YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15303
KARAR NO : 2020/4349
KARAR TARİHİ : 12.03.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 10.11.2011 tarihinde pazarlama-satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, ücretinin bordrolarda tam olarak gösterilmediğini, damacana su satış personeli olarak çalışan davacının çalışma saatlerinin cumartesi günleri hariç sabah 09.00 ila akşam 22.00/23.00 saatleri arasında olduğunu, davalı şirkette genel müdür ve Türkiye satış müdürünün değişmesinin ardından yeni yönetimin davacı ile çalışmak istememesi nedeni ile davacının haksız fesih ile işten çıkarıldığını, davacıya haklarının ödeneceğinin beyan edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, sözkonusu alacaklarının ödenmesi hususunda davalıya gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının öncelikle şirket yetkililerine sözlü olarak istifa ettiğini bildirdiğini, sonrasında şirket yetkilileri ve çalışanlarına 29.07.2013 tarihinde göndermiş olduğu elektronik posta ile davalı şirketin çalışma prensibi ve yönetim tarafından alınan idari kararları meslek etiğine aykırı şekilde eleştirerek ayrılma kararı aldığını beyan ettiğini, davacının açık şekilde iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini, daha sonra 06.08.2013 tarihinde iş akdinin kendi isteği dışında fesih edildiğini iddia eden ihtarname keşide ettiğini, alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 11/11/2011-29/07/2013 tarihleri arasında çalıştığı, dinlenilen tanığın, yeni gelen yönetimin kendi elemanları ile çalışmak istediği ve çalışanların işi kendilerinin bırakması için baskı yapıldığı, çalışanların başka işlere yönlendirildiği, davacının da işten çıkartıldığını duyduğunu beyan ettiği, davacının iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğinin anlaşıldığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde fesih tarihi belirtilmeden iş akdinin şirket genel müdürü ve Türkiye satış müdürünün değişmesi üzerine davacı ile çalışmak istemeyen yeni yönetimin davacıyı işten çıkardığını, işçilik alacaklarının yanısıra kıdem ve ihbar tazminatınında tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren davacının istifa ettiğini savunarak, davacının 29.07.2013 tarihli … ve … isimli yetkililere gönderdiği “görevden ayrılma hakkında” konulu 29.07.2013 tarihli elektronik postada aynen “Sevgili Mesai Arkadaşlarım, İki yıla yakın zamandır çalışmış olduğum ASAŞ Kaynak Sularındaki görevimden bir takım gerekçeler nedeniyle bugün itibarıyla ayrılmak zorunda kaldım. Bu zaman zarfında; daha önceki çalıştığım yöneticilerde gördüğüm bir takım eksiklikleri, yanlışlıkları ve hataları (bayilere yanlış bakış açısı, gerçek anlamda verimli çalışanlar arasında uygulanan adaletsizlik, her gelen yöneticide “ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyeti”), bayilerin sıkıntılarının gözardı edilmesi; her yeni gelen yönetimin enkaz devralma siyaseti yapmasını ve en önemlisi fikir uyuşmazlığını yeni gelen yönetimde de yaşadım. Satış odaklı olan firmamızda, logo değiştirmek, doğru nakliye anlaşmaları yapamamanın (yapmamanın) faturasını müşteriye yansıtmak, gereksiz muhasebe programları alıp çalıştıramamak, gereksiz personel almak, fabrika personelinin farklı alanlarda çalıştırılması v.b. gibi satışı ikinci plana atan yönetim tarzları şahsımın profesyonel satış anlayışına ters düşmüştür. Bu nedenlerden dolayı ayrılma kararı aldığım firmamızdaki tüm çalışma arkadaşlarımdan haklarını helal etmelerini istiyorum. Ben sizlere hakkımı helal ediyorum.” sunmuştur.
Dosyada davacının işverene gönderdiği 06.08.2013 noter ihtarnamesinde ise “iş akdinin 2013 yılı Ağustos ayı başında kendi isteği dışında feshedildiğini ve işine son verildiğini öğrendiğini” bildirildiği görülmüştür.
Ayrıca dosyada mevcut Temmuz 2013 bordrosunda davacıya 29 gün karşılığı ücret tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Bu elektonik posta ve bordro karşısında davacının iş akdinin 29.07.2013 tarihinde kendisi tarafından feshedildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda da fesih tarihi olarak doğru bir şekilde 29.07.2015 tarihi esas alınmıştır. Bu deliller ve e- posta karşısında iş akdinin e- posta içeriğindeki sebeplerle işçi tarafından feshedildiği ve yönetime yönelik eleştiriye yönelik hususların davacı işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturmayacağı anlaşılmıştır. Davacı işçi bu e-posta ve işverene gönderdiği ihtarnamede çelişkili davranmış, dava dilekçesinde işçi feshinden söz edilmemiş, fesih tarihi dahi belirtilmemiş Yukarıda belirtildiği üzere iş akdinin haklı neden olmaksızın işçi tarafından feshedildiği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştF) SonuTemyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.