Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/19082 E. 2017/13185 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19082
KARAR NO : 2017/13185
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, 9.000,00 TL.lik sendikal tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 09.07.2014 tarihinden 02.01.2015 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiğini, 02.01.2015 tarihinde çalışırken insan kaynakları odasına çağrıldığını ve iş akdinin feshine ilişkin bildirimin tebliğ edildiğini, yazılı fesih bildirimdeki gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını asıl gerekçenin sendikal neden olduğunu, davalı işyerindeki işçilerin… İş Sendikasına üye olduklarını, iş sözleşmesinin feshedildiği döneme kadar kimseyle sorunu olmadığını, davacı işverenin 20 kadar sendikalı işçiyi sendikal örgütlenmeye engel olmak için işten çıkardığını, davacının … üyesi olduğunu, davalı işverenin örgütlenmeyi ve üyeliği öğrendikten sonra üye işçileri sendikadan istifaya zorlamak için baskı yaptığını, davalı işveren aleyhine … Cumhuriyet Başsavcılığına sendikal örgütlenmeyi engellediği için suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek 9.000,00 TL. sendikal tazminatın davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, davacının 6 aylık kıdemini doldurmadığını, davacı tarafın sendikal sebeple iş akdinin feshedildiği, yönündeki iddiasını ispatlaması gerektiğini, dosyadaki özlük dosyasının incelenmesinde davacının işyeri kurallarına aykırı hareket ettiği buna ilişkin tutanakların tutulduğunu beyan etmiş, işverenin davalı işyerinde kimin sendika üyesi olduğunu bilebilecek durumda olmadığın savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dava 4857 yasa kapsamında açılan işe iade davası olduğu, davacı tarafın işe iade davası açabilmesi için 4857 sayılı yasanın 18. maddesine göre 6 aylık kıdeminin bulunması gerektiği, somut olayda davacı işçi davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi 09.07.2014- 02.01.2015 tarihlerinde davalı işyerinde çalışmış olup kıdemi 6 aydan az olduğundan davacının dava açma imkanının bulunmadığı gerekçeleriyle davacının davasının reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Temel uyuşmazlık, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. Maddesi uyarınca altı aylık kıdemi olmayan davacının, sendikal tazminat talep edip etmeyeceği noktasındadır. Öncelikle mahkemenin sendikal tazminat talep edildiği halde, istemi işe iade davası olarak nitelemesi usule aykırıdır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kabul edilip yürürlüğe girdiğinde, 25’inci maddesinin dördüncü fıkrasında “İşverenin dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir” beşinci fıkrasında “ iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez” kurallarına yer verilmiştir.
Bu düzenleme nedeni ile iş güvencesi kapsamında kalmayan işçinin sendikal nedenle fesihlerde hem feshin geçersizliği, hem de sendikal tazminat isteyemeyeceği yorumları yapılmıştır. Ancak konu iptal istemi ile Anayasa Mahkemesi önüne geldiğinde, Anayasa Mahkemesi 22/10/2014 tarihli ve E.: 2013/1, K.: 2014/161 sayılı Kararı ile dördüncü fıkrada yer alan “…fesih dışında…” ibaresi ile beşinci fıkradaki “18” ibarelerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Anılan maddelerde iptal nedeni ile kural değerlendirildiğinde artık iş güvencesi kapsamında kalsın veya kalmasın sendikal nedenle fesihlerde feshin geçersizliği ve işe iade istenebileceği gibi ayrıca sendikal tazminatta ayrı bir dava olarak talep edilebilecektir. Önemli olan sendikal nedenin kanıtlanmasıdır. Sendikal neden kanıtlanmadığı durumda işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığı değerlendirilecektir.
Kaldı ki 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/5 fıkrada yapılan düzenleme ile iş güvencesi kapsamında sayılmayan ve keza deneme süresi içinde fesih hakkı kötüye kullanılarak veya sendikal nedenle feshedilen işçi gruplarının feshe karşı sendikal tazminattan yararlandırılmaması; Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Denetim Organlarının (Uzmanlar Komitesi, Sendika Özgürlüğü Komitesi) raporlarındaki değerlendirmelerinde açıkça görüleceği üzere “örgütlenme özgürlüğünün teminatına ilişkin genel tutumuna ters düşmektedir. Ayrıca düzenleme iş güvencesi kapsamında olanlar ve olmayanlar arasında doğrudan ayrımcı bir uygulamaya gittiği için de ILO’nun 87 ve 98 sayılı Sözleşmelerine aykırılık teşkil etmekte idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile bu ayrım ortadan kalkmıştır.
İş akdinin fesih bildiriminde gösterilenin aksine sendikal nedene dayandığını ileri süren davacı işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca bu iddiasını ispat ile yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia ederek, 9.000,00 TL. sendikal tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılacak iş davaya alacak davası olarak devam edilerek davacının sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığı araştırılıp davalı işyerindeki sendikalaşma süreci kronolojik açıdan irdelenmeli, sendika üyesi olup işten çıkarılan işçilerin iş sözleşmelerinin fesih tarihleri, feshin yapıldığı dönemde sendikaya üye olmayıp iş sözleşmesi feshedilen işçilerin bulunup bulunmadığı, sendikaya üye olan ve davalı … yerinde çalışan toplam işçi sayısı ve üyelik tarihleri, sendika üyeliğinden istifa etmesine karşın iş akdi sonlandırılan işçilerin olup olmadığı, sendikalı olup iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin yerlerine yeni işçi alınıp alınmadığı, yeni işçi alımı var ise bu işçiler arasında sendika üyesi olup olmadığı hususlarının dairemizin aynı davalı aleyhine açılan davalarda verdiği kararlarda gözetilerek araştırılması ve sendikal neden var ise sendikal tazminat alacağı hakkında hüküm kurulmasıdır.
Mahkemece, belirtilen hususlar araştırılmaksızın dava türünün hatalı değerlendirilmesi sonucunda davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.