YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24285
KARAR NO : 2020/12186
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde 01/11/1999 – 24/06/2013 tarihleri arasında askerlik hizmeti dışında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili şirket nezdinde 24/12/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, daha önceleri şirket ortağı Şahin Çelik nezdinde 18//04/2004 – 25/12/2008 tarihleri arasında çalıştığını, tüm haklarının kendisine ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının hizmet süresinin başlangıç tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, 01.11.1999-24.06.2013 tarihleri arasında askerlik hizmeti dışında kesintisiz çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı, davacının 24.12.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, kendilerinin bu tarihten önceki döneme ilişkin hukuki sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının 25.06.2003-25.06.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı kabul edilmiştir. Ne var ki; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Şöyle ki; Kağıthane Askerlik Şubesi Başkanlığı’nın 09/10/2020 tarihli yazı içeriğine göre, davacı 26.5.2002 tarihinde askere sevk edilmiş ve 26.8.2003 tarihinde ise askerden terhis olmuştur. Dolayısıyla, Mahkemece hizmet süresinin başlangıcı olarak kabul edilen 25.6.2003 tarihinde davacı askerlik görevini yapmaktadır.
Davacının askerlik süresi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; çalışma olgusunu ispatla yükümlü davacı işçinin kayıtlı çalışmanın başladığı 18.10.2004 tarihinden önceki bir tarihte çalışmaya başladığını yeterli ve inandırıcı deliller ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple; davacının 18.10.2004 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının kabulü yerine, davacının askerde olduğu süre ve dosyadaki ispat durumu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile hizmet süresinin 25.06.2003 tarihinde başladığının kabulü hatalı olup hizmet süresine bağlı alacakların da hesabı bu sebeple hatalı olduğundan hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazıkta, davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece, davacının çalıştığı süre boyunca hiç izin kullanmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu da dikkate alınarak, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre yıllık ücretli izin alacağı talebi hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepler ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.