Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22570 E. 2020/7830 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22570
KARAR NO : 2020/7830
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı asıl işveren … Belediye Başkanlığı bünyesinde alt işverenler nezdinde temizlik işçisi olarak kesintisiz çalıştığını, kayden işvereni görünen şirketin kurumla yapılan ihale ile hizmet verdiğini ve ihale süresinin bitmesi üzerine iş akdinin ihale yüklenicisi alt işveren tarafından bildirim süresine uyulmaksızın haksız olarak feshedildiğini, ancak haksız fesih nedeniyle hak etmiş olduğu tazminat ve alacakların kendisine ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, genel tatil ücreti alacağı ile asgari geçim indirimi alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince Belediye sınırları içerisinde çöp toplama ve nakli, kent temizliği işinin gerçekleştirilmesi için hizmet alımı ihalesinin yapıldığı ve ihale yüklenicisi şirket ile geçerli hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığını, davacının … Belediye Başkanlığı’nın taraf olduğu hizmet sözleşmeleri gereğince farklı yükleniciler bünyesinde çalışmış olduğundan işe alınması ve işten çıkartılması ile ilgili olarak Süleymanpaşa Belediyesi tarafından alınmış veya uygulanmış herhangi bir karar bulunmadığını, 6360 sayılı Kanunun 2. maddesinin 24. bendi uyarınca … merkez ilçe sınırları içerisindeki köyler ile belediyelerden oluşan Süleymanpaşa ilçesi ve aynı adla belediye kurulduğunu, bu nedenle … Belediye Başkanlığı zamanında gerçekleşen çalışma ve buna bağlı alacakların 6360 sayılı Yasa ile … Büyükşehir Belediyesine devrolduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davacının yüklenici firmalar bünyesinde çalıştığını, davacının tüm işçilik alacaklarında ve her türlü sosyal ve özlük haklarından ve giderlerinden yüklenici firmaların sorumlu olduğu, müvekkili idarenin, hizmet binalarında görev yapan taşeron işçilerin işe alınmasında ve de işten çıkartılmasında hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu tüm talepler bakımından idarenin herhangibir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini alep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Davacı vekilinin 20.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile 6360 sayılı Kanun gereği … Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin ortadan kalkması sebebiyle davanın … Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesini talep etmesi üzerine, mahkemece 11.03.2015 tarihli ara karar ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi gereğince davacı tarafın taraf değişikliği talebi kabul edilerek … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davalı olarak kabulü ve Süleymanpaşa Belediye Başkanlığının davalı taraf olmaktan çıkartılmasına karar verilmiş, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar davalı … vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında kıdem tazminatı hesabına esas ücretin belirlenmesi uyuşmazlık konusudur. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin son brüt ücretidir. Bu ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. Diğer taraftan kıdem tazminatına esas ücrete, asgari geçim indirimi ve fazla çalışma ücreti eklenerek hesaplama yapılması hatalıdır.
Somut olayda, davacı en son net ücretinin 1.000,00 TL olduğunu, ilaveten yol ücretlerinin de işverence karşılandığını ve servis yardımı aldığını iddia etmiştir. Dinlenilen davacı tanıklarından … “işyerinde servis uygulaması olmadığını, işverenin çalışanları servis ile götürdüğünü ancak parasını maaşlarından kestiğini”, diğer tanık … ise “işyerinde servis uygulaması vardı” şeklinde beyanlarda bulunmuş, davalı ve ihbar olunan tanıkları ise işyerinde servis uygulaması olup olmadığı hakkında bir açıklamada bulunmamışlardır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık …’ın beyanı esas alınarak, tazminat hesabına esas aylık ücrete servis yardımı bedeli de ilave edilmiştir. Ne var ki, konuya ilişkin tanık anlatımları çelişkili olup, mahkemece yapılması gereken iş, davacı tanıklarının tekrar dinlenilerek beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, hangi tanığın anlatımına üstünlük tanındığı karar yerinde tartışılıp tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.
3-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık konusu da davacının asgari geçim indirimi alacağının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı hususundadır.
Dava konusu asgari geçim indirimi alacağının hesabına ilişkin olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının evli olup olmadığı, çocuğu olup olmadığı ve varsa kaç çocuğu olduğunun araştırılmadığı, dava dilekçesindeki açıklamaların doğru olduğu varsayımıyla evli ve 4 çocuklu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması karşısında, mahkemece bu hususlar araştırılıp belgelendirilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Ayrıca, dosya içeriğindeki bir kısım ücret bordrolarında, asgari geçim indirimi tahakkukların yer aldığı görülmektedir. Davacıya yapılan maaş ödemelerini içerir banka hesap kayıtlarının da celp edilmesine rağmen değerlendirilmedikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, dosyada yer alan bordrolarda asgari geçim indirimine ilişkin tahakkukların değerlendirilip, banka kayıtları ile davacıya asgari geçim indiriminin ödenip ödenmediği yönünde tespit yapılarak sonucuna göre davacının bordro sunulmayan ve ödeme yapıldığı ispat edilemeyen çalışma süresine göre asgari geçim indirim alacağı hakkında bir karar verilmesidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
4-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt tutarlar mı olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmemesi de infazda tereddüt yaratır mahiyette bulunduğundan doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.