Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/23075 E. 2020/7710 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23075
KARAR NO : 2020/7710
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Çiftlikköy… Naile Saraç Anaokulunda alt işveren şirketler nezdinde yardımcı personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili husumet itirazında bulunarak davacının belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını, kendisine verilen görevleri yerine getirmediğinden hakkında tutanak tutulduğunu, aynı yerde çalışmak olanağı kalmadığından Çınarcık işyerinde görevlendirildiğini, davacının ard arda rapor aldığından iş sözleşmesinin bitiminin beklenildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili ise; davacının olumsuz davranışları nedeniyle tutanaklar tutulduğunu, haklı fesih imkanı varken işverenin iyi niyetle görev yeri değişikliği yaptığını, davacının rapor alarak yeni görev yerine gitmediğini ve sözleşmesinin sonunu beklediğini, devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiklerini, şirketteki kıdeminin bir yıldan az olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının çalışma süresi ve alt işverence alınan istifa dilekçesine değer verilip verilmeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için, öncelikle ‘istifa’ kavramı üzerinde durulmalıdır. Esasen istifa iş hukukuna özgü bir kavram olmayıp, daha çok statü hukukuna ilişkindir. Ancak iş hukuku uygulamasında istifa, işçinin iş sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın ve bildirim süresine uymadan feshi anlamında kullanmaktadır. Kural olarak iş sözleşmesini feshetmek isteyen işçinin, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için bildirim süresine uyması yeterli olup, ayrıca haklı bir sebebe dayanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak kıdem tazminatına hak kazanma bakımından, sözleşmenin sona erdirilme şekli önemlidir. İşçi, iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinde sayılan nedenlerle feshi halinde ve mülga 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan 14. maddesinde sayılan (evlilik, yaşlılık aylığına hak kazanma vb gibi) nedenlerden biri ile feshi halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespiti için, iş sözleşmesini sona erdirirken ortaya çıkan gerçek iradesinin araştırılması oldukça önemlidir. Çünkü işverenin aksine, işçinin sözleşmeyi feshi herhangi bir şekle bağlı değildir. Uygulamada, işçinin eylemli olarak “işi terk suretiyle” iş sözleşmesini feshettiği yahut herhangi bir gerekçe bildirmeden sadece “istifa” iradesini açıkladığı haller sıklıkla görülmektedir. Bu hallerde, işçi iş sözleşmesini gerçekte “haklı bir sebeple” feshettiğini ileri sürdüğü takdirde, bu haklı sebebin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği mutlaka araştırılmalı, yapılacak araştırmanın sonucuna göre iş sözleşmesinin haklı bir sebeple sona erip ermediği belirlenmelidir. Diğer taraftan, işçinin el yazısını ve imzasını içeren bir istifa dilekçesinin varlığı halinde, öncelikle işçinin irade fesadı hallerinden birini ileri sürerek bu belgenin geçersizliği iddiasında bulunup bulunmadığı yahut belgedeki imzayı inkar edip etmediği üzerinde durulmalı, böyle bir iddianın varlığı halinde, bu iddianın gerçek olup olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Görüldüğü gibi, bu durumda da işçinin, istifa beyanının ardındaki gerçek iradesinin tespit edilip ortaya çıkarılması söz konusudur. Belirtilen bu hallerden hiçbirisi söz konusu değil ise, işçinin istifa dilekçesine nasıl bir hukuki sonuç bağlanacağı önemli bir sorundur.
Somut uyuşmazlıkta davacı, anaokulu işyerinde her yıl Eylül ayında başlayıp Haziran ayında sona eren belirli süreli iş sözleşmeleri ile istihdam edilmiştir. Hizmet döküm cetvelinde ve Anaokulu tarafından sunulan çalışma çizelgelerine göre davacının 02.11.2009-18.06.2010, 01.09.2010-17.06.2011 ve 15.08.2011-14.09.2011 tarihleri arasında okulun kendi çalışanı olarak, 15.09.2011-08.06.2012 ve 17.09.2012-16.06.2013 tarihleri arasında… Rekl. Tur. Ltd. Şti.nde ve 16.09.2013-28.05.2013 tarihleri arasında son alt işveren FS Tem. Şti. bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Çalışma dönemine ilişkin… Naile Saraç Anaokulu bünyesinde çalışılan dönem ve davalı şirket dönemine ilişkin davacı ile imzalanan belirli süreli iş sözleşmelerine göre de yaklaşık 3 aylık yaz tatilinde çalışma olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece 08.06.2012 tarihinde davacı tarafından el yazısı ile yazılmış istifa dilekçesine itibar edilerek bu tarihten önceki çalışmaları kıdem süresinden dışlanmıştır.
Dosya içeriğine göre; davacının eğitim dönemiyle sınırlı olarak yıllık 9 ay süreli belirli süreli sözleşmeler ile çalıştığı, sözleşmelerin süre bitiminde kendiliğinden sona erdiği, ayrıca davacının 08.06.2012 tarihli istifa dilekçesinden sonra yeni ihale döneminde de aynı şirket ile 17.09.2012-16.06.2013 tarihleri arası dönem için sözleşme imzaladığı, davalı tanıkları olan okul müdürü … ve öğretmen …’ın davacının alt işverenler değişmiş olsa da okulda 4 yıl boyunca çalışmasını sürdüğüne ilişkin beyanları ile aynı gün aynı nedenlerle iş sözleşmesi feshedilen işçi …’na ait Uyap sisteminde Dairemiz 2016-31855 esasında kayıtlı dosyada her iki işçiden aynı tarihte alınan istifa dilekçelerinin aynı kelime ve cümleleri içerdiğinin görüldüğü, ayrıca eğitim dönemi sonu olan Haziran ayının 1. ya da 2. haftasında sözleşmelerin kendiliğinden süre bitimi nedeniyle sona erdiği bu maddi ve hukuki olgular bir arada değerlendirildiğinde zaten süre bitimi nedeniyle kendiliğinden sona eren sözleşme sonrasında alınan istifa dilekçesinin hukuken bir değer taşımayacağının da açık olduğu, bu nedenle davacının işverence bildirilen ve hizmet cetvelinde kayıtlı çalışmaları aralıklı çalışma kabul edilerek tüm çalışma süresi hesaplanarak kıdem ve ihbar tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerekirken yalnızca istifa dilekçesinden sonraki dönemin hesaplamada dikkate alınması isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.