Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/16546 E. 2016/15764 K. 30.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16546
KARAR NO : 2016/15764
KARAR TARİHİ : 30.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile kömür yardımı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi, ücret farkı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece zammı, aile ve giyim yardımı, taşıt ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğinin ileri sürerek, kömür yardımı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi, ücret farkı, fazla çalışma, hafta ve genel tatil, gece zammı, aile ve giyim yardımı ile taşıt ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak ettiği alacaklarının tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kömür yardımı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi, ücret farkı, fazla çalışma, hafta ve genel tatil, gece zammı alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, kömür yardımı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi ve ücret farkı alacağının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı … kamu kurumudur. Davalı, davacının tahakkuk ettirilen işçilik alacaklarının banka kanalıyla ödendiğini savunmaktadır. Davalı işverence yargılama esnasında davacının 2003-2006 döneminde kömür yardımı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi ve ücret farkı alacağının ödendiğine ilişkin tahakkuk belgeleri uyarınca davacının alacaklarının banka kanalıyla ödenip ödenmediği araştırılmaksızın bu alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan istekler bakımından uygulanması gereken faiz oranı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 61 inci maddesinde, “Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkum edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir” şeklinde kurala yer verilerek, uygulanması gereken faiz oranı belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarından ödeme günü açıkça kararlaştırılmış olanlar bakımından belirlenen ödeme tarihi, ödeme günü tespit edilmemiş olanlar yönünden ise işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmelidir. Dava dilekçesinde yasal faiz istenmiş olması da bu bakımdan sonuca etkili değildir. Yukarıda sözü edilen faiz 2822 sayılı Yasada belirlenmiş olmakla, işçinin isteği bahsi geçen özel faiz olarak anlaşılmalıdır.
Yasada sözü edilen faizin uygulanabilmesi için işçilik alacağının toplu iş sözleşmesinden doğmuş olması gerekir. Yasal bir hakkın toplu iş sözleşmesinde tekrar edilmiş olması bu konuda yeterli değildir. Dairemizce, 6772 sayılı Yasada öngörülen ilave tediye alacağının toplu iş sözleşmesinde tekrar edilmiş olması durumunda, sözü edilen alacağın yasadan kaynaklandığı sonucuna varılmış ve yasal faiz yürütülmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2009/4996 E, 2009/17848 K. ).
Diğer yandan, alacağın bir kısmının yasadan bir kısmının ise toplu iş sözleşmesinden doğması halinde, kural olarak yasadan ve toplu iş sözleşmesinden doğan miktarlar ayrı ayrı belirlenmeli ve yasadan kaynaklanan için yasal faize, toplu iş sözleşmesi sebebiyle ödenmesi gereken miktar yönünden ise işletme kredisi faizine karar verilmelidir.
Somut olayda davacı talep ettiği işçilik alacaklarına hak ediş tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı sendika üyesi olup işyerinde Toplu İş Sözleşmesi uygulamaktadır. Bu durumda mahkemece 2003-2006 yıllarında işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmelerinde işçi alacaklarının ödenmesi hususunda bir düzenleme bulunup bulunmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre temerrüt tarihi tespit edilmek suretiyle yasadan kaynaklanan alacaklar yönünden yasal faize, Toplu İş Sözleşmesi sebebiyle ödenmesi gereken miktar yönünden ise işletme kredisi faizine karar verilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihinden itibaren Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar yönünden ilgili yasadaki özel faiz türü dikkate alınmadan faize hükmedilmesi hatalıdır.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihi 08.04.2008 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 30.07.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; hükmüne uyulan bozma ilamının 3 numaralı bendinin gereği olarak, 2003-2006 yıllarında işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmelerinde işçi alacaklarının ödenmesi hususunda bir düzenleme bulunup bulunmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre temerrüt tarihi tespit edilmek suretiyle yasadan kaynaklanan alacaklar yönünden yasal faize, Toplu İş Sözleşmesi sebebiyle ödenmesi gereken miktar yönünden ise işletme kredisi faizine karar verilmesi gerekirken, hangi alacaklara hangi temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü hükümde ayrı ayrı belirtilmeden bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.