Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/16593 E. 2017/10993 K. 20.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16593
KARAR NO : 2017/10993
KARAR TARİHİ : 20.06.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin feshine ilişkin şifahi bildirimin yapıldığı tarihe kadar aralıksız olarak davalı şirkette çalıştığını, hasar grup müdür yardımcılığı görevini yürüttüğünü, hiçbir haklı gerekçe yokken müvekkilinin iş akdini fesih etmesinin kötü niyetini gösterdiğini, feshe ilişkin yazılı bir bildirimde bulunmadığını, davacının işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanunun 25/II e-h bentleri uyarınca haklı nedenle fesih edildiğini, müvekkili şirket çalışanlarından …’a 28.4.2015 tarihinde gönderilen bir e-mail ile hasar biriminde çalışan bazı personellerin uygunsuz işlemlerinin ihbar edildiğini bunun üzerine şirket bünyesinde iç denetim müdürlüğünce inceleme başlatıldığını yapılan inceleme sonrası da davacı hakkında oluşturulan inceleme raporu uyarınca davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece yapılan yargılama sonunbda, davacının iş sözleşmesinin davacının davranışlarından kaynaklanan sebeplerle feshedildiği, ancak ileri sürülen fesih sebeplerine ilişkin olarak davacının daha önceden savunmasının alınmadığı, davacının 1475 sayılı yasanın 14/I-5 maddesi anlamında emekliliğe hak kazanmak adına SGK dan yazı aldığı, daha sonra davalı işverenlikçe iş sözleşmesinin ileri sürülen sebeplerle feshedildiği, davacının yöneticilerine eksik ve yanıltıcı bilgi verdiği hususunun davalı işverenlikçe usulüne uygun delillerle ispatlanmadığı, davacının eksperlerle yakın ilişki içinde olduğu ihtimas geçtiği ve hediye alışverişinde bulunduğu davalı işverenlikçe ileri sürülmüş ise de, hediye alışverişinin tanık anlatımlarından da anlaşıldığı üzere sektörde yaygın bir davranış olduğu, davacının davalı şirketin eksperlerinden … in sahibi olduğu … Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti nde ücretsiz izinli olduğu dönemde sigortalı olarak çalışıp mecburi staj görevi yaptığı, davacının bu sigorta şirketi tarafından kendisine yapılan maaş ödemelerini 3 taksit halinde iade ettiği, stajın davalı işverenlikçe bilindiği ve söz konusu olayın fesihten yaklaşık 3 yıl önce olduğu, … in halen davalı şirketin eksperi olarak çalışmaya devam ettiği, … in de yılbaşlarında davalı şirket çalışanlarına yılbaşı hediyesi gönderdiği, zaten gönderilen bu hediyeler nedeniyle davacının … ile yılbaşı hediyesi konusunda konuşma yapmasının fesih sebebi olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının menfaat temin etmek amacıyla hareket etmediği, davacının şirket çalışanları ile küfür içerikli olduğu iddia edilen e-mail yazışmaları yaptığı ileri sürülmüş olmakla birlikte bu konuda çalışanlardan herhangi bir şikayet gelmediği, davacının savunmasının alınmadığı, davacıdan yaklaşık 7,5 yıllık çalışması zarfında herhangi bir savunma alınmadığı, bu durumda davalı işverenlikçe ileri sürülen fesih gerekçelerinin ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeplerle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İş­çinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Diğer taraftan 4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Paralel düzenleme aynı yasanın 25/son maddesinde düzenlenmiş ve haklı nedenlerle işverenin feshi hallerinde, işçinin 18,20 ve 21. madde hükümleri uyarınca yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Haklı nedenle fesihte, bu düzenlemeler karşısında, 19. maddedeki yazılı bildirim, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi ile savunma alınması koşulu aranmamalıdır.
Dosya içeriğine göre davalı şirketçe yapılan fesihte; “…20.3.2008 tarihinden itibaren şirketimizde oto hasar müdür yardımcısı olarak görev yapmaktasınız. Çalıştığınız süre içinde şirket süreç ve sistemlerini ihlal ederek ve yöneticinize eksik/yanlış bilgilendirme yaparak bazı eksperlere iltimasta bulunduğunuz ve hediye alışverişinde bulunarak çıkar ilişkisi içine girdiğiniz saptanmıştır. Ayrıca şirket çalışanları ile küfürlü tacizkar ve ahlak prensiplerine uygun olmayan uslupla iletişim kurduğunuz tespit edilmiştir. Bu durumların şirket disiplin yönetmeliğine ve davranış kuralları ve etik politikasına aykırı olduğu tarafınızdan bilinmektedir. Yukarıda belirtilen hususlar 4857 sayılı kanunun 25/II e-h bentleri kapsamında haklı feshin koşullarını oluşturmaktadır. Bu nedenle iş akdinizin 22.7.2015 tarihi itibarı ile haklı nedenle fesih edilmektedir…” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesinde belirtilen nedenle feshedildiğinden, aynı yasanın 19. maddesindeki savunma koşulunun aranmasına gerek yoktur. Bu nedenle mahkemenin bu yöndeki gerekçesi doğru değildir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre davacının davalı şirketin çalıştığı … şirketi olan … ile borç ilişkisini gösteren dekontların bulunduğu, yine bu kişi ile yılbaşı organizasyon isim listesinin verildiği, davacının diğer işçilere gönderdiği “…bu ne güzellik vs.” gibi maillerle diğer küfür içeren mailler hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının bu davranışlarının işverenin güvenini sarstığı, işverenin güvenini sarsan davranışlar sergileyen davacıyla iş akdinin devam ettirilmesinin beklenemeyeceği ve bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 22.06.2017 oybirliği ile karar verildi.