YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36442
KARAR NO : 2018/22470
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilin davalı iş verenlerin pastanesinde 11/10/1999 – 01/03/2001 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığını ancak müvekkilinin çalışmalarının davalılar tarafından SGK’ya bildirilmediğini, bildirilmeyen çalışmaların tespiti için Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/529 Esas ve birleşen 2005/190 Esas numaralarında dava açıldığını, mahkemenin 19/12/2006 tarih ve 2006/439 Karar sayılı kararı ile kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespit edildiğini, mahkemece verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 23/06/2008 tarih, 2007/11036 Esas – 2008/8799 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığını, davanın yargılaması sırasında müvekkili davacının malullük aylığına hak kazanacak derecede malul olduğunu, kurumda kayıtlı gün sayısının 1080 olmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olamadığını, prim ödeyemediğini 2006 yılında kısa bir süre malul durumda iken çalışmak zorunda kaldığını ve daha sonra isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemeye başladığını ve 1080 günü tamamlamaya çalıştığını, neticede 01/11/2008 tarihinde malullük aylığı bağlanabildiğini, davalılarca dava açılmasına sebebiyet verilmeden tespit olunan ve müvekkilce çalışılan 500 günlük sürenin bildirimleri zamanında yapılmış olsa idi müvekkilinin maluliyet durumu ortaya çıktıktan sonra isteğe bağlı sigortalı olacağını ve isteğe bağlı primleri ödeyebileceğini, müvekkilinin malullük aylığı bağlanması şartlarının 2005 yılında gerçekleşebileceğini, müvekkilinin 01/02/2007 tarihinden sonra ödemek zorunda kaldığı isteğe bağlı sigorta primlerinin 1,874,00 TL olduğunu, tüm bu yaşanan durumların davalıların sigorta çalışma sürelerini bildirmediğinden kaynaklandığını ileri sürerek, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşılığı 5,000,00 TL manevi tazminatın, 01/02/2005- 01/11/2008 tarihleri arasındaki maluliyet aylıklarından mahrum kalması sebebiyle uğradığı maddi zarar ile fazla ödenmek zorunda kalınan isteğe bağlı sigorta primlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili duruşmada; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile mahrum kalınan maluliyet aylıkları için maddi tazminatın ve davacının fazla ödemek zorunda kaldığı isteğe bağlı sigorta primlerinin davalılardan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sigorta bildirimlerinin geç yapılması nedeniyle mahrum kaldığı maluliyet aylıklarının hesap başlangıç tarihi davacının iddiası gibi Şubat/2005 olarak kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren mahrum kaldığı yaşlılık aylığı esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Davacı işçi 11/10/1999 – 01/03/2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmış, sözü edilen dönem için sigorta primlerinin işverence yatırılmaması sebebiyle hizmet tespiti yönünde 2003 yılında dava açmıştır. Hizmet tespiti davasında verilen karar 2008 yılında kesinleşmiştir.
Hizmet tespiti davasının görüldüğü sırasında davacının % 60 oranında malul olduğu …Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu ile kabul edilmiş ve 09/07/2014 tarihli adli tıp raporu ile davacının 03/05/2005 tarihi itibariyle malul olduğunun tespit edilebildiği, bu tarihten önce malul olup olmadığına yönelik tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Şu hale göre davacı işçinin diğer koşulları sağlaması durumunda davacının malullük aylığı alabileceği en erken tarih, 03/05/2005 tarihi olabilir. Ancak davacının daha önceden prim ödenen süresi 1080 gün olduğundan ve işverence sigortaya bildirilmeyen ve prim ödenmeyen 500 gün eklendiğinde dahi o tarihte malullük aylığı için gereken 1800 gün çalışma süresini karşılamadığından eksik olan primlerin tamamlandığı tarihin hesaplamada esas alınması gerekir. Davacı işçi 01/02/2017 tarihinden sonra isteğe bağlı sigorta primlerini ödemiş olup, eksik olan 280 gün prim ödeme süresinin tamamlamıştır. Davacı tarafından 2006 yılı için 210 gün, 2007 yılı için ise 360 gün isteğe bağlı sigorta primi ödenmiştir. Maluliyet aylığı için eksik olan 280 gün prim gün sayısının tamamlandığı tarih 10/03/2007 olduğundan, davacı işçi maluliyet aylığı koşullarını tam olarak 10/03/2007 tarihinde sağlamıştır. Başka bir anlatımla davalı işveren tarafından sigorta primleri tam olarak yatırılmış olsa dahi davacı işçinin malullük aylığı için gerekli olan prim ödeme gün sayısı sağlanmadığı sürece davacının tazminat talep hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda malullük aylığı talep koşulları, davalının prim ödeme yükümlülüğünden bağımsız olarak isteğe bağlı primlerin ödenmesi suretiyle 10/03/2007 tarihinde gerçekleşmiş olmakla belirtilen tarih ile aylık bağlama tarihi arasında geçen süre için hesaplamaya gidilerek tazminat talebi hakkında bir karar verilmelidir. Malullük aylığı koşullarının oluşmadığı 2005 yılı Şubat ayından itibaren yapılan hesaba itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 06/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.