Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/35006 E. 2018/12686 K. 05.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35006
KARAR NO : 2018/12686
KARAR TARİHİ : 05.06.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05/06/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara … kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkilinin, davalı işyerinde 10.09.2007 tarihinde operatör olarak işe başladığını, son maaşının brüt 3.263,00 TL. olduğunu, iş koşulları ağırlaşan ve fazla mesai ücreti ödenmeyen müvekkilinin iş sözleşmesini 27.07.2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı-Karşı Davacı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı-Karşı Davacı vekili; davacının iş sözleşmesini istifa etmek sureti ile sonlandırdığını, ödenmeyen herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını savunarak; davacının davasının reddi ile karşı dava olarak ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; “Dosya kapsamından davacının gerek çalışma koşullarının ağırlaşması gerek ise de fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi davacıya haklı fesih nedeni verdiğinden davacının feshi mahkememizce yerinde bulunmuş , davacı haklı nedenle davasını feshettiğinden davalının karşı davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile asıl davann kabulüne, karşı davanın ise reddine hükmedilmiştir.
Gerekçede tarafların sunduğu deliller tartışılmadığı gibi hangi delile neden üstünlük tanınıp, hangi delile neden itibar edilmediği belirtilmemiş, kısacası deliller tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Ayrıca, fazla mesai alacağının kabulüne dair esaslara (davacının haftada kaç gün çalıştığı, kaç saat ara dinlenmesi ile haftalık mesai ve fazla mesai saatleri) da gerekçede yer verilmemiş sadece fazla çalışmanın bilirkişi raporunda hesaplandığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak Mahkemenin gerekçeli kararının, T.C. Anayasası’nın 141. maddesinin amacına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine uygun olmadığı anlaşıldığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Tüm bu hususların yanı sıra davalı vekiline ek bilirkişi raporu 05.10.2015 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, iki haftalık yasal itiraz süresi beklenmeksizin 06.10.2015 tarihinde karar verilmesi de savunma hakkını kısıtlar mahiyette olup, verilen karar bu yönü ile de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.