YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23384
KARAR NO : 2020/7764
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 6360 sayılı Yasa gereğince tüzel kişiliği sona eren ve davalı …’na devredilen Karaağaç Belediye Başkanlığı’nda değişen alt işverenler nezdinde temizlik işçisi olarak 25.02.2011 – 28.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin hizmet alım sözleşmesinin sona erdiği gerekçesi ile haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı Karaağaç Belediye Başkanlığı vekili; zamanaşımı def’inde bulunarak, davacı işçi ile aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, alacaklardan sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili; davacının müvekkili şirket nezdinde yalnızca 20.09.2013-28.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının başından itibaren asıl işveren olan davalı …’nin işçisi sayılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İşçinin asgari geçim indirimi alacağının ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37’nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasa’nın 32’nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Somut olayda; davacı işçi asgari geçim indirimi talebinde bulunmuş davalı işveren ise işçinin banka hesabına sözü edilen ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Mahkemece işçinin imzasını taşıyan ödeme belgesi ya da banka dekontu sunulamadığı gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya işveren savunması ile uyumlu şekilde asgari geçim indirimi tahakkukları bulunan bordrolar ile banka kaşeli ödeme listesi sunulmuş olup, sözü edilen belgede işveren tarafından asgari geçim indirimini de içerecek şekilde toplu olarak yapılan ödeme bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre; Mahkemece davacının ücretlerinin yatırıldığı banka hesap ekstresi getirtilmeksizin, işverence bankaya yapılan ödemelerin davaya konu asgari geçim indirimi tutarlarını kapsayıp kapsamadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı bulunup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.