Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/19402 E. 2018/12710 K. 05.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19402
KARAR NO : 2018/12710
KARAR TARİHİ : 05.06.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerine 13.07.2007 tarihinde işçi olarak girdiğini, çalışmakta iken hizmet akdinin 30.10.2012 tarihinde feshedildiğini, davacıya kıdem tazminatı ödendiği halde fazla mesaileri, Cumartesi-Pazar, dini ve milli bayram çalışmaları, beş yıllık izin ücretlerinin ödenmediği ileri sürerek; fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, dini ve milli bayram tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fazla çalışma, dini-milli bayramlarda çalışma ve yıllık izin alacağının bulunmadığını, tüm alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; … kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının, davalıya ait iş yerinde 16.06.2005-31.10.2012 tarihleri arasında çalıştığı, dinlenen tanık beyanları, davacıya ait işyeri özlük dosyası, … sicil dosyası, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, davalıya ait işyerinde 16.06.2005 tarihinden itibaren “Hamal” olarak çalışmakta iken, iş akdinin 31.10.2012 tarihinde sona erdirildiği ve kıdem tazminatının davacıya ödendiği, bu dava ile yıllık izin, fazla mesai ve dini-milli bayram tatil ücreti alacaklarını talep ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının normal çalışma saatlerine göre fazla mesai çalışması yaparak çalıştığı, yine dini ve milli bayram günlerinde çalıştığı halde, gerek tanık beyanlarından gerekse tüm dosya kapsamından fazla mesai ve dini milli bayram çalışmaları karşılığı ücretin davacıya ödenmediği, davacının davalı iş yerinde haftada 6 gün 08.00-19.00 saatleri arasında, Yargıtay Kararları çerçevesinde, çalışma süresinin uzunluğu göz önüne alınarak, 1,5 saat yemek ve ara dinlenmelerinin ardından günlük 9,5 saat üzerinden haftada 57 saat çalıştığı, bu çalışma süresinden haftalık çalışma süresi olan 45 saat düşüldüğünde davacının haftada 12 saat fazla mesai yaparak çalıştığının anlaşıldığı, davacının fazla çalışma ücreti, dini ve milli bayram tatili ücreti alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına, dosyaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davacının yıllık izin alacağı isteminin kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde 13.07.2007 tarihinde işe başladığını, 30.10.2012 tarihine kadar çalıştığını iddia ederek fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarını talep etmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda dava dilekçesinde belirtilen tarihlere göre yıllık ücretli izin alacağı doğru biçimde hesaplanmış ancak fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları dava dilekçesinde iddia edilenin aksine 16.06.2005-30.10.2012 tarihleri arasına göre hesaplanmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile alacak miktarını arttırmış ancak dava dilekçesindeki işe başlama ve işten ayrılmaya yönelik maddi vakıayı ıslah etmemiştir.
Miktara dayalı ıslah maddi vakıanın ıslahı değildir.
Bu nedenlerle mahkemece fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları açısından dava dilekçesinde belirtilen 13.07.2007-30.10.2012 tarihleri arasındaki süreye ilişkin hesaplama yapılıp sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece HMK’nın 25. maddesindeki hakimin,iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamayacağına ilişkin maddi vakıa ile ilgili bağlılık kuralı ihlal edilerek karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.