YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11925
KARAR NO : 2020/982
KARAR TARİHİ : 22.01.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada 01.10.2007-21.4.2014 tarihleri arasında en son yönetici olarak 5.000 TL ücret ile çalıştığını, davalı bankada haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğunu ve müvekkiline fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, 6.000 TL fazla çalışma alacağının tahsili isteminde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 03.11.2003-21.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, en son müşteri ilişkileri yöneticisi olarak aylık 5.000 TL ücretle çalıştığını, davacının hiçbir şekilde fazla çalışma ücretine hak kazanmadığını, davacının satış primi alması nedeniyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, davacının yönetici seviyesinde çalıştığını ve kendi mesaisini kendisinin belirlediğini bildirerek yerinde bulunmayan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, İnsan Kaynakları Yönetmeliği ve iş sözleşmesi hükmü uyarınca davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının 2003 yılında … bünyesinde çalışmaya başladığı, …’ın davalı banka ile birleşmesi sonucu çalışmasına davalı banka nezdinde devam ettiği, her iki bankadaki çalışma döneminde de fazla mesailerin ve fazla süreli çalışmaların ücrete dahil olduğuna ilişkin sözleşme hükmü bulunduğu tartışmazsızdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının haftada 45 saati aşan çalışmasının 5 saat çalışmasının olduğu ispatlanmıştır.
Uyuşmazlık, işyerinde fiilen uygulanan haftalık çalışma süresi yönünden ortaya çıkmıştır.
Davacı işçi ilk olarak … işçisi olarak çalışmaya başlamış, işyerinin … devri ile … işçisi olarak çalışmaya devam etmiştir. Her iki işveren döneminde haftalık çalışma sürelerinin yasal çalışma süreleri olarak belirlendiği yönünde yönetmelik hükümleri bulunmaktadır.
Adı geçen bankanın 2011 yılında davalı banka ile birleşmesi sonucu davacı işçi davalı banka nezdinde çalışmaya başlamış ve … İnsan Kaynakları Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak “görevli” unvanı dışında kalanlar için haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenmiş ve bu değişiklik 18.02.2011 tarihinde davacı işçi tarafından kabul edilmiştir. Bu durumda davacı işçi yönünden 18.01.2011 tarihi öncesi haftalık çalışma süresi 45 saat sonrasında 40 saat olarak kabul edilmelidir. Davacının haftalık çalışma saati iki dönem halinde farklı bulunduğundan davacının fazla mesai ile fazla süreli çalışması, bu çalışmaların ücrete dahil oluşu halleri ayrı ayrı iki dönem yönünden değerlendirilmelidir.
Davacının dava dilekçesindeki talebi ve zamanaşımı defi dikkate alındığında davacının 04.07.2009 ile 18.02.2011 tarihleri arasında haftalık çalışma süresinin 45 saat olup, 45 saati aşan 5 saat çalışması “fazla mesainin ücrete dahil olduğu” şeklindeki sözleşme hükmü nedeni ile ödenmiş kabul edilmelidir. Başka bir deyişle haftalık çalışma sürelerinin değiştiği 18.02.2011 tarihinde kadar davacının fazla mesai alacağı yoktur.
Haftalık çalışma süresinin 40 saate indiği 18.02.2011 tarihinden sonrasında ise, 45 saate kadar olan 5 saatlik çalışma fazla sürelerle çalışma, 45 saati aşan 5 saat ise fazla çalışma olarak kabul edilmelidir.
Öte yandan davacının imzaladığı iş sözleşmesinde fazla çalışmaların aylık ücrete dahil olduğu kararlaştırılmış olup, yıllık 270 saat sınırlamasıyla sözü edilen kurala değer verildiğinden haftalık 5.2 saat karşılığının temel ücret içinde ödendiğinin kabulü gerekir.
İş sözleşmesinde fazla çalışmaların aylık ücrete dahil olduğu kuralı fazla sürelerle çalışmayı da kapsadığından, tarafların iradesinin, işyerinde belirlenen haftalık çalışma süresinin üzerindeki çalışmaların ilk 5.2 saatinin temel ücret içinde ödenmesi yönünde kararlaştırıldığı şeklinde anlaşılması gerekir. Bu durumda 40 saati aşan 5.2 saatlik kısım ücretinin temel ücret içinde ödendiği varsayıldığından fazla sürelerle çalışma ücretinin tamamen karşılandığı sonucuna varılmalıdır. İşçinin ispatlanan haftalık çalışma süresi 50 saat olmakla 18.02.2011 tarihi sonrası için haftalık 4.8 saat fazla çalışma ücreti hesabı yapılmalıdır.
İşyerinde satışa bağlı prim ödemesi olduğundan fazla çalışma ücretinin zamsız kısımın primlerle karşılandığı kabul edilerek hesaplama 0,5 katsayı ile çarpılarak yapılmalı, belirlenecek olan fazla çalışma ücretinden hakkın özünü etkilemeyecek şekilde takdiri indirim yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden davanın yerinde olmayan gerekçe ile tamamen reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.