Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/22029 E. 2017/9339 K. 30.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22029
KARAR NO : 2017/9339
KARAR TARİHİ : 30.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmiş, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30/05/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat …ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 25.07.1994-14.05.2010 tarihleri arasında davalı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığını, davalının müvekkilini işten çıkardığını ve kendisinden ibraname alındığını, tazminatı ve diğer işçilik haklarının bu ibranamede belirtilmediğini, 14.05.2010 tarihinde işten çıkardıktan sonra davacıyı tekrar işe aldığını ve hizmet akdini devam ettirdiğini, 04.02.2013 tarihinde haksız şekilde ikinci kez işten çıkarıldığını, ilk işten çıkarıldığında 550,00 TL. haftalık ücret aldığını, ikinci işten çıkarıldığında ise haftalık 605 TL ücret aldığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücretleri alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davacının davalı şirkette hiçbir zaman çalışmadığını davanın önce husumetten reddedilmesi gerektiğini, davacının 14.05.2010 tarihinde … Altın Tic. A.Ş.’den istifa etmek sureti ile ayrıldığını, daha sonra yine aynı şirkette çalışmaya başladığını ve 05.02.2013 tarihli kamera kaydında davacının sahtekarlığının belirlendiğini ve bunun üzerine savunmasının istendiğini, davacının hata ettim dediğini, akdin bu sebeple feshedildiğini, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, maaşının çıktığında 990,00 TL. olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı, davalıya ait işyerinde 10.01.1998-14.05.2010 ve 28.05.2010-04.02.2013 tarihleri arasında olmak üzere 2 dönem halinde çalışmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ilk dönem çalışmasının haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş ve mahkemece de kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.
Kararın gerekçesinde “davacının hırsızlık yaptığı konusunda yeterli ve inandırıcı delil olmadığı” gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedildiği belirtilmiş ise de, söz konusu savunma (hırsızlık nedeni ile iş akdinin sona erdirildiği savunması) davacının 2. çalışma dönemi sonuna ilişkindir. Oysa ki hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatları, ilk dönem sonu itibari ile hesaplanan miktarlara karşılık gelmektedir. Hüküm sonucu ile gerekçe arasında bu yönden çelişki bulunmaktadır.
Dosya içerisinde, 14.05.2010 tarihli davacı imzalı ve el yazısı istifa dilekçesi yer almakta olup, davacı asile bu belge gösterilip beyanı alındıktan ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra ilk dönem çalışmasının tazminat gerektirip gerektirmediği somut bir biçimde belirlenmelidir.
Ayrıca yukarıda ayrıntılı bir biçimde ifade edildiği üzere, davacının 2 dönem çalışması söz konusu olup, fesih tarihininde kararın gerekçesinde ve hüküm sonucunda açıkça gösterilmemesi de hatalıdır.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.