Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/9460 E. 2017/8432 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9460
KARAR NO : 2017/8432
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı-karşı davalı, asıl davada kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının, davalı-karşı davacı ise karşı davada ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 14.09.2006-05.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin asgari ücret olarak gösterilmesi ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi üzerine haklı nedenle iş akdini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının iş akdini feshetmesinin haklı olmadığını, talep edebileceği işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, karşı davada ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı-karşı davalı işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dava kısmi dava olup davalı-karşı davacı vekili 13.01.2015 tarihinde tebliğ edilen ıslaha karşı yasal süresi içinde 20.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Dava dilekçesinde talep edilen miktarlar dikkate alındığında davacının fazla mesai ve asgari geçim indirimi alacaklarında zamanaşımına uğrayan kısımlar vardır. Bu nedenle, davalı-karşı davacı vekili tarafından ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def’i değerlendirilmeden belirtilen alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Ödeme belgeleri hakkı ortadan kaldıran belge olma özelliği ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken belgedir.
Davalı-karşı davacı işveren temyiz aşamasında verdiği 12.06.2015 havale tarihli dilekçesinin ekinde bir kısım imzasız ücret bordrolarını sunmuş olup, bazı aylarda fazla mesai tahakkukları olduğu görülmüştür. Ödeme def’i yargılamanın her aşamasında yapılabileceğinden, dosya içindeki banka kayıtları ile fazla mesai tahakkukları karşılaştırılarak ödendiği anlaşılan ayların hesaplama sırasında dışlanması gerekmektedir.
Mahkemece verilen kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.