YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8538
KARAR NO : 2017/2928
KARAR TARİHİ : 28.02.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, …Müessese Müdürlüğü … Müdürlüğü’nde işe başladığını, aralıksız olarak çeşitli alt işveren şirketlerde çalıştığını, en son emekli olmak üzere ayrıldığında … Ltd Şti taşeron firmasında çalıştığını, davalılardan kıdem tazminatının müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı … İşletme Müdürlüğü Cevabının Özeti:
Davalı, …’nin işveren niteliği bulunmadığını, iş sahibi(ihale makamı) durumunda olduğunu, davacının kurumlarının işçisi olmadığından ihbar, kıdem tazminatı gibi alacaklardan sorumluluğunun olmadığını, davacı işçinin belirli süreli hizmet akdi ile müteahhit yanında çalıştığını, bundan dolayı herhangi bir ihbar tazminatı talebinde bulunmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının hizmet akdinin kıdem tazminatını hak ettirmeyecek şekilde feshedildiğini, davanın öncelikle husumet yönünden, bu mümkün olmazsa esastan reddini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının asıl işveren davalı … bünyesinde, diğer davalı ve ihbar olunan alt işverenlerde çalıştığını, davacının … Ltd. Şirketi bakımından davalı … ile birlikte müteselsilen sorumlu olacak şekilde kabulüne karar verilmesine talep etmiş olsa da son alt işverenin … Ltd. Şirketi olmadığını … Ltd. Şirketi olduğunu ancak davacının dava açarken son alt işveren olarak düşündüğü için … Ltd. Şirketini davalı olarak gösterdiğini, davacının yapılan yargılama esnasında ve ıslah dilekçesinde … Ltd Şirketinin ayrıca sorumlu olduğu dönemin hesaplanması talebinde bulunmadığı dikkate alınarak davanın davalı … bakımından kabulüne karar verildiğini, kısa karar yazılır iken kabul edilen miktarın “davalı …’den alınarak” ibaresi yerine “davalıdan alınarak” şeklinde yazıldığı gerekçeli karar yazılırken fark edildiğini, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için hükme bir ekleme yapılmadığını ve gerekçe kısmında duruma yer vermek gerektiğini ve kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … İşletme Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı davasını asıl işveren … … Müessesesi … İşletmesi ve fesihten önce davacının alt işvereni olan … Şirketi hakkında açmıştır.Islah dilekçesinde de aynı şekilde her iki davalıyı göstererek talepte bulunmuştur. Mahkemece kısa kararda davalıdan kıdem tazminatının tahsiline karar vermiş, gerekçeli kararda ise davalı … Şirketinin son alt işveren olmadığından sorumlu olmadığı, tahsil hükmünün asıl işveren … hakkında kurulduğu belirtilerek hüküm kurulmuştur.Ancak diğer davalı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Asıl alt işveren ilişkisinde alt işverenlerin değişmesi halinde 4857 Sayılı İş Kanun’unun 6. maddesi gereğince devir hükümleri uygulanması gerekir.Son alt işveren tüm süreden sorumlu ise de, ondan önce devredenler devir tarihindeki ücret ve süre yönünden asıl işverenle birlikte müteselsil ve müştereken sorumludurlar.
Dosya içerisindeki ihale sözleşmelerinde davalı … Ltd. Şirketinin 2003-2005 ve en sonda 27.12.2006 tarihli sözleşme ile 31.7.2012 tarihine kadar asıl işverenle ihale sözleşmesi imzaladığı anlaşılmaktadır. Adı geçen davalı 31.12.2007 tarihindeki süre ve ücret üzerinden 1475 Sayılı İş Kanun’un 14/4 maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davalı asıl işverenin rücu hakkı bulunduğundan bu alt işverenin sorumluluğu belirlenmeden ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.2.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.