Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/17666 E. 2017/12571 K. 11.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17666
KARAR NO : 2017/12571
KARAR TARİHİ : 11.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 11/12/2009 – 30/09/2014 tarihleri arasında yazılı bir sebep bildirilmeksizin tazminatlarının ödenerek işten çıkarıldığını, davalı işverenin sözlü beyanından başka herhangi bir bilgi olmadığını, davalı işveren yetkilisinin davacının sendikadan istifa etmediğini ima ettiğini, davalı işverenin sendika üyelerini işten çıkardığını ve tazminatlarını alabilmek için bir ibraname imzaladığını, davacının davalı işyerinde çalışma, sosyal ve ekonomik durumların düzeltilebilmesi için Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na üye olduğunu, davacının gerçek fesih nedeninin sendikal sebep olduğunu iddia ederek; davacının işe idesine, boş geçen süreler için 4 aylık ücret tutarından tazminata, davacının işe iade kararı sonrası işe başlatılmaması halinde 1 yıllık brüt ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 30/09/2014 tarihinde kendisinin tazminat ve işçilik alacaklarının tarafına ödenerek iş akdinin sonlandırılmasını istediğini, davacı ile ikale sözleşmesi imzalandığını, davacının bütün tazminatlarının ödendiğini, sendikal neden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.
Fesih beyanı, İş Kanunu’nun 19. maddesinde öngörüldüğü şekilde yazılı olarak kaleme alınmakla geçerli fesih için gerekli olan bütün şartlar yerine getirilmiş olmaz. Söz konusu beyanın, bu haliyle, yani yasal geçerlilik şartına uygun aslının da muhataba (işçiye) ulaşması zorunludur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, İş Kanunu’nun 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. (Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1011 Esas, 2008/23499 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta; 30.09.2014 tarihli fesih bildiriminde davacının işine son verildiği belirtilmekle, fesih sebebinin ne olduğu yazılı değildir. Davalı işveren tarafından yazılı şekil şartına uyulmadığından fesih salt bu nedenle geçersizdir.
Davacı vekilinin, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasına ilişkin olarak ise; mahkemece yapılan araştırma yeterli değildir. Buna göre fesih döneminde davalı iş yerinde çıkarılan işçi sayısı, sendikalı–sendikasız olup olmama durumuna göre işten çıkartılmada sayısal verinin tespiti, sendika üyeliğinden istifa edip de çalışmaya devam eden işçi olup olmadığı hususlarının detaylı şekilde tespiti ile sendikal neden iddiası araştırılmalı ve feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı somut şekilde tespit edilmelidir.
Mahkemece hatalı değerlendirme ile ibranamenin ikale sözleşmesi olarak görülerek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.