratuar öğretmeni yapılmak istendiğini, bu aşamada davalının devlet tarafından atanmasının yapıldığını, …-İdil, … Ortaokulu’na atandığını, bu durumun davacı tarafa bildirildiğini, yöneticilerin olur verdiğini, davalının aynı yerde çalışan eşinin sıkıntı yaşamaması için haklarını talep etmeden yöneticiler tarafından verilen olur üzerine ataması yapılan yerde işe başladığını, davalının atama kararının çıkması ile davacı tarafın kadro fazlalığı olduğu için durumun kendileri açısından da uygun olduğunu, ayrılmasında bir sorun olmadığını, eşinin aynı yerde çalışması ve kadro fazlalığı nedeniyle kendileri açısından da son derece olumlu olduğunun belirtildiğini, iş akdinin haklı neden ve karşılıklı anlaşarak feshedildiğini, davalının ayrılması sebebiyle davacının uğradığı herhangi bir zararının olmadığını, işçi aleyhine tek taraflı yükümlülük getiren cezai şartın geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalının istifa nedeniyle sözleşmeyi süresinden önce feshettiği, sözleşmede haklı neden olmaksızın sözleşmenin sona erdirilmesi halinde kalan süreye aii ücretin ceza koşulu olarak ödeneceğinin şarta bağlandığı, bu nedenle davalı işçinin ilgili hükme aykırı davrandığının görüldüğü, ancak somut olayda davalı işçinin devlet memurluğu kadrosuna atamasının yapıldığı, göreve başlama süresinin 14/09/2012 olduğu, işverene istifa dilekçesi sunduğu, dilekçesinde evlilik ve atama nedeniyle görevinden istifa ettiğini belirttiği, tanık beyanlarına göre davalının işten ayrılmasından sonra herhangi bir boşluk yaşanmadığı, aksine kadro fazlası olduğu, davalının işini tanıklardan …’ın yaptığı, bu kişinin bu göreve gelmesinden sonra davalının Laboratuar bölümünde görevlendirildiği, istifasının uygun bir zamanda verildiği, davalı vekili tarafından işten ayrıldığının iddia edildiği, atama, görüşmeler neticesinde ve davacı işverenle anlaşarak işten ayrıldığının iddia edildiği, atama, evlilik tarihi, tanık anlatımından ortaya çıkan gelişmelere göre, davacıyla anlaşmak suretiyle akdin sona erdirildiği, herhangi bir haklı gerekçe ve anlaşma olmadan, maaşının 12 katı ceza koşulu ödeyeceğini bilerek sözleşmeyi feshetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
Taraflar arasında imzalana 01.09.2012 başlangıç tarihli sözleşmenin (O) maddesinde ”Haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmenin taraflardan biri tarafından feshedilmesi halinde taraf sözleşmenin kalan süresi kadar ücreti ödemeye peşinen kabul eder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemede cezai şart, işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmiştir.
Dosya içeriğindeki davalının istifa dilekçesinde evleneceği ve kamu kurumuna atamasının yapılmasını ayrılma nedeni olarak gösterilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinde işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı düzenlenmiş olup, bu düzenleme şekli tadadî değil, tahdidî niteliktedir. Anılan Kanun maddesinde Devlet memurluğuna (kamu kurumuna) atanma haklı fesih nedenleri arasında sayılmamıştır. Bu nedenle davalı işçinin kamu kurumuna atanmasına dayalı fesih sebebi kanunen haklı neden olarak nitelendirilemeyeceğinden aksi yöndeki karar gerekçesi yerinde değildir.
Ayrıca somut olayda davalının işten ayrılma tarihinde evli olmadığı da nazara alındığında evlilik nedeniyle haklı fesih şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Keza dosya içeriğindeki bilgi, belge ve tanık anlatımlarından taraflar arasında anlaşmaya dayalı iş ilişkisinin sona erdirildiğine ilişkin savunma da ispatlanamamıştır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 182/2. maddesinde (Eski Borçlar Kanunun 161/son maddesi) ise, fahiş cezai şartın hâkim tarafından tenkis edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir.
Bu durumda Mahkemece, talep edilen cezai şart alacağının uygun bir oranda takdiri indirim ile hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.