Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25229 E. 2020/9722 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25229
KARAR NO : 2020/9722
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait mağazada satış danışmanı olarak çalıştığını, rahatsızlığı nedeniyle ücretsiz izin kullandığını ve rapor aldığını, raporlu olduğu dönemde iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin, izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olamaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur (Yargıtay 9.HD. 1.7.2008 gün 2007/21656 esas, 2008/18647 karar).
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 esas, 2008/11983 karar). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde, davacının rahatsızlığı nedeniyle 15.12.2014-19.12.2014 tarihleri arasında ücretsiz izin aldığını, hastanede tedavi gördüğünü iyileşememesi üzerine 22.12.2014-29.12.2014 tarihleri arasında raporlu olduğu ve raporun sonrasında da devam ettiğini işverence 24.01.2015 tarihinde raporlu olduğu dönemde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini beyan etmiştir. Dosyadaki belgelerin incelenmesinde davacının 15.12.2014-19.12.2014 tarihleri arasında ücretsiz izinli olduğu evrakın … Akdeniz Mağazası Müdürü… tarafından imzalı olduğu, ayrıca … Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisince 22.12.2014-29.12.2014 tarihleri arasında “Karışık Anksiyete ve Depressif Bozukluk “tanısıyla raporlu olduğu keza Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Geri Ödeme Sistemi kayıtlarına göre; davacının bu tarihten sonrasında da rapor kullandığı anlaşılmaktadır. İşveren feshine gelince; davalı işveren davacının 17.12.2014, 18.12.2014, 24.12.2014, 25.12.2014, 26.12.2014, 27.12.2014 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediği gerekçesiyle 31.12.2014 tarihinde davacıya devamsızlık sebebini bildirmesi için ihtarname göndermiştir. Davacının raporlu olduğu dönemde 15.01.2015 tarihinde davacıya ihtarname tebliğ edilmiştir. İşverence 03.02.2015 tarihli fesih bildirimi ile davacının devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesinin 24.01.2015 tarihinde feshedildiği bildirilmiştir. Davacının devamsızlık yaptığı iddia edilen 17.12.2014, 18.12.2014, 24.12.2014, 25.12.2014, 26.12.2014, 27.12.2014 tarihleri arasında açıklandığı üzere ücretsiz izinli ve raporlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı tanıkları davacının raporlu olmasına rağmen iş sözleşmesinin feshedildiğini belirtmiştlerdir. Davalı tanıkları ise davacının fesihten sonra işyerine gelerek raporu e-mail yoluyla gönderdiğini söylediğini, ancak raporun kendilerine ulaşmadığını belirtmişlerdir. Sunulan belgelerden işverence Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık ödeme sisteminde raporlu olduğu günlerin onaylandıklan sonra davacıya işgöremezlik ödemeleri yapıldığı da tespit edilmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle davalı işverence davacının haklı sebep olmaksızın izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığı gerekçe gösterilerek yapılan fesih haksız ve geçersizdir. Davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapılmışsa karşılığının ödenip ödenmediği hususu da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta taraf tanıkları mağazalarda 9 saatlik çalışma şiftlerinde çalışıldığını beyan ettiğinden 1 saat ara dinlenme ile haftalık 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. İmzalı bordrolarda belirtilen miktarlar hesaplamadan dışlanmalı, banka kaydıyla ödendiği tespit edilen imzasız bordrolardaki ödemeler ise mahsup edilmelidir. Ayrıca davacının yıllık izin, ücretsiz izin, rapor süreleri de hesaplamadan dışlanarak hüküm kurulmalıdır.
Belirtilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.