Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/36620 E. 2017/19291 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36620
KARAR NO : 2017/19291
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, izin ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, yemek ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat… ile karşı taraf adına Avukat …geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Şirketin … .. Mağazasında 22.10.2004 tarihinde mağaza müdürü olarak işe başladığını, iş akdinin işverence 14.11.2012 tarihinde tebliğ edilen noter bildirimi ile haksız, kötü niyetli ve tek taraflı olarak feshedildiğini, en son 1.750,00 TL maaş aldığını, hizmet süresince 08.00’de işe başladığını, akşam 21.00-21.30’a kadar çalıştığını, Cumartesi günleri de çalıştığını, haftalık çalışma saatlerinin çoğu zaman 60 saatin üzerine çıktığını, fazla mesai ücreti ödenmediğini, maaşlarının bir kısmının bankaya yatırıldığını, son yıllarda düzenlenen eksik ve geçersiz bordro ile maaşın diğer kısmının kendisine ödendiğini, 2012 yılı yıllık izin ücretinin ve 2011 yılından bir haftalık izin ücretinin, asgari geçim indirimi ile Ekim 2012 ücretinden 130,00 TL, Kasım 2012 ücretinden 218,00 TL alacaklarının ödenmediğini, bayramların tamamında çalıştığını, dini bayramlarda 1 gün izin kullanabildiğini kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, yemek ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili Şirketin … … Şubesinde yapılan denetimlerde mağaza müdürü olarak çalışan davacının çalışma saatlerine uymadığını, zamanında elektrik faturasını ödemeyerek 5.801,22 TL’lik borca sebebiyet verdiğini, mağazaya şirket merkezi veya depodan yapılan sevkiyatlarda çıkan fazla ürünleri merkeze bildirmediğini, mağaza kasasında fazla çıkan ve reyonda bulunan nakitleri kasada ürün okutturarak kendi kartıyla işlem yaptığını, mağazada çalınan ürünlere masraf fişi aldırarak kasada işlem yaptığını, 2012 yılında Ramazan Bayramında mağaza çalışanlarına tahsis edilen multinet kartını personele kullandırmadığının tespit edilmesi üzerine savunmasının alınmak istendiğini, imzadan imtina ettiğini, mağaza çalışanlarının davacının yaptığı usulsüzlüklere ilişkin beyanlarının olduğunu, bu tespitler nedeniyle iş akdinin bildirim yapılmak suretiyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının aldığı son ücretin ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordrodaki gibi brüt 1.062,00 TL olduğunu, elden maaş ödemesi olmadığını, ödenmemiş ücretinin bulunmadığını, işe giriş tarihinin 16.06.2006 olduğunu, kullanmadığı yıllık izin olmadığını, son sene izne hak kazanmadığını, fazla mesai, hafta sonu tatili ve bayram tatili ücretlerinin zamanaşımına uğradığını, mağazaların 09.30-21.30 arası açık olduğunu, gün içinde 1,5 saat ara dinlenme verildiğini, davacının görev yaptığı mağazalarda shift adı verilen vardiya uygulaması yapıldığını, sabah 09.30’da gelen çalışanın 18.30’da işi bıraktığını,12.30’da gelenin ise 21.30’da işi bıraktığını, haftanın 6 günü çalışan davacının fazla çalışması olmadığını, fazla çalışma yapılması halinde ücretinin ödendiğini, ihtirazi kayıtsız olarak bordroları imzaladığını, 01.01.2012 tarihli onay ile fazla çalışmaya onayı olduğunu, hafta tatillerinde, resmi tatillerde ve bayram öncesinde çalışıldığı iddialarının doğru olmadığını, ücret bordroları incelendiğinde fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödendiğinin görüleceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin iş sözleşmesinin nasıl sona erdirildiği hususu uyuşmazlık konusudur. Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin şirket çalışma saatlerine uymadığı, fatura ödeme zamanında elektrik reaktif borcunu ödemeyerek cezalı olarak 5.801,22 TL’lik borcun ödenmesine sebebiyet vererek şirketi zarara uğrattığı, mağaza şirket merkezi ve depodan yapılan ürün sevkiyatlarında kolilerde fazla çıkan ürünleri merkeze bildirmediği, mağaza kasasında fazla çıkan ve reyonda bulunan nakitleri kasada ürün okutturarak kendi kredi kartıyla işlem yaptığı, mağazada çalınan ürünlere masraf fişi aldırarak kasada işlem yaptığı, 2012 yılı Ramazan Bayramı’nda mağaza çalışanlarına tahsis edilen multinet kartını personele kullandırmadığının tespit edilmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ve bu konudaki delillerini dosyaya ibraz etmiştir. Mahkeme davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiş, ancak gerekçesinde bu kabulün dayanaklarına ilişkin hiçbir açıklama yapmamıştır.
Sonuç olarak; gerekçesi olmayan ve bu nedenle adil yargılanma hakkını (hukukî dinlenilme hakkını) ihlâl eden kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, dosya içeriğine göre taraflar arasındaki iş ilişkisinin 08.11.2012 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla bu tarihin Mahkemece 14.11.2012 olarak kabul edilip buna göre hak ve alacakların belirlenmesi de hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.