YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18628
KARAR NO : 2017/12716
KARAR TARİHİ : 11.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01/04/2011 -14/01/2015 tarihleri arasında vinç operatörü olarak çalıştığı ve iş akdinin işveren tarafından haklı veya geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal sonuçlarının hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01/09/2014 tarihinde iş makinesi anons hoparlöründen sesi sonuna kadar açarak arkadaşlarının dikkatini bozacak, iş emniyetini ortadan kaldıracak, herkesin duyacağı şekilde hakaret ve sözlü saldırıda bulunduğunun tespit edildiğini, davacının 08/01/2015 tarihinde operatörlüğünü yaptığı vinci konumlandırdığı esnada dikkatsiz ve kontrolsüz hareket etmesi sonucu vincin rüzgar gülüne çarparak kullanılamaz hale geldiğini ve 2.250,00-Euro maddi zarara sebebiyet verdiği, 13/01/2015 tarihinde ise. … plakalı araç dorsesine yaklaşık 21 ton ağırlığındaki rulo şeklindeki sacı yüklediği esnada rula saca takılan “C” kanca ucunu rulodan kurtarmadan vinç bomunu yukarı yönde hareket ettirmesi neticesinde kanca ucunun ruloya takılarak devrilmesine, bu yüzden dorse şasesinin orta kısmından kırılarak kullanılmaz hale gelmesine neden olduğu, kazadan dolayı 45.000,00-Euro maddi zararın oluştuğu, davacının davranış ve eylemlerinin işini güvenliğini tehlikeye düşürecek, vahim sonuçlar doğurabilecek nitelikte olması ve şirkete maddi zarar verilmesinden dolayı iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, rulo sacın gemiden alınması ve tır dorsesine yüklenmesi sırasında davacının yanında yardımcı personel bulunmadığı, oysa bu işlemler sırasında işin güvenli bir şekilde yürütülmesi için vinç personeli ile birlikte işaretçi ve sapancı denilen yardımcı personelinde görevlendirilmesinin gerekli olduğu, bu durumda davacının kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşyerinde meydana gelen kazadaki kusur durumu ve buna bağlı olarak iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. I bendinde “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” halinde işverenin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği ve bu nedenin haklı neden olacağı, bu halde işçinin 1475 sayılı Kanunun yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanamayacağı düzenlenmiştir.
Ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun işçinin sorumluluğu başlığı altında düzenlenen 400. Maddesine göre “(1)İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. (2) Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur”. Maddede, işçinin sorumluluğunun sınırlandırılması ile ilgili ikinci fıkradaki düzenleme, hem hukukumuz bakımından yenidir hem de iş kanunlarının kapsamına giren iş ilişkilerinde de uygulanacağı için özel bir önem arz etmektedir. Bu düzenleme nedeni ile kusurun derecesi, işin tehlikeli olup olmaması, zararın yüksekliği, riskin sigorta edilebilirliği, işçinin işletmedeki konumu, ücretinin seviyesi, kıdemi, yaşı, ailevî ilişkileri ve zarar anına kadarki davranışları göz önünde bulundurulacaktır. (Prof. Dr. Polat SOYER. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Yer Alan “Genel Hizmet Sözleşmesi”ne İlişkin “Bazı” Hükümlerin İş Hukuku Açısından Önemi….. Üniversitesi. İş Hukukunda Güncel Sorunlar Semineri (2) Tebliği). Özellikle 2. fıkra ve bu fıkranın yasal gerekçesi ile kaynak alınan … Borçlar Kanunu’nun uygulaması karşısında 25/II. I bendindeki haklı nedenin yeniden değerlendirilmesi ve yoruma tabi tutulması gerekir. Zira ikinci fıkradaki düzenleme ile işçinin kusur oranına göre verdiği hasar otuz günlük ücretini aşsa da kusurun daha çok işverende veya başka bir etkende olduğu, işçinin kusurunun daha az ve hafif olduğu durumlarda sorumlu tutulmamasına karar verilecektir.
Diğer taraftan İşveren, iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım mazur görülemez. Sonuç itibariyle fesihte bir cezadır. Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak önlem, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı bir başka anlatımla tedbir uygun olmalı, ulaşılmak istenen amaç açısından gerekli olmalı ve uygulanacak tedbirin sonucu olan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç, ölçüsüz bir oran içerisinde bulunmamalıdır. Bu ilke uyarınca yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecektir. İşçinin davranışının haklı fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve gerekli olmayan bir sonuç ise geçerli neden, işveren açısından iş ilişkisinin devamını önemli ölçüde çekilmez hale getirmeyecek ve işçiye fesih dışında başka bir disiplin cezası ile geçiştirilebilecek bir davranış ise, geçersiz neden kabul edilmelidir.
Dosya içeriğine göre işyerinde 08/01/2015 tarihinde davacının kullandığı vincin rüzgâr gülüne çarpması sonucu maddi hasarlı bir kaza meydana gelmiştir. Davacı bu kaza ile ilgili olarak savunmasında; olayın dikkatsizlikten meydana geldiğini beyan etmiştir. Bu olaydan 5 gün sonra 13/01/2015 tarihinde ikinci kaza meydana gelmiştir. Bu kazada ise, davacının kullandığı vince takılı saç rulo, yükleme yapılan kamyonun dorsesi üzerine düşmüş ve bu nedenle yükleme yapılan kamyonun dorsesi ortadan ikiyi ayrılmıştır. Davacı ikinci kazayla ilgili savunmasında ise; gemiden alınıp kamyona yüklenen saç rulonun vincin kancasından kurtulması için vinci yukarıya doğru çektiğini ve kancanın tamamen rulodan çıktığını fakat sonrasında kancanın ucu tekrar içeriye kaçtığı için, kendisinin de vinci yükseltip dönüşe geçtiği sırada kancanın ucunun bir anda saç ruloyu yakaladığı ve kamyonun dorsesine hasar verdiğini beyan etmiştir. Buna göre, dosya kapsamı ve davacı savunmalarına göre, meydana gelen her iki kazada da, davacının dikkatsiz ve özensiz olduğu anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, kazada davacının yanında yardımcı personel görevlendirilmediği için işverenin tamamen kusurlu, davacının da kusursuz olduğu kabul edilerek dava kabul edilmiş ve davacın yanında iş güvenliği yönünden gerekli olan yardımcı personel görevlendirilmesinin yapılmamış olması işvereni asli kusurlu yapmakta ise de, işverenin bu kusuru, dikkatsizlik ve özensizlikten kaynaklanan davacının tali kusurunu ortadan kaldırmamaktadır. Davacının da, dikkatsizlik ve özensizliği ile tali kusurlu olduğu ve işyerinde meydana gelen bu kazaların, maddi hasara yol açmakla birlikte, iş güvenliğini de tehlikeye düşürdüğü kuşkusuzdur. İşçinin işyeri güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işveren bakımından haklı fesih nedeni ise de, somut uyuşmazlık bakımından olayın oluşumunda işveren asli kusurlu olduğundan, haklı fesih açısından orantılılık söz konusu olmayacaktır. İşverenin açıklanan şartlarda gerçekleştirdiği fesih, haklı nedene dayalı olmamakla birlikte geçerli fesih niteliğindedir. Davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca, Dairemizce hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
F-) HÜKÜM:
1-) Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) Davanın REDDİNE,
3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 550,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 11/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.