YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4625
KARAR NO : 2016/15326
KARAR TARİHİ : 27.06.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı-karşı davalı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti, hafta sonu çalışma ücreti, prim alacağı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı-karşı davacı şirket ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı,iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak işveren tarafından feshedildiği ve alacaklarının ödenmediği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları,manevi tazminat,fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı,davacı işçinin tıbbı mümessil olarak çalıştığını, istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını,davacının işi ve görevi gereği mesai saatlerini kendisinin belirlediğini,haftalık yasal çalışma süresini aşan bir çalışması olmadığı gibi iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücretinin içinde fazla mesai ücretinin de bulunduğunu kaldı ki yaptığı satışlara bağlı olarak prim de aldığından fazla mesai ücreti talep edemeyeceğini,bakiye izin ücretinin ödendiğini,prim alacağı bulunmadığını satış priminin işverenin taktirinde olan bir ödeme olduğunu işveren yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını işyerinde haftada 5 gün çalışma yapıldığından hafta tatili alacağına da hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karşı davada ise;davacının istifa ederek ihbar öneline uymadan iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek ihbar tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece,toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı … AŞ vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla mesai ücreti alacağının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Satış veya tanıtım temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Temsilci, işverenin talimatına uymadan kendi programı doğrultusunda hareket ediyor, ziyaretleri kendisi belirliyor ise kendi mesaisini kendisi belirliyordur demektir. Ancak işveren tarafından belli bir program dahilinde ziyaret etmesi ve o gün bitirmesi ile bunun raporlanması isteniyor ve bu ziyaret ve program günlük ve haftalık çalışma saatini aşıyor ise temsilcinin mesasinin belirlemediği kabul edilemli ve fazla mesai ücret alacağı hesaplanmalıdır.
Temsilciler genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.
Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, mevcut iş aktinde yıllık 270 saat fazla mesainin aylık ücrete dahil olduğu görülmüştür.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftalık çalışma süresi 50,5 saat,haftalık fazla mesai süresi 5,5 saat olarak berlilenmiş olup, saat ücretinin %150 zamlı miktarına göre hesaplama yapılmıştır.Öncelikle iş akdine göre yıllık 270 saat haftalık 5,2 saate tekabül edeceğinden davacının haftalık fazla mesai süresinden 5,20 saat indirilerek varsa kalan fazla mesai süresi haftalık bazda hesaplanmalıdır. Yine tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının değişen oranlarda prim aldığı anlaşıldığından fazla mesai ücretinin sadece zamlı kısmının hesaplanması gerekir.Sonuç olarak davacının haftalık 45 saate ilaveten 5,2 saati de içeren iş akdi ve yönetmelik hükmü nedeni ile haftalık 50,2 saati aşan çalışmaları fazla mesai olarak kabul edilerek sadece zamlı (%50) kısmı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.Saat ücretinin % 150 zamlı miktarına göre hesaplanan ve yıllık 270 saat fazla mesainin aylık ücrete dahil olduğunun dikkate alınmadığı bilirkişi raporuna itibarla fazla mesai ücreti alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.