Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25590 E. 2020/10354 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25590
KARAR NO : 2020/10354
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20/09/2008 tarihinden 10/03/2015 tarihine kadar davalı işyerinde ısı ve sıhhi tesisatçı olarak aralıksız çalıştığını, davalı işyerinde sabah saat 09:00’dan akşam saat 20:00’ye kadar haftanın 2-3 günü 20.30-22:00’ye kadar çalışıldığını, aynı zamanda cumartesi günleri 10.00-20.00 saatleri arasında çalışıldığını, resmi tatil günlerinde davacının tüm gün çalıştığını, buna rağmen fazla mesai ve resmi tatil ücretlerinin ödenmediğini, bir saatlik ara dinlenmesi düşüldüğünde davacının haftada 15 saat fazla mesai yaptığını, bu nedenle davacının 06/05/2011 tarihi ile 10/03/2015 tarihleri arasındaki fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi gerektiğini, son 2-3 ay içerisinde gerçek ücretin maaş bordrosuna yansıtılmadığını, fiilen çalışıyor olmasına rağmen sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, kimi ayların işten çıkış olarak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına bildirildiğini, tüm bu istemlere rağmen 10/03/2015 tarihinde ihbar oneli olmaksızın akşam mesai bitiminde davacıya işe gelmemesi söylenerek işine son verildiğini, bunun üzerine Balıkesir 3. Noterliği aracılığıyla 12/03/2015 tarihinde ihtarname çekilerek işçilik alacaklarının talep edildiğini, buna rağmen yasal hak edişlerin ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı işverenin davacıdan 2.423,48 TL alacaklı olduğunu, takas ve mahsup def’ini ileri sürdüklerini davacının istifa ederek işten çıktığını, davacının 07/03/2015 tarihinde işyerinde diğer işçilerin de olduğu ortamda işi bırakacağını ve işyerinde çalışmak istemediğini söylediğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının olmadığını, davacı işçinin istifa ederek işe gelmediği için devam eden günlerde devamsızlık tutanaklarının tutulduğnu, davacının istifa etmesine rağmen kötü niyetli olarak ihtarname çektiğini, davacının 20/09/2008-30/09/2010 tarihleri arasında çırak/stajyer öğrenci olduğunu, çıraklıkta geçen sürenin kıdem ve ihbar tazminatında dikkate alınamayacağını, bu nedenle davacının kıdeme esas hizmetinin 23/05/2011 tarihinde başladığını ve 07/03/2015 tarihinde istifa yolu ile sona erdiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını ve davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, resmi ve dini tatil günlerinde çalışılmadığını, davacının yıllık izinlerin tamamını kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece, davacı vekili tarafından 17/05/2016 tarihli ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden yargılamaya son verilmiştir. Yargılamaya bu şekilde son verilmesi davalı taraf ıslah dilekçesine karşı iki haftalık süre içinde itiraz hakkı tanıyan HMK’nın 317/2 ve 319. maddesinin 1. fıkrasına aykırı ve davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğinde olup kararın sırf bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.