Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/24442 E. 2016/16910 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24442
KARAR NO : 2016/16910
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, …’nın diğer davalı …ve …’ye ait iş yerlerinin “genel işler” işkoluna girdiğine ilişkin hatalı işlemin iptali ile anılan iş yerinin… işkolunda bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkili sendikanın davalı … yerinde …’na 05/05/2014 tarihinde yaptığı başvuru ile davalı işyerinde 130 üye yapmakla yetki aldığını ve bu yetki sonrasında davalı işverenlik haksız ve hukuksuz bir şekilde çoğunluk tespitine itiraz ederek iş yerinde toplu iş sözleşmesi düzeninden çalışanların yararlanmasının engellendiğini, bu yolda Sakarya İş Mahkemesinin 2014/581 E sayılı dosyasında çoğunluk tespitine itiraz ettiğini, mahalli mahkemenin verdiği kararda … Sendikasının anılan iş yerinde yetkili sendika olduğunu karar altına aldığını, davalı … yerinin, müvekkili sendikanın yetki almasından sonra ve bugüne kadar iş yerinde çalışmaya devam eden sendika üyesi işçileri sendikadan istifa ettirmek için yoğun uğraşlar verdiğini, istifaya yanaşmayan bir kısım çalışanın iş akitlerini hukuka aykırı gerekçelerle son verdiğini, açtıkları yetki tespitine itiraz davasının reddedilmesi sonrasında iş yerlerinde yetkili ve örgütlü müvekkili sendikanın istenmediğinden esasında metal işi yapan ve metal iş kolunda olduğu sabit olan bu şirketin iş kolları yönetmeliğinin 20 sıra nolu “GENEL İŞLER” iş koluna girdiğinin tespitinin yaptırıldığını, davalı şirketin 6356 sayılı yasa kapsamında… …’na başvurması üzerine bakanlığın 14/03/2015 tarih ve 29295 sayılı resmi gazetede yayımlanan kararında davalı … yerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle İş kolları yönetmeliğinin 20 sıra numaralı “genel işler” iş koluna girdiğine karar verildiğini, kararın incelenmesinde iş yerinde tehlikesiz katı atıkların toplanması, bertaraf edilmesi ve geri dönüşüm işlerinin yapıldığının dayanak gösterildiği, oysaki davalı … yerinde yapılan işin niteliğinin öneminin “genel işler” iş kolu olmadığını, davalı … yerinde fabrika içi üretim sahalarında çöpten çıkan tüm katı atıkların ve metallerin toplanarak fabrikada işlenmekte olduğunu, üretim süreçlerinin tamamının metal iş kolu kapsamında yapılan iş ve işlemleri içermekte olduğunu beyan ederek,… …’nın diğer davalı … ve….’ye ait iş yerlerinin “genel işler” işkoluna girdiğine ilişkin hatalı işlemin iptali ile anılan iş yerinin “metal” işkolunda bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin iş yerinin dahil olduğu iş kolunun iş yerinde yapılan keşfen inceleme neticesinde belirlendiğini, müvekkil iş yerinin işkolu yönetmeliğine göre genel işler işkolunda olduğuna, hukuk düzenince getirilen hakların kullanılma amacının davacı vekilince sübjektif ve dayanaksız olarak personellerinin toplu iş sözleşmesi düzeninden yararlanmasını engelleme olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve 12.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı sendikanın iş kolu itirazının haklı olmadığı ve bu kapsamda iş kolu değişikliğini gerektirir bir işin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- 11.06.2015 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararından davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığı belirtilmesine ve iş mahkemesi sıfatı ile bakılmasına rağmen karar başlığında kararın iş mahkemesi sıfatıyla, karar verildiğinin yazılmaması 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. Maddesi uyarınca hatalıdır.
2- 6356 sayılı… ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca İşkolu tespitini, işveren veya üyesi bulunduğu işveren sendikası, işyerinde faaliyet gösteren veya göstermeyi amaçlayan işçi sendikaları ve işyerinde çalışan işçiler talep edebilir. Bakanlıkça verilen işkolu tespit kararı, Resmi Gazetede yayımlanır. Bu tespite karşı ilgililer (başvurmakta menfaati bulunan), kararın yayımını takip eden onbeş gün içinde işyerinin bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede dava açabilirler.
Görüldüğü gibi iş kolu tespitine itirazda işveren ve işkolunda faaliyet gösteren sendikalar ile birlikte, işkolu tespit işlemini yapan bakanlığın taraf olarak gösterilmesi zorunludur. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, dava da bu hakka uymakla yükümlü olan kişilere karşı açılması gereklidir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
6100 sayılı HMK.’un 114/1.d maddesi uyarınca “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları” dava şartıdır. Aynı kanunun devam eden 115/2 maddesine göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”.
Dava işkolu tespitine itiraz davası olup tespiti yapılan iş kolunda yer alan sendikaların dava sonucundan etkilenecek olmaları sebebiyle davaya dahil edilmesi gereklidir. Mahkemece tespit kararından etkilenecek işyerlerinde örgütlenmiş veya işkolu tespit kararında işyerinin girdiği işkolu olarak gösterilen “sendikaların davaya dahil edilerek göstereceği deliller ve karşı deliller-toplanıp birlikte bir değerlendirme yapılmalıdır. Taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.