YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21766
KARAR NO : 2020/7573
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenilmekle, temyiz taleblerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı işyerinde 15.06.2007-04.07.2014 tarihleri arasında en son brüt 1.800,00 TL ücret ile kornet operatörlüğü yaptığını, ücrete ilaveten her yıl Ocak, Mayıs ve Ağustos aylarında 1’er aylık net ücreti tutarında yılda 3 ikramiye ödendiğini, yemek ve servis yardımı ile Ramazan ayında 50 TL tutarında erzak yardımından yaralandığını, müvekkilinin çalıştığı sürede davalı işyerinde haftanın 6 günü 08.30-20.00/20.00-08.30 saatleri arasında iki vardiyalı halinde çalıştırıldığını, 1 saat ara dinlenmesi verildiğini, fazla çalışma ücretlerini ödenmediğini, pazar günleri her ay ortalama 2 hafta çalıştırıldığını, ücretini ödenmediğini, dini bayramlar dışında kalan genel tatil ve bayramlarda çalıştırıldığını ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin işyerinde devamlı mesai yaptırılması, hafta tatillerinde çalıştırılması, fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi nedenleriyle 04.07.2014 tarihinde haklı sebeple iş akdine son verdiğini, yıllık ücreti izinlerinin eksik kullandırıldığını, 2014 yılı Ağustos ayı ikramiyesinin ödenmediğini beyanla; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, ikramiye alacaklarının olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 5 Haziran 2007 tarihinde işe başladığını, 4 Temmuz 2014 tarihinde istifa ederek müvekkili şirketten ayrıldığını, HMK’nın 119. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 4857 sy İş Kanunu’nun 41. maddesine göre fazla çalışma yaptırılabileceğini, işçiye haklı nedenle fesih hakkı veren 24. md sayılan nedenler arasında (fazla çalışmanın) bulunmadığını, fazla çalışma yapılmasının işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanımadığını, davacının müvekkili şirkette bu güne kadar yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, davacının fazla mesai alacağına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, maaşların banka kanalı ile ödendiğini, maaş bordroları ile banka kayıtlarının birebir aynı olduğunu, aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığını, Yargıtay 22.HD ve 9. HD emsal kararları olduğunu, davacının iş sözleşmesinin feshetmek için haklı neden bulunmadığını, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil çalışma ücreti taleplerinin yerinde olmadığını, davacıya 2014 yılı Temmuz ayı maaş bordrosu ile hak ettiği 20 gün izin ücretinin ödendiğini, yıllık izin alacağının bulunmadığını, müvekkili şirkette 4 ayda bir 30 günlük ücret tutarında ikramiye ödemesi olduğunu, davacıya 2014 yılı Temmuz ayı maaş bordrosu ile işten ayrıldığı tarih itibari ile ikramiye alacağının ödendiğini, ikramiye alacağının bulunmadığını, kıdem tazminatı hesabına sürekli olmayan ödemelerin dahil edilmemesi gerektiğini, davacının dini bayramlarda erzak yardımı yapıldığı iddiasına yer verilmemesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan erzak yardımının zaman zaman yapıldığını süreklilik arz etmediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bordroların imza içermesede bankaya yatırılan miktalar ile bordrodaki miktarların uyumlu olduğu bu nedenle fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine, yıllık izin ve ikramiye alacağından vazgeçildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, yıllık izin ve ikramiye alacağının davanın açılmasından sonra ödenmişse de, davacının izin ve ikramiye alacakları nedeni ile iş akdini haklı feshetme hakkı olduğu için kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatili ücretine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuzmazlıkta; dosyaya alınan bilirkişi raporlarında; tanık beyanlarına dayalı olarak Ocak-Temmuz ayları arası davacının 22,75 saat fazla mesai yaptığı belirtilerek hesaplama yapılmış, alınan ek raporla 2012-2013 ve 2014 yılı 1-7 ayları rnet ödemeleri ile banka kayıtlarının uyumlu olduğu bu nedenle 01.01.2012 sonrası fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacağı bulunmadığı kabulü ile 15.06.2007-01.07.2011 tarihleri arasının hesaplandığı görülmektedir.
Mahkeme tarafından ise bordroların imza içermesede bankaya yatırılan miktalar ile bordrodaki miktarların uyumlu olduğu bu nedenle fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen imzasız bordro ve bordro genel raporlarında genel olarak temmuz ayına kadar fazla mesai tahakkukları olduğu, geri kalan diğer aylarda olmadığı ve yıl içinde bu durumun değişkenlik gösterdiğinin anlaşılmaktadır. Bu raporların banka kayıtları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Ancak; dosya içinde bulunan bordrolar imzasız olup, fazla mesai tahakkukuda bulunmayan bordrolarda bulunmaktadır. Sonuç itibariyle davacı işçinin fazla mesai yaptığını tahakkuk olmayan bu aylar için tanık beyanı ile ispatlayabileceği düşünülmeden talebin reddi yerinde değildir.
3- Davacının hafta tatiline ilişkin talebininde banka ve bordroların uyumlu olmasından dolayı reddine karar verilmiştir.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzasız bordrolar ile banka kayıtlarının uyumlu olması gerekçesi ile davacı talebi reddedilmişse de davacının hafta tatiline ilişkin talebini tanık beyanı ile ispatlayacağı düşünülmeden talebin reddedilmesi hatalıdır.
4- Davacının ulsal bayram ve genel tatil ücretine ilişkin talebininde banka ve bordroların uyumlu olmasından dolayı reddine karar verilmiştir,
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İlke kararı gereği, imzasız bordrolarda tahakkuk bulunmayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları tanık ile ispatlanabileceğinden, imzasız bordolar ve banka kaydının uyumlu olması gerekçesi ile talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere 14/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.