Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/21849 E. 2020/7672 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21849
KARAR NO : 2020/7672
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalı ve dahili davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve dahili davalı mirasçıları vekilince duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 1976 yılının Haziran ayında davalı şirketin kurucusu olan dayısı Beytullah Saraç’ın yanında çalışmaya başladığını, 01.06.1978 tarihine kadar sigortasız çalıştığını, işe girdiği tarihten emekli olduğu 01.01.2006 tarihine kadar askerliğe gittiği dönem hariç olmak üzere bilfiil çalıştığını, müvekkilinin dayısının kurmuş olduğu iş yerinde isim ve ticari ünvanı değişse de sürekli çalıştığını, sigorta kayıtlarında her ne kadar bir çok kez giriş çıkışlar ve farklı iş yeri numaraları olsa da müvekkilinin her zaman aynı iş yerinde çalıştığını, plastik enjeksiyon ustası-ustabaşı olarak çalışan müvekkilinin davalı işyerinde son olarak net 920,00 TL ücret aldığını, sigorta bildirimlerinin gerçek maaşı üzerinden yapılmadığını, emeklilik nedeniyle işten ayrılan müvekkiline altı yıllık tazminata hak kazandığı söylenerek kıdem tazminatının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
“Dahili davalı” Beytullah Saraç mirasçıları vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalıların murisi Beytullah Saraç’ın işyerinde 01.02.1996-20.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalıştığı sürede değişik sicil sayılı işyerlerinde sigortalılığının bulunduğunu, davacının askerlik döneminde 1981-1985 yılları arasında 4 yıl sigortalılığının bulunmadığını, dolayısıyla bu dönemde askerlik nedeniyle işten ayrılıp ayrılmadığının belirsiz olduğunu, askerlik süresi hariç bu dönemde çalıştığına dair delil olmadığını, davacının ibraname imzalayarak işten ayrıldığını, kıdem tazminatının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili ve “dahili davalı mirasçıları” vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı şirket ve “dahili davalı mirasçılarının” aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı davasını … Plastik ve Elk. San. ve Tic. Anonim Şirketi aleyhine açmış, yapılan yargılama sırasında dahili dava dilekçesi verilmek suretiyle Beytullah Saraç mirasçıları davaya dahil etmiştir. Beytullah Saraç mirasçıları vekili dahili dava yolu ile husumet yöneltilemeyeceğini ve hakkında usulüne uygun dava açılmayan bu davalı hakkında karar verilemeyeceğini belirterek açıkça itiraz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, dava açıldıktan sonra diğer kişilerin davaya dahil edilmek suretiyle davalı sıfatını kazanması ve husumetin bu kişilere yöneltilmesi konusunda bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında, davaya zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili dava yolu ile davalı olarak taraf eklenmesi mümkün değildir.
Davalı … Plastik ve Elk. San. ve Tic. Anonim şirketi ile “dahili davalı” Beytullah Saraç mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Beytullah Saraç mirasçılarına dahili dava yoluyla husumet yöneltilmesi ve hakkında usulüne uygun dava açılmayan bu davalı hakkında karar verilmesi usule aykırıdır. Mahkemece Beytullah Saraç mirasçıları hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasında davacının ücret miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf plastik enjeksiyon ustası olarak ücretinin net 920,00 TL olduğunu beyan ederken davalı taraf davacının şoför olarak asgari ücret ile çalıştığını belirtmiştir. Davalı tanıkları davacının şoför olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında Petrol-İş Sendikası plastik enjeksiyon ustasının brüt 1.250,00-1.400,00 TL arasında ücret alacağını bildirmiştir.Dosya kapsamında davacının plastik enjeksiyon ustası olarak çalıştığına dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Her ne kadar Mahkemece davacının ücreti talep gibi kabul edilmiş ise de; davacının usta olarak çalıştığını ve net 920,00 TL ücret aldığını ispatlayamadığı, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları dikkate alındığında davacının asgari ücret ile çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 15/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.