Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/4873 E. 2016/17686 K. 11.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4873
KARAR NO : 2016/17686
KARAR TARİHİ : 11.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ödenmeyen ücret farkı, bakiye süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 25/09/2009-04/07/2013 tarihleri arasında asıl görevli aylık ücretli ingilizce öğretmeni olarak çalıştığını, son ücretinin aylık 1.050. TL. olduğunu, ayrıca 8,46.-TL net saat ücreti ile haftalık 30 saat ders verdiğini, 5580 Sayılı Yasanın 9. Maddesine göre “özel okul öğretmenlerine ödenen ücretin dengi resmi okul öğretmenlerine ödenen ücretten az olamayacağını” ancak buna rağmen ücretinin düşük tutulduğunu, buna istinaden davalı işverenden ücret farklarının talep edildiğini, 25/06/2013 tarihli cevabi ihtarname ile davalı tarafça bu taleplerinin reddedildiğini, iş sözleşmesinin bu nedenle 04/07/2013 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ödenmeyen ücret farkı ve bakiye süre ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının müvekkili iş yerinde 15/12/2008 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi ile ders ücretli öğretmen olarak çalışmaya başladığını, 01/09/2009-31/08/2010 tarihleri ikinci belirli süreli iş sözleşmesi ile stajyer öğretmen olarak çalıştığını, 01/09/2010-31/08/2011 tarihleri arasında üçüncü sözleşmede ve 25/09/2011-25/09/2012 tarihli sözleşmede ise asıl görevli aylık ücretli stajyer öğretmen olarak çalıştığını, sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, ücret farkı bulunmadığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedilmiş olması sebebiyle bakiye süre ücret alacağı da bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının davalı işverenin özel okulunda ingilizce öğretmeni olarak sözleşme ile öğretmenlik yaptığı, mevzuat gereğince özel okul öğretmeni olan davacının ücretinin dengi resmi okul öğretmenlerden düşük olamayacağı 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Yasasının 9. Maddesinde açıkça düzenlendiği, davalının yasaya uygun şekilde davacının ücretini hesaplayıp ödemediği, dolayısıyla davacının ücretinin eksik ödendiği sübut bulduğu, bu nedenlerle davacının haklı nedenle iş akdini feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatının kabulüne, davacının ayrıca fark ücret alacağını talep ettiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğünden resmi okuldan davacının dengi ingilizce öğretmenin aldığı maaşa ilişkin örnek bordro istendiği, bilirkişinin ibraz edilen bordrolar üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, davacının ücretinin dengi resmi okul öğretmeninden düşük tahakkuk ettirildiği tespit edildiği, bu hususun anılan yasanın 9. maddesindeki hükme aykırı olduğu, dolayısıyla davacının fark ücret alacağı talep hakkının doğduğu, davacının yukarıda açıklanan gerekçe ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden fesih tarihinden sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar geçen süre bakiye ücret alacağının talep hakkının doğduğu, bilirkişi raporunun diğer verilere dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, davacının ıslah dilekçesinde belirttiği tutarlar esas alınmak suretiyle davacının kıdem tazminatı, bakiye ücret alacağı ve fark alacağı taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki hizmet akdinin niteliği ve buna göre davacı işçinin bakiye ücret alacağına hak kazanıp kazanmayacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Belirtmek gerekir ki eğitim ve öğretimin süreklilik arzetmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin gerek ilk kurulmasında ve gerekse yenilenmesinde esaslı unsur aranması karşısında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na göre çalışan yöneticiler ile öğretmenlerin, kısaca eğitim personelinin sözleşmelerinin belirli veya asgari süreli olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira bir eğitim personeli bu kapsamda eğitim faaliyeti devam ettiği sürece çalıştırılmakta ve emekli olsa da iş sözleşmesi devam etmektedir. Bu çalışma 10 yılı aşan bir süreyi de kapsamaktadır.
Gerçekten eğitim personeli ile ilgili yazılı sözleşme yapılması hükmü değerlendirildiğinde bu sözleşmenin belirli süreli olmaktan çok asgari süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun 9. maddesine göre “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile özel öğretim kurumunu temsil eden kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli (Eğitim ve Öğretim yılı) olmak üzere yönetmelikteki esaslara göre yazılı olarak yapılmalıdır”. Buradaki en az bir takvim yılı ibaresinden açıkça bir asgari süre öngörüldüğü açıktır. Eğitim ve öğretim devam eden bir faaliyet olduğuna göre asgari süre iki yılda, üç yılda olabilir. O halde eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin yasadan kaynaklanan asgari süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kanunu’ndan önce yürürlükte olan 625 sayılı kanunun 32/son maddesindeki hüküm olan “Süresi öğretim yılı içinde sona, eren sözleşmeler öğretim yılı sonuna kadar kendiliğinden yenilenmiş sayılır” hükmü 5580 sayılı kanununda yer almamıştır. Bu hüküm 5580 sayılı yasa döneminde eğitim elemanı ile yapılacak iş sözleşmesinin asgari süreli olduğunu ve ilk asgari süreli sözleşme düzenlenmesinden sonra, yeniden yapılmasının belirli süreli sayılmasını gerektirmediği gibi tekrar asgari sürenin kabul edilmediğini göstermektedir.

Asgari süreli sözleşmeler, tarafların bildirimli fesih haklarını asgari bir süre için ortadan kaldırdıkları belirsiz süreli sözleşmelerdir. Tarafların öngördükleri asgari sürenin bitimi ile sözleşme kendiliğinden sona ermemekte, sözleşme belirsiz süreli olarak devam etmektedir. Bu özelliği nedeniyle asgari süreli sözleşmeler belirli süreli olarak kabul edilmemektedir. Belirsiz süreli olarak kabul edilmelerinin nedeni tarafların sözleşmenin sona erme zamanını belirlememiş olmalarıdır. Belirsiz süreli kabul edildikleri için asgari süreli sözleşmenin işveren tarafından sona erdirilmesi halinde işçi şartları varsa iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir(MOLLAMAHMUTOĞLU, H; İş Hukuku, 3.Bası, Ankara, 2008, s.318).
5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan ilk sözleşmenin asgari süreli olarak kabulü gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde bulunan sözleşmelerin asgari süreli iş sözleşmesi olup, yukarıda belirtilen ilke kararı gereğince belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğünden davacının bakiye süre ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Somut uyuşmazlıkta davacı iş sözleşmesinin başlangıçtan fesih tarihine kadar ödenen ücretinin 5580 Sayılı Özel Öğretim Kanun maddesi gereğince dengi Resmi Okul öğretmenlerine ödenen ücretten az olamayacağı hükmüne dayanarak fark ücret talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davacının hizmet süresi içinde dengi resim okul öğretmenlerinin aldığı ücret sorularak gelen yazı cevabına göre bilirkişi raporunda hesap edilen fark ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
5580 Sayılı Yasa’nın 9.maddesinde açıkça özel öğretim kurumlarında eğitim-öğretim hizmeti yapanların emekliler hariç kıdemlerine göre dengi resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemeyeceği düzenleşmiştir. Dosya içeriğine göre davacı davalıya ait özel okulda 25.09.2009-25.09.2010 arası stajyer öğretmen 25.09.2010-04.07.2013 arasında ise kadrolu ingilizce öğretmeni olarak çalışmıştır.
Mahkemece davacının fark ücret alacağının belirlenmesi için 25.09.2009-25.09.2010 arasında stajyer ingilizce öğretmenin dengi resmi okulda ücret ve sosyal yardımların daha sonraki hizmet süresinde ise kıdemi belirtilerek resmi dengi okuldaki ingilizce öğretmenin o dönemde aldığı ücret ve sosyal yardımların tespit edilerek davacının fark ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.