YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8373
KARAR NO : 2017/5396
KARAR TARİHİ : 30.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, temizlik personeli olarak günde 8 saat çalışan davacının işverene bağlı olmayan bir şirkette birkaç gün günde 12 saat çalıştırıldığını, sonraki günler davacıya bu şekilde çalışacağının dendiğini, davacının bu ağır şartlarda çalışmasının zor olacağını belirtmesi üzerine işten çıkarıldığını, fazla çalışma ücretlerinin sürekli eksik yatırıldığını, davacının vardiyalı çalıştığını, hafta içi ve cumartesileri 15:00-11:00 saatleri arasında çalıştığını, haftada 2-3 kere 15:00-17:00 saatleri arasında mesai yaptığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davamsızlık eden ve davalı tarafından mazereti sorulmasına rağmen buna cevap vermeyen davacının iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai yapması halinde karşılığının ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraf vekillerinin beyanları ve sigorta kayıtlarına itibarla davacı işçinin davalı işverenlik nezdinde 22/07/2011-05/05/2013 tarihleri arasında çalıştığı, kıdeminin 1 yıl, 9 ay, 13 gün olduğu, aylık brüt 978,60 TL ücret aldığı, işverence sağlanan yol ve yemek yardımından yararlandığı, iş sözleşmesinin 05/05/2013 tarihinde eylemli olarak feshedildiği dosya kapsamı ile anlaşıldığından bu tarihten sonra gerçekleşen devamsızlık olgusuna dayalı olarak işverence yapılan feshe üstünlük tanınamayacağı, davacı asilin … 15. İş Mahkemesinin 2013/360 esas sayılı dosyasında 11/02/2014 tarihli celsede tanık olarak verdiği ifadesinde işten kendisinin ayrıldığını beyan ettiği, davacının … 15. İş Mahkemesinin 2013/360 esas sayılı dosyasının 11/02/2014 tarihli celsede tanık olarak verdiği beyan kapsamı, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin 05/05/2013 tarihinde davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde çalıştırılmaya zorlanması, yaptığı mesai ücretlerinin de ödenmemesine bağlı olarak iş sözleşmesini işçinin haklı sebeple feshettiği sonucuna ulaşıldığı, tanık anlatımları ile davacının ara dinlenmeler düşüldükten sonra haftalık 49,5 saat çalıştığının belirlendiği, bilirkişi raporu ile davacının 45 saati aşan 4,5 saatlik çalışmasının fazla mesaiyi oluşturduğu, ödeme olgusunun işveren tarafından kanıtlanmadığı, … 22. Noterliğinden keşide edilmiş 3848 yevmiye nolu ihtarnamenin işverenliğe 22/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen alacak kalemlerinin hesaplanıp, davacı işçiye ödenmesini talep edildiği, ihtarnamede yer alan alacak kalemleri bakımından işverenin 30/05/2013 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü gerekçesi ile ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
A-Davacı temyizi bakımından;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı vekili sadece ihbar tazminatı bakımından kararı temyiz etmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile artırdığı miktar dahil talep ettiği toplam ihbar tazminatı net 1342,32 TL olup hüküm tarihinde geçerli olan 1890 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davacının temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE,
B-Davalı temyizi bakımından;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacının … 15. İş Mahkemesi’nin 2013/360 Esas sayılı dosyasındaki tanık ifadesinde “normalde günde 8 saat çalışıyorduk ancak haftada 3 gün günde 16 saat çalışıp mecburi fazla mesai yaptırılıyorduk, fazla mesai ücretlerimizi örneğin 20 TL üzerinden hesaplanması gerekirken bordroda 17-18 TL üzerinden hesaplanıp ödenirdi fazla mesai ücretlerimizde çoğu zaman bordroda gözükmez elden muhasebeden ödenirdi,” yönünde beyanda bulunduğu görülmektedir.
Bu nedenle, Mahkemece davacı asıl bizzat celbedilerek fazla mesai ücretleri bakımından ödemeye ilişkin bu beyanı kendisine açıklatılarak fazla mesai ücreti olarak davacıya ödenen miktar belirlenip fazla mesai alacağından mahsup edilmeli, varsa bakiye fazla mesai ücreti hüküm altına alınmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.