Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/32138 E. 2017/17083 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32138
KARAR NO : 2017/17083
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … Demirer geldi. Karşı taraf adına kimse geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01/03/2005 tarihinden 17/09/2013 tarihine kadar davalı şirkette tır şoförü olarak çalıştığını, haftanın her günü… … … Fabrikası’ndan … … … Fabrikası’na mal taşıdığını, müvekkilinin maaşının net 800,00 TL olduğunu, müvekkilinin ulusal bayramlarda da çalıştığını, 16/09/2013 tarihinde müvekkilinin işe gittiğini ve … … Gürşen tarafından kendisiyle çalışmak istemedikleri gerekçesiyle istifa etmeye zorlandığını, müvekkilinin dilekçeyi imzalamayınca 16/09/2013 tarihinde işe alınmadığını ve ertesi gün işe gittiğinde de yine işe alınmadığını, müvekkilinin haklı nedenle iş akdini feshetmek zorunda kaldığını ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddiaları ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, 16/09/2013 tarihinde müvekkili şirketin işyeri yetkilisi tarafından verilen görevin davacı tarafından yerine getirilmeyerek iş yerinden ayrılması sonucu, davacı ile aynı konumda çalışan personelin imzasına havi davacının verilen görevi yerine getirmediğinde ilişkin tutanak düzenlendiğini, anılan tarihten sonra davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, 3 gün ard arda işe gelmeyen davacının işe devam etmediği hususunun tutanak altına alındığını, müvekkili şirket tarafından davacıya ihtarname gönderildiğini ve davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalının cevap dilekçesinde tanık deliline açıkça dayanmadığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının, ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunup bulunmadığı ve bu def’inin süresinde olup olmadığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı vekilinin, 18/05/2015 tarihinde harçlandırdığı dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği bazı alacak kalemlerini, miktar yönünden ıslah ettiği tespit edilmiştir.
Dosya içerisindeki tebligat parçasından, davacı vekilinin ıslah dilekçesinin, 08/06/2015 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
02/07/2015 tarihli duruşma zaptında, “davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı diyeceklerini bildirir dilekçe sunduğu görüldü, okundu ve dosyasına konuldu” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Dava dosyası incelendiğinde; davalı vekilince, 28/05/2015 tarihinde bilirkişi raporuna itirazlarına ilişkin bir dilekçe verdiği tespit edilmiştir.
Uyap kayıtları kontrol edildiğinde ise davalı vekilinin, 2015/584 (… Evrak) adı altında 17/06/2015 tarihinde bir evrak sunduğu, ancak uyap ortamında taranmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizdeki temyiz duruşması sırasında, davalı vekilince yukarıda belirtilen … evrakının olduğu savunularak sunulan belge incelendiğinde; ıslaha karşı davalının beyan ve itirazlarının yer aldığı ve davalı vekilince ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmadığı gerekçesi ile ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’i reddedilmiş ise de, söz konusu gerekçe yerinde değildir. Bilindiği üzere ıslah, ilk davadan ayrı yeni bir taleptir. Davacı miktar olarak davasını ıslah etmiş ise ıslah ile attırılan miktar ile dava dilekçesinde talep edilen miktarların toplamı davanın talep konusunu teşkil eder. Davalının cevap dilekçesiyle davaya karşı zamanaşımı def’inde bulunmaması, ıslah edilen miktarlara ilişkin olarak zamanaşımı def’inin dinlenilmemesi sonucunu doğurmaz.
Bu nedenlerle yukarıda belirtilen ve Dairemiz temyiz duruşması sırasında davalı vekilince sunulan, dilekçenin 2015/584 (… Evrak) adı altında 17/06/2015 tarihinde sunulan evrak olup olmadığı, davalının ıslah dilekçesinin tebliği edildiği 08/06/2015 tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde zamanaşımı def’ini içeren bir dilekçe verip vermediği araştırılıp netleştirildikten sonra, süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu tespit edilir ise bu hususta ek bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.