YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23376
KARAR NO : 2020/8648
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı banka nezdinde 01.04.2009-30.06.2014 tarihleri arasında bilgi teknolojiler uzmanı olarak çalıştığını, haftalık normal mesaisinin dışında Cumartesi ve Pazar günleri ile bayram tatillerinde de çalışmasına karşın fazla mesai ve genel tatil ücretinin ödenmediğini, bu nedenle iş akdini 30.06.2014 tarihinde haklı sebebe dayalı olarak feshettiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti,ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının 30.06.2014 tarihinde haklı neden olmaksızın istifa suretiyle iş akdini feshettiğini, bankanın günlük çalışma saatlerinin 09:00-12:30, 12:30-18:00 arası günlük 8 saat olduğunu, hafta sonu çalışma olmadığını, davacıya fazla çalışma yapması yönünde verilmiş bir talimat olmadığını,aylık ücretin fazla mesaiyi kapsadığını beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacının Cumartesi ve Pazar günleri ile bayramlarda dahil fazla çalıştığını, ancak ücretinin ödenmediğini iddia etmiş,davalı vekili ise bankanın günlük çalışma saatlerinin 09:00-12:30, 12:30-18:00 arası günlük 8 saat olduğunu, hafta sonu çalışma olmadığını, fazla çalışma yapması yönünde davacıya verilmiş bir talimat olmadığını, davacının tüm ücretlerini ihtirazi kayıt koymadan aldığını, bu nedenle fazla mesai talep hakkının olmadığını savunmuştur.
Dosyaya davacının işyerine giriş çıkış saatlerine ilişkin bilgilerinin yer aldığı CD sunulmuş olmakla, söz konusu kayıtlar ile turnike kaydı olmayan dönem bakımından tanık anlatımlarına dayalı olarak değerlendirme yapılan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının fazla çalışma ücret alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işyerinde tanıkla ispat edilen çalışma döneminde haftanın 3 günü 09:00-18:00 saatleri arasında , haftanın 2 günü ise 09:00-21:30 saatleri fiili mesai yapmıştır. Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda 09:00-21:30 saatleri arası çalışılan günler bakımından 1,5 saat ara dinlenme süresi gözetilerek hesaplama yapıldığı halde, 09:00-18:00 saatleri arası çalışılan haftanın 3 günü için 4857 sayılı İş Kanununun 68.maddesi gereği 1 saat ara dinlenme süresi düşülmeksizin günlük çalışma süresi belirlenilerek sonuca gidilmesi isabetli bulunmamaktadır. Böyle olunca, tanıklarla ispatlanan dönem için haftalık 3 saat ara dinlenme süresi düşülerek fazla mesai mesai süresi belirlenmeli ve hüküm buna göre yeniden kurulmalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.