Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/17744 E. 2016/15193 K. 23.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17744
KARAR NO : 2016/15193
KARAR TARİHİ : 23.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, sendikal tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, 04/12/1995 tarihinden beri davalı işyerinde Belediye -İş Sendikası üyesi olarak çalıştığını, sendikalı olarak çalışanların neredeyse tamamının 2009 yılı Nisan ayından itibaren Belediye İş Sendikası tarafından istifaya zorlandığını, birkaç gün içinde işçilerin bir başka konfederasyona bağlı bir başka sendikaya üye yapıldıklarını, davacının Belediye İş Sendikası’nın aynı zamanda Şube Denetim Kurulu üyesi olduğunu, davacının sendikasından istifa etmeyi kabul etmediğini, 1 yıl içinde 8 kere işinin değiştirildiğini, açık alanda ağaç budama işini, ellerindeki özür nedeni ile eldiven takamayacağını belirtmesinde rağmen eldivensiz tarım ilaçlarına maruz kalacak şekilde çalıştırıldığını, doktor raporlarının bile uygulanmadığını ileri sürerek 12 aylık ücretinden az olmayacak şekilde sendikal tazminat alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının, işin gereği, elemana duyulan ihtiyaç nedeni ile sendikal bir neden olmaksızın görev yeri değişiklliği yapıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, bozma sonrasında, davacının 2009 yılı Nisan ayı öncesi ve bu tarihten sonra yaptığı görevlerin ve çalıştığı birimlerin araştırıldığı, davacı ile aynı konumda iken benzer muameleye tabi tutulan başka çalışanların var olup olmadığının ve sendikalı olup olmadıklarının da araştırıldığını, tanıkların yeniden dinlendiğini, tarafların bozma ilamındaki husular yönünden beyanda bulunmaları ve belge ve kayıtları sunmalarının istendiğini, tüm dosya kapsamına yapılan araştırmalar ve toplanan delillere göre bilirkişiden rapor alındığını, davacının 2009 yılı öncesindeki görevlerine göre alt işlerde ve birimlerde görev verildiğinin dinlenen tanık beyanları ve sunulan belgelerden anlaşıldığını, davacı vekilinin isimlerini verdiği bir kısım çalışanların da benzer muameleye tutulduğunun anlaşıldığını, tüm bu hususlar ve dosya kapsamı ve alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde davacının sendikal tazminata hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
İşverenin davacıya sendikal tazminat ödemesi gerekip gerekmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/ 1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamından önce verilen Mahkeme kararı ile davacının sendikal tazminat talebi reddedilmiş, Dairemizin araştırmaya yönelik bozma ilamı üzerine dava kabul edilmiştir.
Mahkeme kararında somut gerekçe bulunmamaktadır, açıklamalar genel ifadeler ile yapılmıştır. Örneğin, Mahkeme gerekçesindeki “davacı vekilinin isimlerini verdiği bir kısım çalışanların da benzer muameleye tutulduğu” şeklindeki açıklama ile kimin/kimlerin kastedildiği açıklanmamıştır. Başka işçilerin de görev değişikliğine tabi tutulması, davacıya başka işçilere davranıldığı gibi davranıldığını, bu nedenle bir ayrımcılık olmadığını gösterebileceği gibi, davacı ile beraber başka işçilerin de benzer ayrımcılığa tabi tutulduğunu da gösterebileceğinden, bahsi geçen diğer işçilerin isimleri, tarihlere göre önceki ve sonraki işleri, sendikalılık durumları tarih aralıkları da belirtilerek ortaya konmamıştır.
Mahkeme gerekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır. Bozmadan sonra alınaın bilirkişi raporunda ise sadece dosyadaki bir kısım veriler alt alta sıralanmış, analiz ise yapılmamıştır. Davacının ve mesal denen işçilerin fiili işleri dahi tartışılmamıştır.
Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamında araştırılması gereken konular olarak aşağıdaki hususlar sayılmıştır, ancak, bu bozmamızdaki hususlar sadece kısmen yerine getirilmiştir.
Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamındaki hususlar yerine getirilmelidir. Bu kapsamdan olmak üzere, davacı vekilinin 29/12/2014 tarihli dilekçe içeriği de gözetilip denetlenerek, davacının hangi dönemlerde fiilen hangi işi yaptığı açık açık tespit edilmelidir, benzer şekilde sendikal ayrımcılığa tabi tutulduğu ileri sürülen işçilerin de hangi dönemlerde fiilen hangi işi yaptığı açık açık tespit edilmelidir, 2009 öncesi sonrası davacı ve emsal üşçiler açısından karşılaştırılmalıdır, zira, davacının ve emsal gösterilen işçilerin sadece çalıştıkları bölümün belirtilmesi bir sonuca ulaştırmamaktadır.
Gerekirse taraf tanıkları yeniden bu belirtilen konularda dinlenmelidir, tanıkların görgüye dayalı ve duyuma dayalı bilgilerinin neler olduğu tespit edilmelidir.
Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamındaki hususlar Mahkeme gerekçesinde tartışılmalıdır.
Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamında ve eldeki iş bu bozma ilamında amaç; davacının sendikal ayrımcılığa tabi tutulup tutulmadığına ilişkin delillerin, emsal işçilerin adı, davacının ve emsal işçilerin önceki ve sonraki fiilen yaptıkları işleri, davacının sendikasına bağlı olup da benzer muameleye tabi tutulmamış işçiler de olup olmadığı ve bu kişilerin önceki ve sonraki fiilen yaptıkları işleri, ortaya konan kişilerin tarihler ve dönemler itibari ile sendikalılık durumları ve sendikalılık durumlarının davacınınki ile karşılaştırılması-ki, bunun için bu işçiler hakkında sendikadan somut bilgi ve belgeler, dosyadaki eksiklikleri oranında celbedilmelidir-, davacının sağlık durumunun verildiği fiili işlere uyup uymadığı, hangi sendikanın hangi tarihten itibaren davalı nezdinde örgütlenmeye başladığı, TİS yapım aşamaları-buna ilişkin belge eksikleri varsa giderilmelidir- gibi konuların SOMUT VERİLER AÇIKLANARAK irdelenmesi, sendikal tazminat gerekip gerekmediği konusunda ANALİZ yapılarak sonuca gidilmesi amaçlanmaktadır. Somut verilerin hangileri arasında ne gibi somut bağlantı olduğu/olmadığı analiz edilmelidir. Dairemizin 2012/17804 Esas sayılı bozma ilamı dikkate alınmalıdır.
Gerekirse davacının sağlık durumu ve fiilen yaptığı işlerin uygunluk gösterip göstermediği açısından doktor raporu alınmalı, gerekirse sair araştırmalar ilke kararımıza göre yapılmalı, yine gerekirse HMK 220. maddesi uygulanarak davalıdan gerekli belgeler celbedilmelidir.
Bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağının gözetilmemesi hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepleren dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.