YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22172
KARAR NO : 2020/7810
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/04/2011-27/01/2015 tarihleri arasında web baskı ustası olarak 2.200,00 TL ücretle çalıştığı, iş akdinin işverence haksız feshedildiği, kısmen kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, ikramiye ödemesi yapılmadığı, fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiği, hafta tatili ücreti ödenmediği, yıllık izinlerin eksik kullandırıldığı iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı farkı ile yıllık izin ücreti, ikramiye, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe :
Davacı Temyizi Açısından;
Davacı vekili temyiz aşamasında 30/05/2016 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiğinden ve vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisi bulunduğundan, davacı vekilinin temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle REDDİNE,
Davalı Temyizine Gelince;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatili ve hafta tatili ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatili ile hafta tatili alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili çalışmaları için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı fazla çalışma yaptığını iddia etmiş, delil olarak tanık deliline dayanmıştır. Karara dayanak alınan raporda tanık beyanlarına göre davacının her yıl Ocak, Şubat Mart, Nisan aylarında haftanın 5 günü 08:00-18:00 saatleri arasında geçen dinlenme süreleri hariç haftalık 46,5 saatlik çalışmada haftalık 1,5 saatlik, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında haftanın 6 günü 08:00-20:00 saatleri arasında geçen dinlenme süreleri hariç haftalık 63 saatlik çalışmada haftalık 18 saatlik, takip eden Ağustos-Aralık ayları arası 5 aylık dönemde haftanın 7 günü 08:00-20:00 saatleri arasında geçen dinlenme süreleri hariç haftalık 73,5 saatlik çalışmada haftalık 28,5 saatlik fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır.
Davacının ayrıca talep konusu hafta tatili ücreti yönünden, çalışmaların yoğun geçtiği Ağustos-Aralık ayları arası 5 aylık dönemde davacının tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili ücreti alacağı hesaplanıp hüküm altına alındığından, mükerrer ödemenin önüne geçebilmek için Ağustos-Aralık ayları arası 5 aylık dönem için fazla çalışma alacağı hesaplanırken hafta tatili süresi dışlanması gerekir iken hafta tatili süresi dışlanmadan davacı lehine haftalık 28,5 saatlik fazla çalışma hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.