YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12850
KARAR NO : 2020/1064
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının,davalıya ait … Şubesi’nde,14.01.2008-28.06.2013 tarihleri arasında bireysel bankacılık uzman müşteri temsilcisi olarak çalıştığını,davacının en son ücretinin net 2.320,78 TL olduğunu,davacının davalıya ait işyerinde,hafta içi 5 gün 08.15-20:30 saatleri arasında çalıştığını,bazı günler ise çalışmasının saat 21:00’e kadar uzadığını,Cumartesi günleri ise 10:30-17:00 saatleri arasında çalıştığını,davalı işyerinde 2007 yılı Ekim ayından sonra,bir personelin dava açması nedeniyle ayda 10 saat fazla mesai tahakkuklarının yapıldığını, oysa ki davacının bu saatlerden daha fazla mesai yaptığını,ara dinlenme süresinin yarım saat olduğunu, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının davalıya ait işyerinde 14.01.2008-28.06.2013 tarihleri arasında … Şubesi’nde bireysel bankacılık uzman müşteri temsilcisi olarak çalıştığını ve en son brüt 3.581,00 TL ücret aldığını,iş akdinin davacı tarafından feshedildiğini,davacının davalı işyerinde fazla mesai yapmadığını,davacıya ödenen ücretin içinde fazla mesai ücretlerinin de olduğunu,davacının yapmış olduğu fazla mesailerine karşılık gelen ücretlerin bordrolara yansıtılmak suretiyle kendisine ödendiğini, davacının davalı işyerinde saat 08:30’da işe başladığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının sigorta sicil numarasının,1601200649242 olduğu, davacının;14.01.2008-28.06.2013 tarihleri arasında işyeri sicil numarası … olan davalı …Ş.’de işe giriş ve çıkışının yapıldığı, davalı vekili tarafından davacıya ait işyeri özlük dosyası suretinin sunulduğu, incelenmesinde,taraflar arasında akdedilen 14.01.2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi suretinin,hizmet belgesi suretinin,ihtarname suretinin,davacının imzasını taşıyan ibraname ve feragatname suretinin,Ocak 2009-Haziran 2013 arası aylara ait bordro suretlerinin, taahhütname suretlerinin,izin belge suretinin,bir kısım işyeri iç yazışma suretlerini,işe giriş ve çıkış bildirge suretlerinin ve davacıya ait bir kısım evrak suretinin sunulduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde bir kısım evrak sureti sunulduğu, ihtarname suretinin,davalı işyerinde Ocak 2011-Ekim 2013 arası döneme ait işyeri açılış kapanış tutanağı suretlerinin sunulduğu, Davalı işveren vekili tarafından davacıya ait … Bank/… Şubesi’nin, 101102092970 No’lu banka hesabının,01.09.2009-28.06.2013 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin sunulduğu, davacı tanık beyanlarının alındığı, SGK hizmet dökümünde de davacının, 14.01.2008-28.06.2013 tarihleri arasında işyeri sicil numarası 1088643 olan davalı …Ş.’de işe giriş ve çıkışının yapıldığı görülmekle,davacının davalı işyerindeki fiili hizmet süresinin 5 yıl 5 ay 14 gün olduğu, davalı işveren vekilinin zamanaşımı def’inde bulunduğu,buna göre dava tarihi olan 17.09.2014 tarihinden 5 yıl geriye gitmekle, 17.09.2009 tarihinden önceki dönemlerin zamanaşımına uğradığı,dosyada mübrez bordroların incelenmesinde, 4 saat ile 20 saat arasında değişen sürelerle fazla mesai tahakkuklarının yapıldığı,tahakkukların %50 zamlı olarak yapıldığı,tahakkuk ettirilen tutarların,davacının banka hesabına yatırıldığı,yatırılan tutarların davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülerek alındığına ilişkin bir delilin sunulmadığı,yukarıda da belirtildiği gibi, bordroların imzalı olmamasına rağmen bordroda tahakkuk ettirilen tutarların banka hesabına yatırılması halinde ,işçinin bordroda tahakkuk ettirilen saatlerden daha fazla mesai yaptığını eş değer bir yazılı delil ile ispatlaması gerektiği,her ne kadar davacı vekili tarafından bir kısım işyeri açılış kapanış tutanakları sunulmuş ise de,bu tutanakların güvenlik görevlilerine ait olduğu,ayrıca her ne kadar davacı tanıkların ödenen fazla mesai ücretlerinin hafta sonu yapılan çalışmalara ilişkin olduğunu beyan etmişler ise de bordrolarda bu yönde bir kaydın bulunmadığı,bu nedenlerle davacı tarafından bordroda tahakkuk ettirilen saatlerden daha fazla mesai yapıldığına ilişkin yazılı bir delil sunulmadığından, davacının hesaplanmayı gerektirecek bir fazla mesai alacağının bulunmadığı, davacının davalı tarafından tahakkuk ettirilip bankaya yatırılan fazla mesai ücretlerinin herhangi bir “İhtirazi kayıt” ileri sürülmeden çekilmesi ve bunun aksine davalının savunmalarını bertaraf eder şekilde delil ileri sürülememesi nedenleriyle istemin reddine ilişkin hüküm kurulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından;
Öncelikle, dosyada mevcut ibraname, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu döneme ait olup, bu ibraname 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun aradığı koşulları kapsamadığı için, geçersizdir.
İş aktinde haftalık çalışma süresninin 42,5 saat olduğu, fazla çalışma ve/ veya fazla süreler ile çalışmanın ücrete dahil olduğu belirtilmiştir.
Bordrolarda bir kısım fazla mesai tahakkuklarının bulunduğu, bordroların imzasız olup banka kanalı ile ödendiği anlaşılmaktadır.
Dosyada şube açılış kapanış tutanakları mevcuttur. Bu tutanaklarda güvenlik görevlisi imzası ve güvenlik görevlisi olmayan bir çalışanın imzası mevcuttur. Bu tutanaklarda davacıya ait olduğu intibaı uyandıran imzalar da bulunmaktadır. Mahkeme tarafından, “bu tutanakların güvenlik görevlilerine ait olduğu” yönündeki görüşle bu tutanakları değerlendirilmeksizin sonuca varan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır.
Bu tutanaklardaki bir kısım imzaların davacıya ait olup olmadığı tespit edildikten sonra bu tutanakların sonuca etkisi irdelenerek fazla mesai ücreti hakkında karar verilmelidir.
Diğer yandan, davacının hafta içi 08:15-20:00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Davacı tanıklarına göre davacının saat 20:30’a kadar çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Cumartesi günleri yapılan çalışma bakımından; dosya kapsamındaki şube açılış kapanış tutanaklarının ve sair belgeleri tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmeli, bu belgelere göre tanık beyanlarına uyarınca cumartesi günleri çalışmasının halihazırda kabul edilmiş bulunan cumartesi günlerindeki çalışmadan daha fazla kabul edilmesinin gerekip gerekmediği yeniden ele alınmalıdır.
Taleple bağlılık, hesaplamaların her aşamasında göz önüne alınmalıdır.
Fazla mesai ücreti alacağının tespiti halinde, tanık beyanına göre veya belgelerden esinlenilse bile çalışmanın tanık beyanına göre belirlendiği dönemler için hakkın özüne dokunmayan makul oranda takdiri indirim yapılmalıdır. Tanık beyanından hiç yararlanılmaksızın sadece belgeye göre hesaplanan dönemlerin mevcudiyeti halinde salt belgeye göre hesaplanan kısımdan takdiri indirim yapılmamalıdır. Takdiri indirimli ve takdiri indirimsiz çalışmalar toplanarak ortaya çıkan ücret alacağından, imzasız ve fakat içerdiği tahakkukun banka yolu ile ödendiği tespit edilen bordrolardaki tahakkuklar parasal miktar olarak mahsup edilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/01/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.