YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33686
KARAR NO : 2019/6855
KARAR TARİHİ : 26.03.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı işyerinde bilgi işlem müdürü olarak 01.03.1989 tarihinden 16.12.2013 tarihine kadar çalıştığını, işyerinde kendisine uygulanan baskı ve haksızlıklara dayanamayarak iş akdini haklı nedenle feshettiğini ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ve araç tahsis ücretleri ile prim ve ikramiye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, çalışmasının 01.03.2001 tarihinde başladığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflar vekilleri temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı, delil listesinde tanık deliline dayanmış olup, bildirmiş olduğu tanıklara 24.09.2014 tarihli celsede hazır olmaları için usulüne uygun olarak davetiyelerin tebliğ edildiği saptanmıştır.
Davacı tanıklarının, kendilerine bildirilen tarihteki celseye mazeret bildirmeksizin gelmemeleri üzerine; mahkemece, davacı vekilinin talebi doğrultusunda tanıklarını hazır etmesi kesin süre verildiği ve sonraki celse de davacı vekilince tanıklara ihzar çıkarılması talep edilmesine karşın, kesin süre verildiği gerekçesi ile talebin reddedildiği ve davacı tarafın tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 243. maddesinde tanığın davet edilmesinde izlenecek usul ve 245. maddesinde de çağrıya uymayan tanık hakkında yapılacak işlemler açıkça belirtilmiştir.
HMK’nun tanıklığa ilişkin maddeleri dikkate alındığında, tanıkların taraflarca hazır edilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığı ortadadır.
Somut uyuşmazlıkta da, HMK’nun 245. maddesi gereği usulüne uygun olarak çağrıldığı halde mazeret bildirmeksizin gelmeyen davacı tanıklarının, zorla getirtilmelerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Davacı tanıklarının dinlenmesine dair yukarıda belirtilen usuli işlemler yerinde getirilmeli ve tanıkların beyanları alındıktan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tabi tutulup, yıllık izin ücreti dışındaki alacak talepleri hakkında yeniden bir karar verilmelidir.
Hükmün, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.