YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20205
KARAR NO : 2020/9474
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, 17/11/2005 tarihinde davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin … 6. Noterliğinin ihtarnamesiyle hafta tatili, dini tatil … bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi nedeniyle … akdini haklı nedenle feshettiğini, davalılardan …’ın diğer davalı …Ş.’nin nakliye işlerini üstlendiğini, taraflar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin mevcut olup müvekkilinin alacaklarından müştereken sorumlu olduklarını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, … bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalılar cevabının özeti:
Davalı …Ş. vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl işveren- alt işverenlik ilişkisi olmadığını, müvekkilinin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacının işçilik alacaklarının ödenmesinde diğer davalının sorumlu olduğunu, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının çıplak brüt ücretinin asgari ücretin üzerinde olup bunun dışında her ay davacıya harcırah ödemesi yapıldığını, sigorta primlerinin de gerçek ücretinden yatırıldığını, kullanmadığı hafta tatili olmayıp fazla mesai de yapmadığını, davacının … akdinin feshinin haklı nedenlere dayanmadığını, yıllık izinlerini de kullandığını, … bayram ve genel tatillerde de çalışmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı vekili süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olmakla zamanaşımına uğrayan alacakların dışlanarak hesaplama yapıldığı dosyadaki mevcut delillere göre davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmakta olup davacının işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, davacı, davalı …’a ait şirkette LPG tanker şoförü olarak diğer davalının yüklerini değişik akaryakıt tesislerine taşıdığı, davacı tanker şoförü olarak 17/11/2005-21/05/2014 tarihleri arasında 8 yıl 6 ay 4 gün süreyle çalışmış ve … 6. Noterliğinin 21/05/2014 tarihli ihtarnamesiyle fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçekte aldığı ücret üzerinden ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiği kanaatine ulaşılmış olmakla davacı kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının işyerinde en son ücret+harcırah primi olmak üzere toplam net 2.000,00 TL ücret aldığı kabul edilerek davacının fazla çalışma alacağının zamsız kısmını aldığının kabulü ile sadece % 50 lik kısım için yapılan hesaplamadan % 30 hakkaniyet indirimi yapılarak ve zaman aşımı da dışlanarak 14/12/2015 tarihli bilirkişi ek raporunun 1. alternatifine göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışma alacaklarına ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla mesai ve hafta tatili alacakları hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını iddia ederek fazla mesai ve hafta tatili alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise bu iddiaları kabul etmeyerek işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatillerinde çalışılmadığını savunmuştur.
Fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde çalışıldığını ispat külfeti davacı tarafa, ücretlerinin ödendiğini ispat ise davalı tarafa aittir.
Davacı dinlettiği tanıklar ile iddiasını ispat etmek istemiş olup, dinlettiği tanıklardan … beyanında; günlük 9 saat sürüş yapıldığını, uzak yerlere 2 şöför gidildiğini ve haftanın 6 günü çalışıldığını ifade etmiştir. Diğer davacı tanığı … ise genel bir ifade ile uzak yola giden araçların en düşük 8 saat çalıştıklarını, 08:00’de doluma gidip, gece 24:00’de dönenler olduğunu, davacının ayda 2 kez hafta tatiline çıktığını, kendisinin kademede bakımcı olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davalı tanığı … ise tanker şöförü olarak 11 yıl çalıştığını, haftanın 6 günü çalıştıklarını, ayda ortalama 6-7 bin Km yol yaptıklarını beyan etmiştir. Diğer davalı tanığı … ise haftanın 6 günü çalışıldığını, günde 8 saat araç kullanıp, 1 saat dinlendiklerini ifade etmiştir.
Dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının birbirleri ile çeliştiği, kaldı ki tanık …’in beyanının kademede bakımcı olması ve genel ifadeler içermesi nedeniyle değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer davacı tanığı …’nun beyanı ile günlük 9 saat sürüş yapıldığının ve haftada 6 gün çalışma yapıldığının kabulü gerektiği gözetildiğinde davacının haftada 9 saat fazla mesai yaptığının kabulü gerekmektedir.
Ancak davacı tanığının davacı ile 2 yıl çalıştığı gözetildiğinde bu hesaplamanın tanığın hizmet döküm cetvelinde belirtilen süre ile sınırlı olması gerekmektedir. Davacının çalıştığı diğer dönemler yönünden ise davalı tanığı …’ün beyanı ile haftanın 6 günü çalışılıp, günde 8 saat çalışıldığı belirtildiğinden haftada 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Davacı ve davalı tanıklarının beyanı ile haftada 6 gün çalışıldığı anlaşıldığından hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından, yeniden yapılacak yargılama sonucunda tarafların yaptığı yargılama giderlerinin her bir taraf için kabul ve red oranına göre ayrı ayrı yeniden hesaplanması gerektiği, vekalet ücretlerinin de yeni hüküm tarihinde geçerli olacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yeniden ele alınması gerektiği göz önüne alınarak hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.