YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21015
KARAR NO : 2017/18377
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı zammı ile sorumluluk zammı, öğrenim yardımı zammı, yemek yardımı zammı, yakacak yardımı zammı, giyim yardımı zammı, birleştirilmiş yardım zammı, izin yardım zammı ve ücret zammı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacının yaptığı yargılama giderleri hesaplanırken davacının yatırdığı harçların kabul/redde göre oranlanması hatalı ise de, bu hata davacı temyizi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre dahili davalı … vekili ile davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- 6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde davalı gösterilmeyen gerçek yada tüzel kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde işçilik alacaklarının tahsili talebi ile sadece davalı Bakanlık aleyhine dava açmıştır.
Davacı vekili davayı …’ ne yönelteceğini bildirmiş, Mahkemece bu yolda ara kararı oluşturulmuştur.
Davacı vekili Mahkemenin bu ara kararı uyarınca Atlılar Mühendislik şirketini dava dahil etmiştir.
Mahkemece davacının hak ettiği işçilik alacaklarının davalı Bakanlık ile dahili davalı …’ nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacının işçilik alacaklarını talep ettiği tarih aralığında bir dönem T.C. …’nda, bir dönem de ara vermeden Orman Genel Müdürlüğünde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dava açılırken hasımda yanılma yoktur. Davacının …’ nü davalı olarak göstererek davaya dahil etmesi HMK. nun 124. maddesi kapsamında ” hasımda yanılma ” olarak değerlendirilemez. Dava dilekçesinde davalı gösterilen Bakanlık hasım olmaktan çıkartılmamıştır. Bir dönem çalışma Bakanlık nezdinde geçtiğinden Bakanlığın hasım olmaktan çıkartılması da mümkün değildir. Davacının yaptığı, işçilik alacaklarından bir dönem sorumlu olan ve fakat dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen …’ nü davaya dahil etmektir.
Yukarıda açıklandığı üzere mahkeme kararında ayrı davalı olarak adlandırılan … aleyhine usule uygun dava açılmamıştır.
Mahkemece hakkında usulüne uygun dava açılmayan …’ nün davacının işçilik alacaklarından diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, … aleyhine usulüne uygun dava açılmadığından, bu davalı aleyhine hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vererek, vekil ile temsil edilen … lehine vekalet ücretine hükmetmektir.
Davalı Bakanlığın sorumluluğu ise davacının Bakanlık nezdindeki çalışma süresine göre belirlenmelidir.
4- Davalı Bakanlığın 492 sayılı Harçlar Yasası’ nın 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
5- Hüküm fıkrasının 14 numaralı bendinde hüküm altına alınan ret vekalet ücretinin davalıya yükletilme de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
6- Kabule göre de, davada birden fazla davalı olup, hüküm altına alınan alacaklardan her ikisi de sorumlu tutulduğu halde hüküm fıkrasının 13, 15 ve 16 numaralı bentlerindeki yükümlülüklerden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan “…davalıdan..” denilerek hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 16/11/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.