YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10446
KARAR NO : 2017/6762
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Yurtiçi Kargo … Bölge Müdürlüğü’nde 13/09/2014-15/10/2015 tarihleri arasında kurye görevlisi olarak çalıştığını, 14/10/2015 tarihinde sendikaya üye olduğunu ve bu nedenle iş sözleşmesinin 15/10/2015 tarihinde sendikal nedenle fesih edildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 6356 sayılı Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca başvuru şartına bağlı olmaksızın bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin davacının talebi ile mutakabat sonucu sona erdiğini, müvekkili şirketin sendikal faaliyete karşı bir tutumu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 13/09/2014-15/10/2015 tarihleri arasında davalı işyerinde kurye görevlisi olarak yaklaşık 1 yıl süreyle çalıştığı, davacı tarafından kendi el yazısı ile işverene hitaben düzenlediği yazıda özel nedenlerden dolayı kıdem ve ihbar tazminatı verilerek görevinden ayrılmak istediğini belirttiği, davacının talebi üzerine tarafların iş akdi tasfiye mutabakatı imzaladıkları ve kıdem ve ihbar tazminatı ödeneceğinin kabul edilerek tanzim edildiği, davacının talebi doğrultusunda yasal hakları ödenerek 4857 sayılı iş kanunu 18.maddesi gereğince iş sözleşmesinin fesih edildiği ve davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği, davacının işyerinde yaklaşık 1 yıl süre ile çalıştığı, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshini talep ettiği, davacı tarafından yapılan icabın, işveren tarafından kabulü ile tarafların kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle karşılıklı mutakabatı sonucu iş sözleşmesinin fesih edildiği, davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasını somut verilere dayanmadığı, fesih bildiriminin davacının talebi doğrultusunda yapıldığı dikkate alındığında taraflar arasındaki iş akdinin ikale sözleşmesi yoluyla son bulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erdirilmesi, iş hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi, genel hükümlerin yanı sıra iş hukukundaki “işçi yararına yorum” ilkesi de göz önünde bulundurulacaktır. Borçlar Kanununun 23-31 maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hallerinin, bozma sözleşmeleri yönünden titizlikle ele alınması gerekir. Bir işçinin bozma sözleşmesi yapma konusundaki icap veya kabulde bulunmasının ardından işveren feshi haline özgü iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak istemesi ve yasa gereği en çok bir ay içinde işe iade davası açmış olması hayatın olağan akışına uygun düşmez.
Bozma sözleşmesi yoluyla iş sözleşmesi sona eren işçi, iş güvencesinden yoksun kaldığı gibi, kural olarak feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamayacaktır. Yine 4447 sayılı Yasa kapsamında işsizlik sigortasından da yararlanamayacaktır. Bütün bu hususlar, iş hukukunda hâkim olan ibranamenin dar yorumu ilkesi gibi, hatta daha da ötesinde, ikale sözleşmesinin geçerliliği noktasında işçi lehine değerlendirmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde çalışan davacı 14.10.2015 tarihinde sendikaya üye olmuştur. Sendikal haklardan yararlanmak için üye olan davacı, bir gün sonra ise iş sözleşmesinin karşılıklı olarak işveren tarafından feshedilmesini istemesi, çelişki olup, hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı ve dinlenen tanıkları sendika üyeliğinden sonra işverenin bir takım belgeler hazırlattığını ve imzalattığını belirtmişlerdir. Diğer taraftan iş sözleşmesini özel nedenlerden dolayı feshedilmesini ve anlaşma yolu ile sona erdirilmesine rağmen, işten ayrılış kodunda 04 kodu ile işveren feshi bildirilmesi de çelişkidir.
Diğer taraftan dosyaya yansıtılan emsal dosyalarda, sendika üyesi işçilerden de aynı şekilde iş sözleşmesinin feshinin istendiği, karşılıklı anlaşma imzalandığı, yapılan yargılamalar sonunda feshin sendikal nedenle işveren tarafından feshedildiğine karar verildiği, bu dosyalarda da tanıkların “işverenin sendikaya üyeliği öğrenince her birimizi ayrı ayrı odaya çağırarak tazminatlarımızı önümüze konulan belge imzalanırsa ödeyeceğini söyleyerek belge imzalattıklarını” beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Somut bu maddi hukuki olgulara, bir gün önce sendika üyesi olan işçiye irade fesadı altında iş sözleşmesinin feshedilmesi yönünde dilekçe ile sözleşmesinin bu talebi nedeni ile feshedildiği, talebin davacıdan geldiğinin kabul edilemeyeceği, ortada işveren feshi bulunduğu, feshin geçerli nedene dayanmadığı gibi, sendika üyeliğinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davanın kabulü yerine yazılı ve hatalı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/5 maddeleri uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-6356 sayılı Yasanın 25/5. fıkrası uyarınca ödenmesi gereken sendikal tazminat miktarının davacının işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın davacının 1 yıllık ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yapmış olduğu 214,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre belirlenen 1.980,00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının isteği halinde ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 18.04.2017 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.