Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/24488 E. 2017/15367 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24488
KARAR NO : 2017/15367
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili , müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz ( sendikal) nedenle feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliği ile işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ,davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davacının işe iadesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme gerekçeli kararda aynen “Davacının performansının yeterli olmadığı bildirilerek iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır.Davacının performansının düşüklüğü nedeni ile şirketin nasıl bir zarara uğradığı davalı tarafından kesin, inandırıcı,yeterli delillerle ispatlanamamıştır.Daha önceden çalışması düzenli ve sistemli olan davacının şirkete uyum sağlayamadığından ve performansından dolayı işten çıkartılması hakkaniyete uygun bulunmamıştır. İşverenin fesih sebebini açık ve kesin olarak bildirmesi gerekmektedir. İşveren tarafından fesih bildiriminde bildirilen hususlar kesin,inandırıcı ve yeterli bulunmamıştır.Bu durumda davacının açtığı davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur” şeklinde yazılarak davacının işe iadesi ile lehine sendikal tazminata karar verilmiştir.
Mahkemece iddia , savunma ile deliller tartışılmamış, davanın sendikal nedenle kabulünün gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamış, sadece işveren tarafından fesih bildiriminde bildirilen hususlar kesin,inandırıcı ve yeterli bulunmamıştır şeklindeki gerekçe ile yetinilmiştir. Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Kararın gerekçesiz olması adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.