Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/12371 E. 2019/21042 K. 27.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12371
KARAR NO : 2019/21042
KARAR TARİHİ : 27.11.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı firmada 02.04.2000 tarihinde depo sorumlusu olarak işe başladığını ve işten ayrıldığı 30.09.2010 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, çalıştığı süre boyunca tüm resmi ve dini bayramlarda, hafta sonu Cumartesi günü de dahil olmak üzere haftanın 6 günü 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının 1.370,00 TL.(net) maaş almaktayken iş akdinin davalı şirket tarafından iflas nedeniyle feshedildiğini, ayrıca iş akdinin feshi için hiçbir ihbar yapılmadığı gibi herhangi bir sürede tanınmadığını, bu sebeple davacının ihbar tazminatı alacağı da bulunduğunu, yine davacının hafta tatillerini de çalışarak geçirdiğini, genel tatillerde ise dini ve milli bayramlarda çalıştığı halde bu emeklerine karşılık hiçbir ücretinin ödenmediğini, yine mesai saatine bağlı kalmaksızın devamı olarak mesai yapmasına rağmen hiçbir mesai ücretinin ödenmediğini, davacının çalıştığı süre içerisinde yıllık ücretli izin hakkı kullandırılmadığı gibi izin ücretinin de ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket iflas idare memuru vekili; davacının ücretinin resmi kayıtlarda belirtildiği miktarda olduğunu, davacının dava dilekçesinde müflis davalının yanında 02.04.2000-30.09.2010 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiğini hizmet süresinin resmi kayıtlarda belirtildiği şekilde olduğunu, hizmet cetvelinin ve bilirkişi raporunun tevsik ettiği üzere, dava dilekçesinde belirtilen süre içinde bir süre “… Ltd. Şti.” nde çalıştığının görüleceğini,bu şirket ile davalı şirketin hizmet süresini birleştirecek hukuki ve fiili vs. bir bağ olmadığını, davacının dini, milli bayram günleri, genel tatil günleri, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacağı olmadığını, dava dilekçesinde davacının işten çıkarıldığını ifade edildiğini, davalının iflas etmesi nedeniyle davacının iş akdini kendisinin bozmuş olması ve davalı işyerindeki çalışmalarının dava dışı … Ltd. Şti.’ndeki çalışma süreleri ile kesintiye uğramış olması itibariyle kıdem ve özellikle ihbar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının işbu dava ile talep etmiş bulunduğu tüm hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi ile talep ettiği savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı şirket iflas idaresi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalı şirketin “müflis” olduğunun gerekçeli karar başlığında açıkça yazılmaması sonuca etkili görülmemiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı şirket iflas idaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davalı iflas idaresi süresinde verdiği cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıkça yıllık izin talebi yönünden davacının isticvabını talep edip, yemin teklifinde bulunmuştur.
Mahkemece yemine ilişkin usuli işlemler tamamlanmadan daha doğrusu yemin teklifi olduğu halde bu konuda hiçbir işlem yapılmaksızın yargılamaya son verilip karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı kısmi alacak davası açmış olup, bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden kıdem tazminatı dışında hüküm altına alınan alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen miktar için dava, ıslah dilekçesiyle artırılan miktar için ise, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken kıdem tazminatı dışındaki diğer alacaklar için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
5- Davacı dava dilekçesi ile ayrım yapmaksızın hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları için 200 TL talep etmiş, yargılamanın sonuna kadar da ayrıştırma yapmamış, Mahkemecede bu eksiklik giderilmemiştir. Davacı hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını ispat edememiştir. Ulusal bayram genel tatil alacağı talebi bakımından ise dava dilekçesinde istediği miktar dışındaki alacak zamanaşımına uğramıştır. Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama esnasında ayrıştırma yapmadığından gelinen aşamada söz konusu 200 TL’nin 100 TL’sinin hafta tatili, 100 TL’sinin ulusal bayram genel tatil alacak talebi olarak kabul edilmelidir. Sonuç itibariyle mahkemece 100 TL hafta tatili alacak talebinin reddine, ulusal bayram genel tatil alacak talebinin ise dava dilekçesindeki 100 TL üzerinden davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak nedeniyle %30 takdiri indirim yapılarak kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/11/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.