YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15882
KARAR NO : 2016/14820
KARAR TARİHİ : 21.06.2016
MAHKEMESİ : …. İŞ MAHKEMESİ
.
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı 9458250 Imo numaralı “…” Gemisi … … A.Ş. ile belirli süreli hizmet akdi imzaladığını, hizmet sözleşme süresinin 6 ay olarak belirlendiğini, davaya konu Ulusoy 8 gemisinde müvekkilinin 05/03/2014-06/06/2014 tarihleri arasında gemi adamı olarak çalıştığını, müvekkilinin üstün gayret ve performansı ve çalışmasına karşılık kontratı süresi henüz dolmadan davalı işveren tarafından süresinden önce sebepsiz ve tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı-borçlu aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2014/16966 Esas sayılı dosyasıyla alacaklarının tahsili amacıyla menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının takip dosyasında alacağa ve ferilerine yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğunu iddia ederek borca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının müvekkili firmada 05/03/2014-06/06/2014 tarihleri arasında çalıştığını, 05/06/2014 tarihli fesih bildirimi ile davacı işçinin iş akdi müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle sona erdirildiğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya iş akdinden kaynaklanan borcunun tamamını ödediğini, bu nedenle de davaya konu olan icra takibinin açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketten herhangi bir alacağının olmadığı halde icra takibine girişmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının çalışmakta olduğu geminin ticari gemi olduğu, bu nedenle davaya bakmaya İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
Deniz İş Kanunu 1. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu’nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu” takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde” başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse yada diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir.
İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır, ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır.
Görev kamu düzeninden olduğundan resen dikkate alınmalıdır.
Dosya kapsamından, davacının hizmet akdi ile çalışan gemiadamı olduğu ve davacının çalıştığı geminin de yukarıda belirtilen hükümlere göre Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının çalıştığı geminin ticari gemi olması, davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin ya da … Mahkemelerinin görevli olduğu sonucu doğurmaz. Uyuşmazlık taraflar arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanmakta olup uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesidir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile görevli mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi olduğundan bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.