YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32891
KARAR NO : 2016/15533
KARAR TARİHİ : 29.06.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVALILAR :…
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan …… şirketinin .. fabrikasında 20/09/2011-05/09/2014 tarihleri arasında özürlü statüsünde ara hizmetlerde çalıştığını, müvekkilinin iş akdi feshedilirken davacıya yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığını, fesih sebebi açık ve kesin olarak bildirilmediğini ve yasal haklarının da ödenmediğini, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan … vekili; davacının müvekkil firmanın işçisi olmadığını, ihaleyi alan …….şirketinin işçisi olduğunu, iş akdinin belirli süreli sözleşme süresinin dolması nedeniyle sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüştür.
İhbar olunan …vekili ; davacı ile aralarında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresi sonunda da işçinin iş sözleşmesinin sona erdiğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süre sonrasında açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamada davacıya son alt işveren taşeron firmayı da davaya dahil etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilerek, davacı tarafın ihbar talepli dilekçesinin dava dışı … şirketine tebliğ edilerek anılan şirketin davaya dahil edildiği, davacının davalı İston ‘a ait işyerinde, en son diğer davalı … şirketine bağlı olarak temizlik işçisi olarak çalıştığı, davacının işinin sürekli işlerden olması ve 4857 sayılı yasanın 11. maddesinde belirtilen şartların bulunmaması nedeniyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, 4857 sayılı yasanın 2. maddesi gereğince asıl işin yardımcı işlerden olan temizlik işinin ihale yolu ile taşeron şirketlere verilmesi nedeniyle davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğu,, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğu, feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının dahili davalı … .. nezdinde işe iadesi ile işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ve dahili davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolun ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir. Asıl işveren ve alt asıl işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde ise, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, davanın tarafı asıl işveren olmalıdır. Alt işverenin bu anlamda işverenlik sıfatı bulunmadığından, taraf sıfatı olmayacaktır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Davanın sadece asıl işverene karşı açılması halinde ise, husumetten yanılmaya göre durum değerlendirilmelidir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığı, kısaca asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu iddia edildiğinde, husumetin tevcihinde hata kabul edilerek, alt işverene dava dilekçesi tebliğ edilerek, davalı taraf olarak davaya kabul edilmelidir. Davacı tarafın muvazaa veya asıl işveren alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6-7 maddesindeki koşulları kapsamında kalmadığı iddia edildiğinde ise, davaya asıl işveren bakımında devam edilmeli ve sonuçta muvazaa bulunmadığı, asıl alt işveren ilişkisinin yasaya uygun kurulduğu kabul edildiği takdirde, iş ilişkisinin tarafı olmayan asıl işveren yönünden feshin geçersizliği ve işe iade davasının husumetten reddi gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının yardımcı iş kapsamında alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalı İston ile dahili davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı muvazaa iddia edip asıl işverene karşı dava açmıştır. Burada husumet tevcihinde yanılma yoktur. Alt işverenin dahili davalı yapılarak hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Davalı İston davacının işvereni olmadığına göre davanın husumet yokluğu nedeni ile dahili davalı … şirketine karşı ise usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından dahili davalıya karşı açılan davanın reddi gerekir.
F) HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın davalı İston şirketi yönünden husumetten REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5. Davalı ve dahili davalı ayrı ayrı vekil ile temsil edildiğinden ve ret sebepleri ayrı olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. sinin 3/2 ve 13/1. maddelerine göre belirlenen 1.800,00′ er TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine,
Kesin olarak 29.06.2016 oybirliği ile karar verildi.
….