Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22186 E. 2020/7817 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22186
KARAR NO : 2020/7817
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 2011-2015 yılları arasında plastik kaynak ustası olarak 1.700 TL ücretle çalıştığı, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği, işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı sebeple feshettiği iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Aynı ilkeler, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığını iddia etmiş, delil olarak tanık deliline dayanmıştır. Davacı tanığı 2015 yılında 8-9 ay davacı ile birlikte çalıştığını, davacının haftanın 5 günü 08:30-18:00 saatleri arasında, cumartesi günü 08:30-16:00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın en az 2 günü en az 4 saat fazla çalışma yaptığını, öğlen 1 saat yemek ve 2 kez 15 dakika çay molası verildiğini, ayda 1 hafta tatilinde çalıştığını, dini bayramlar dışındaki resmi tatil günlerinde çalıştığını beyan etmiş, davalı tanıkları ise mesainin hafta içi 08:30-18:00 saatleri arasında, cumartesi günü 08:30-16:00 saatleri arasında olduğunu, davacının ayda en az 2-3 gün en az 1-2 saat fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını beyan etmişlerdir.
Karara dayanak alınan raporda davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı 2015 yılı için davacı tanık beyanlarına göre yapılan fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti hesabı isabetli ise de, davacı tanığının davacı ile birlikte çalışmasının bulunmadığı 2015 yılı öncesi çalışmalar yönünden de davacı tanık beyanı esas alınarak hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
O halde, 2015 yılı için davacı tanık beyanı esas alınarak şimdiki gibi fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti hesaplanmalı, 2015 yılından önceki çalışmalar için ise davalı tanık beyanları esas alınarak, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması olup olmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre talep konusu alacaklar hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 15/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.