Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/20859 E. 2018/14950 K. 09.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20859
KARAR NO : 2018/14950
KARAR TARİHİ : 09.07.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket iş yerinde 11.10.2007 tarihinden, 06.09.2012 tarihine kadar depo ve satış sorumlusu olarak çalıştığını, davalı şirketin 4857 ve 5510 sayılı yasa ve ILO sözleşmelerinden kaynaklanan sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediğini, uyanlardan sonra davacının zorunlu olarak iş akdini feshettiğini, işçilikten kaynaklanan hak ve alacaklarının ödenmesini ihtar ettiğini, davacının aylık ücretinin 1.150,00 TL. olduğunu, asgari ücret kısmının bankaya yatırıldığını, bakiyesinin elden ödendiğini, böylece sigorta primlerinin eksik ödendiğini, davalı şirkette Cumartesi, Pazar dahil haftada 6 gün çalışıldığını, hafta içi bir gün izin yapıldığını, … saatlerinin 09.00-21.30 hata 22.00 olduğunu, manyetik parmak içi çizelgelerinden bu durumun anlaşılacağını, gün içinde 20 dakika yemek molası verildiğini, dini bayramlarda ilk 2 gün çalışılmadığını, diğer günler aynı saatlerde çalışıldığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığını, bu ücretlerin ödenmemesi uyarılarının sonuç vermediğini, iş yerinde yılda 3 kez olmak üzere dört ayda 1 kere net maaş tutarında elden ikramiye verildiğini, davacının 2012 yılı 2.dilim ikramiyesinin ve diğer fazla … ücretlerinin ödenmediğini, oysa Ağustos 2012 ayına kadar 2.dilim ikramiyesi olarak 1.150,00TL ödenmesi gerektiğini,2012 Ağustos maaşının elden ödenen kısmının verilmediğini, Eylül ayı 6 günlük ücretinin ödenmediğini, (toplam ücret alacağı 380,00 TL)süt izinlerinin eksik kullandırıldığını, 1. yıl içinde günde 1 saat, 2. yıl günde 2 saat süt izni kullandırılmadığından süt izni ücreti talep ettiklerini, aynı zamanda satış temsilcili olan davacıya özet tazminat verildiğini, tazminatın yıl sonunda net karın yüzdesi oranında ödendiğini, 2011 yılı için depo tazminatı olarak 3.600,00 TL., 2012 yılı için 3.000,00 TL. talep ettiklerini, davacıdan her sene başında alınmış boş senetle olduğunu, davalı şirketin 2011 ve 2012 yıllar için depo sorumlularından boş senet almadığım, çünkü bu yıllarda depo tazminatı ödemediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, ikramiye, depo tazminatı, süt izin ücreti, noter gideri alacakları ile teminat senetlerinin iadesini ya da iptalini istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşı defîinde bulunduklarını, hafta tatili, bayram, ulusal bayram ve genel tatil ücreti kaleminin açık olmadığını, mükerrer talep bulunduğunu, davacının işi terkederek ayrıldığını, davacının Ağustos 2012 ayı fazla … ücretin çekince koymadan aldıktan sonra Eylül 2012 ayı için fazla … ücretinin ödenmediği gerekçesiyle iş akdini feshetmesinin haklı neden olmayacağını, iş akdi yasal haklı nedenle bozulmadığından kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının en son ücretini aylık brüt 1.285,00 TL, aylık net 920,00 TL olduğunu, ücretlerin imzalı bordro ile ödendiğini, imzalı sözleşme ve bordroların yazılı delil olduğunu, aylık 1.150,00 TL ücret, ikramiye ve depo tazminatı iddialarını kabul etmediklerini, iş sözleşmesinde fazla çalışmaların ücrete dahil olduğunu, ayrıca davacının fazla … yaptığı ayların ücretlerini aldığını, banka kaydı ile yapılan ödemeleri çekince konulmayan bordroların doğruladığını, davacının günde 12-13 saat çalıştığı iddiasının hayatın gerçeklerine uymadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı defterleri üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 25/02/2015 tarihli raporun sonuç kısmında, kasa tazminatı, depo tazminatı, ciro prim ödememsi, ikramiye ödemesi adı altında muhasebe kaydı tespit edilemediğini bildirdiği, iddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporları, ek rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 14/11/2007-06/09/2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının … kayıtları ve tanık beyanları ile anlaşıldığı, davacının aylık ücretinin net 1.150,00 TL, brüt 1.606,38 TL olduğunun emsal ücret araştırması ve tanık beyanları ile anlaşıldığı, davacı en son net 1.150,00 TL aldığını iddia ederken davalının ise 920,00 TL aldığını beyan ettiği, davalı tarafından sunulan ve davalı şirketin taraf olduğu İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/187 Esas sayılı ilamında (bu kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/8024 Esas sayılı ilamı ile onandığı) davalı işyerinde çalışan işçinin ücreti net 1.100,00 TL. kabul edildiği, bu işçinin fesih tarihi 02/03/2011 olduğundan, davacının fesih tarihi ise bu tarihten daha sonra 06/09/2012 olduğundan, davacının net ücretinin 1.150TL olarak dikkate alındığı, iş aktinin davacı tarafından sigorta primlerinin asgari ücretten yatırılması, fazla mesai ve genel tatil ücretinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğindan davacının kıdem tazminatına yönelik talebinin bilirkişi raporu doğrultusunda ve taleple bağlı kalınarak kabul edildiği, davacının aylık ücretinin ödendiğinin davalı tarafından yazılı belge ile ispatı gerekmekte olup, davalı işveren bu hususu ispat edecek belgeler ibraz etmediğinden, davacının Ağustos 2012 dönemi ücret farkı ile Eylül 2012 dönemine ait 6 günlük ücret talebinin kabul edildiği, davacının haftada 18 saat fazla mesai yaptığının tanık beyanları ile anlaşıldığı, bu ücretin ödendiğini gösteren belgeler davalı tarafından sunulmadığı, bilirkişi raporu ile belirlenen fazla mesai alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı, davacının dini bayramların ilk 2 günü hariç diğer dini bayram günleride ve diğer genel tatil günlerinde çalıştığının tanık beyanları ile anlaşıldığın ve bu günlere ilişkin ücretin ödendiğini gösteren belgeler davalı tarafından sunulmadığı, bilirkişi raporu ile belirlenen genel tatil alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı, davacının hafta tatilini hafta içi bir günde kullandığının anlaşıldığı, davacı yılda 3 kez tam maaş tutarında ikramiye ödemesi olduğunu ve 2012 yılı 2. dilim ikramiye ücretinin ödenmediğini iddia ederek talepte bulunmuş ve bu iddiası davacı tanıklarınca da doğrulanmış ise de ikramiye ödemesine ilişkin yazılı bir delil sunulmadığından, Yargıtay uygulaması dikkate alınarak yöntemine uygun olarak ispatlanamayan ikramiye alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacı satıştan elde edilen karın % 1 oranında depo tazminatı ödendiğini iddia ederek bu yönde talepte bulunmuş ise de dinlenen tanıklardan E. ve Z.nin işyeri çalışanı olmamaları, işyeri uygulaması olan bu konu ile ilgili görgüye dayalı somut bir bilgileri olması beklenemeyeceğinden, diğer davacı tanığı Y.nin ise depo tazminatını davacıdan duyduğunu beyan etmesi nedeniyle, depo tazminatı ödendiği hususu ispatlanamadığı gibi mali müşavir bilirkişiden alınan 25/02/2015 tarihli raporda da ”davalı defterleri üzerinde depo tazminatı ve benzeri bir isimle işçilere ödeme yapıldığına dair bir tespit yapılamadığından” davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacı, süt izinlerinin kullandırılmadığı, bu nedenle bunun için ücret talebinde bulunmuş ise de süt izni kullandırılmamasının yaptırımı 4857 sayılı Yasa’nın 104. maddesinde idari para cezası olarak düzenlendiğinden, Yargıtay uygulaması da süt iznine karşılık bir ücret talep edilemeyeceği yönünde olduğundan, davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne, sair işçilik alacakları taleplerinin reddine karar verilmiş, senedin iadesi ya da iptali talebi hakkında ise bir karar verilmemiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, ikramiye alacağı bakımından, davacı tanığı …. “4 ayda 1 bir maaş kadar ikramiye elden ödenirdi” yönünde beyanda bulunmuş olup bu tanığın davalı ile davası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanığı…. “çalışanlara 4 ayda bir 1 maaş ikramiye verilirdi” yönünde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı … “Halen davalı işyerinde çalıştığı, iş yerinde ikramiye adı altında bir ücret ödenmediği” yönünde beyanda bulunmuştur. İş yeri kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporunda “davalının bazı defterlerinin onaylarının usulüne uygun olduğu bazılarının onaylarının ise usulüne uygun olmadığı, bazılarının davalı lehine delil niteliği olduğu, bazılarının olmadığı, kasa tazminatı, depo tazminatı, ciro prim ödemesi, ikramiye adı altında muhasebe kaydı tespit edilemediği, evrak ve belge sirkülasyonunun çok fazla olduğu, şirket defterlerinin sayfa adedinin çık fazla olduğu” yönünde açıklama içermektedir.
Davacı tanıklarından …. “Ben davacıyı tanıyorum. ben davalı firmanın ümraniye mağazasında gözlük ve saat firmalarının ürünlerini pazarlardım. Yani davalı firmanın çalışanı değilim. 02/2010-09/2012 tarihleri arasında bu işi yaptım.” yönündeki açıklaması ile davalı işverenlikle ilgisini açıklamış olup beyanına göre ikramiye ödemesi sübut bulmaktadır. Davacı tanıklarından …. de ikramiye ödemesini doğrulamış olup, her ne kadar ….nin davalıyla arasında dava olduğu anlaşılmakta ise de ….nin beyanı da gözetildiğinde ….nin beyanı dosyadaki tek delil de değildir.
İkramiye alacağının yukardaki açıklamalara göre sübut bulduğu ve ilâveten hesaplanabilir olduğu anlaşıldığından kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
3-Dava dilekçesinde, depo sorumlularından davalının her sene başında boş teminat senedi aldığı, davalının amacının, davacının zimmetindeki ürünlerin başına bir hal gelmesi halinde zararın tahsili olduğu, davacıdan 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında her sene başında 1 adet, toplam 4 adet senet alındığı ileri sürülerek, bu senetlerin iadesi veya iptali talebinde bulunulmuştur. HMK’nun 297. maddesi uyarınca tüm talepler hakkında bir karar verilmesi gerekir. Bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 09/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.