YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25619
KARAR NO : 2020/17587
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … Servis Eğitim ve Oto Kiralama A.Ş.’de 14.12.2004 tarihinde güvenlik memuru olarak işe başladığını, tüm hakları ile birlikte iş sözleşmesinin 11.4.2008 tarihli yazı ile 14.4.2008 tarihi itibariyle davalıya devredildiğini, müvekkilinin halen davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 14.12.2004 tarihinden 1.10.2012 tarihine kadar davalıya ait fakülte binasında çalıştığını, normal çalışma saatlerinin,Pazartesi günü 9.00-19.00 saatleri arasında, Salı günü 19.00-9.00 saatleri arasında,Çarşamba günü çalışma olmadığını,Perşembe günü 9.00-19.00 saatleri arasında, Cuma günü 19.00-9.00 saatleri arasında,Cumartesi günü çalışma olmadığını,Pazar günü 9.00-19.00 saatleri arasında, Pazartesi günü 19.00-9.00 saatleri arasında,Salı günü çalışma olmadığını,Çarşamba günü 9.00 -19.00 saatleri arasında, Perşembe günü 19.00-9.00 saatleri arasında,Cuma günü çalışma olmadığını,Cumartesi günü 9.00 -19.00 saatleri arasında olduğunu, diğer hafta da aynı şekilde çalıştığını, hafta tatili, dini, milli bayram ve genel tatil günleri de dahil olmak üzere bu çalışma gün ve saatlerinin değişmediğini, karşılıklarının ödenmediğini, günlük 7,5 saati aşan gece çalışması fazla mesaisinin dahi ödenmediğini, Müvekkilinin 4.9.2012 tarihinde davalıya ait İmpa binasına geçirildiğini, 1.10.2012 tarihinden 4.9.2014 tarihine kadar 12/36 denilen sistemle çalıştırıldığını, normal çalışma saatlerinin, Pazartesi günü 18.00-8.00 saatleri arasında, Salı günü çalışma olmadığını,Çarşamba günü 18.00-8.00 saatleri arasında, perşembe günü çalışma olmadığını cuma günü 18.00-8.00 saatleri arasında,Cumartesi günü çalışma olmadığını,Pazar günü öğlen saat 13.00’ten Pazartesi sabahı 8.00’e kadar, Salı günü akşam saat 18.00’den Çarşamba sabahı 8.00’e kadar,Perşembe günü 18.00-8.00 saatleri arasında,Cuma günü çalışma olmadığını,Cumartesi günü akşam saat 18.00’den Pazar günü öğlen 13.00’e kadar,Pazartesi günü 18.00-8.00 saatleri arasında olduğunu, Salı gününden başlamak üzere aynı şekilde çalışmalarının devam ettiğini, hafta tatili, dini, milli bayram ve genel tatil günleri de dahil olmak üzere bu çalışma gün ve saatlerinin değişmediğini, karşılıklarının ödenmediğini, günlük 7,5 saati aşan gece çalışması fazla mesaisinin dahi ödenmediğini, Müvekkilinin 4.9.2014 tarihinde davalıya ait hastane binasına geçirildiğini, 4.9.2014 tarihinden itibaren 12/24 denilen sistemle çalıştırılmaya devam ettirildiğini, Çalışma esnasında dinlenme molası verilmediğini, yemek molasının 20 dakika olarak kullandırıldığını, çalışanların rapor aldıkları veya kar yağışı gibi nedenlerle sabah işe geç kaldıkları zaman müvekkilinin 3,5 saat daha fazla çalıştırıldığını, bu şekilde çalıştırılmanın 1 yıl içerisinde yaklaşık 30 günü bulduğunu, bahar şenliklerinin yapıldığı Mayıs aylarında haftanın 3 günü 24 saatten fazla çalışma yapıldığını, müvekkilinin resmi tatil günlerinde de çalıştırıldığını, dini bayramların iki günü sabah 8.00’den ertesi sabah 18.00’e kadar çalıştırıldığını, mezuniyet törenleri, tanıtım günlerimde de fazla çalıştırıldığını, müvekkilinin beş gün süren mezuniyet törenlerinde ve 1 hafta süren tanıtım günlerinde fazla çalıştırıldığını, müvekkilinin davalı tarafından her sene mesai saatleri dışında eğitimlere gönderildiğini, eğitimde geçen sürelerin fazla çalışma niteliğinde olduğunu, ancak karşılığının ödenmediğini, müvekkilinin postasını paylaştığı iki arkadaşının senelik izinlerini kullandığı 48 gün süreyle onların yerine 2014 yılı hariç 24/24 şeklinde çalıştırıldığını, davalının müvekkilinden habersiz ve onayını almaksızın bordrolarda 20 saat fazla çalışma ücret tahakkuku yapıldığını, tüm işçiler için bu şekilde fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin maaşına fazla mesai adı altında gösterilen tutarın da dahil olduğunu, müvekkilinin de içinde bulunduğu bir grup çalışanın Çalışma Bakanlığı’na şikayet başvurusunda bulunduğunu, açılan soruşturma sonucunda müvekkilinin de içinde bulunduğu 27 kişinin iş akdine son verildiğini, müvekkilinin tüm çalışma süresince gece 7,5 saatin üzerinde olan gece çalışmalarının ayrıca hesaplanarak tahsili gerektiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının talep konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının ilk olarak müvekkili üniversiteye destek hizmetler sağlayan İstek Servis Eğitim A.Ş. nezdinde 14.12.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, 14.04.2008 tarihinde tüm hakları ile birlikte üniversite kadrosuna geçtiğini, davacının halen davalı üniversitede çalışmaya devam ettiğini, en son net ücretinin 1.030,00 TL., brüt ücretinin ise 1.531,81 TL. olduğunu, davacının arızi mahiyette yaptığı fazla mesai çalışma karşılıklarının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini, davacının bu ödemeleri çekincesiz olarak aldığını, davacıya ait ücret bordroları incelendiğinde davacıya yapmış olduğu fazla mesai karşılıklarının bordro tahakkuku yapılarak ödendiğinin de açıkça görüleceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davacı tarafın çalışma saatleri ile ilgili beyanları kabul edilse dahi, çalışma saatleri nazara alındığında 18.00-08.00 saatleri arasında yemek molaları ve ara dinlenme olarak ortalama 3 saat düşüldüğünde günlük 11 saat düşüldüğünde günlük 11 saat, 08.00-18.00 saatleri arasında ise ortalama 1,5 saat düşüldüğünde günlük 8,5 saat çalışmanın bulunacağını, davacının fazla mesai yapması halinde davacıya haftalık 45 saati aşan çalışmalarının da bordro tahakkuku yapılarak fazlasıyla ödendiğini, davacının hafta sonu mesailerinin de ayrıca ödendiğini ve bordrolarında tahakkuk ettirildiğini, davacıya bu şekilde hak etmiş olduğu fazla mesai ücretlerinin yüzde yüz zamlı olarak ödendiğini, davacının imzasını havi hizmet sözleşmesinde tahakkuk eden ücret bordrosu ile bildirilen ödemelere bir hafta içinde yazılı olarak itiraz edilmediği takdirde ücret bordrosuyla mutabık olunduğunun kabul edildiğini, davacı tarafından hizmet süresi boyunca ücret bordrolarına itiraz edilmediğini ve ödemelerin de çekincesiz olarak alındığını, davalı üniversite nezdinde dini-milli bayram ve genel tatillerde çalışıldığı takdirde nöbet usulü çalışmanın söz konusu olduğunu, davacının bu kapsamda çalışmış olması halinde ise bu çalışmalarının karşılıklarının kendisine bordro tahakkuku yapılarak ödendiğini, davacının çalıştığı işyerinde arızi olarak yapılan Cumartesi veya Pazar günü çalışmalarının karşılıklarının bordroda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, hafta tatillerinde ise çalışma bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının hizmet süresi yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının 14/12/2004 tarihinden itibaren davalı Üniversite nezdinde kesintisiz olarak çalıştığı, dava tarihi itibariyle çalışmaya devam ettiği, davacının iddiası , davacının iş yerindeki kıdemi, tanık anlatımları, emsal ücret araştırması ve teftiş raporunda yer alan tespitler dikkate alındığında davacının son ücret bordrosunda fazla mesai tahakkuk ettirilen fazla mesai ücreti tutarının aylık ücretine dahil olduğu kabul edilerek dava tarihi itibariyle aylık brüt ücretinin 1.797,32 TL olduğu, davacı, fazla mesai ücreti talebinde bulunduğu, davalı vekili, söz konusu istemin reddine karar verilmesini talep ettiği, dosya kapsamı gözetilerek davacının fazla çalışma iddiasının tanık beyanları dahil her türlü delil ile ispat edilebileceği, tarafların bildirdikleri tanıkların beyanları tespit edildiği, davalı Üniversiteye ait iş yerlerinde yapılan teftiş sonucunda iş müfettişi tarafından düzenlenen 16/05/2014 tarih ve HBA / 29 sayılı rapor dosya arasında bulunduğu, davalı taraf, usulüne uygun zaman aşımı definde bulunmuş olduğundan dava tarihinden 5 yıl geriye gidilerek bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı, tüm dosya kapsamından davacının normal fazla mesai, bahar şenliklerinde yapılan fazla çalışma, mezuniyet törenlerinde yapılan fazla mesailer, zorunlu eğitimde geçen sürelere ilişkin fazla mesailer ve yıllık izin döneminde yapılan fazla mesailere yönelik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporun dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmış, mahkememizce taktiren %30 indirim yapılmak suretiyle belirlenen fazla mesai ücreti alacağı karar yerinde gösterildiği, dosya kapsamından davacının hafta tatillerinde çalıştığına ilişkin iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceği, davacının bilirkişi raporu ve ek raporda belirlenen hafta tatillerinde çalıştığı anlaşılmakla zaman aşımı defi de dikkate alınmak suretiyle taktiren %30 indirim yapılmak suretiyle belirlenen hafta tatili alacağı hüküm altına alındığı, dosya kapsamından davacının çalıştığı günlere denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, dini bayram günlerinde ise bir gün çalışmadığı kabul edilerek genel tatil ücreti hesaplaması yapılmış zaman aşımı defi de gözetilerek taktiren %30 indirim yapılmak suretiyle belirlenen genel tatil ücreti hüküm altına alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, bordrolardaki fazla mesai ücreti tahakkukları bakımından;
Hükme esas bilirkişi raporunda bordrolardaki fazla mesai tahakkuklarının ücretin bir parçası olduğu kabul edilerek hesaplamalar bu kabule göre yapılmıştır.
İddia, savunma, dosya kapsamı, BÇM raporu, bordroların Dairemiz tarafından yapılan incelemesine göre bordrolardaki / hesap pusulalarındaki “FAZLA MESAİ-HAFTA SONU” başlığı ile yapılan aylık 20’şer saatlik tahakkukların ücretin bir parçası olduğu anlaşılmaktadır, hükme esas bilirkişi raporundaki kabul bu açıdan doğrudur.
Ancak, bordrolardaki / hesap pusulalarındaki “FAZLA MESAİ-HAFTA İÇİ” başlığı ile istisnai olarak bazı aylarda yapılan fazla mesai tahakkuklarının ve ayrıca, “FAZLA MESAİ-HAFTA SONU” başlığı ile bazı aylarda istisnai olarak yapılan aylık 20 saati aşan tahakkukların aylık 20 saati aşan kısımlarının hesaplanan fazla mesai ücretinden mahsubunun gerekip gerekmediği tarflardan da sorularak irdelenmelidir.
Bu irdeleme esnasında tarafların dava, cevap ve dosyadaki sair iddia ve savunmaları, bordrolardaki / hesap pusulalarındaki bu istisnai tahakkukların ait oldukları dönemlerde davacının aldığı normal maaş/ücret değerlendirilmelidir.
Bu istisnai fazla mesai tahakkuklarının (yani, “FAZLA MESAİ-HAFTA İÇİ” başlığı ile istisnai olarak bazı aylarda yapılan fazla mesai tahakkuklarının ve ayrıca, “FAZLA MESAİ-HAFTA SONU” başlığı ile bazı aylarda istisnai olarak yapılan aylık 20 saati aşan tahakkukların aylık 20 saati aşan kısımlarının) aslında fazla mesai ücretinden mahsubu gereken fazla mesai tahakkukları olduğunun anlaşılması halinde, bu bordroların / hesap pusulalarının ait oldukları aylar için hesaplanan parasal fazla mesai ücretinden bu bordrolarda tahakkuk eden istisnai fazla mesai ücretleri ödendiği ispatlandığı ölçüde parasal miktar olarak mahsup edilmelidir.
3-Fazla mesainin hesaplanmasında 01/10/2012-04/09/2014 tarihleri arasındaki dönem bakımından;
Bu dönemin, davacının davalıya ait hastane binası olan İnpa işyerindeki dönem olduğu anlaşılmaktadır.
Bu dönem hakkında beyanda bulunan tek tanık davacı tanığı … olup, …. kendi beyanına göre davalı ile davalıdır. Diğer davacı tanığı davacının İnpa işyerindeki çalışmasını bilmediğini belirtmiştir.
BÇM raporunda hastanede 08:00-18:00, 18:00-08:00 şeklinde vardiyalı çalışma olduğu, davacı tanıklarından ….nin de dahil 2 işçinini süreki gece, 2 işçinin sürekli gündüz çalıştığı, diğerlerinin 1 gün gündüz, 1 gün gece, 1 gün izin şeklinde çaılıştığı belirtilmiştir.
Dolayısı ile davacı tanıkları davacının İnpa işyerindeki çalışması yönünden delil olamadığından, davacının bu işyerinde geçen çalışmasında 1 gün gündüz, 1 gün gece, 1 gün izin şeklinde ve BÇM raporunda belirtilen saatler arasında çalıştığı kabul edilerek bu dönem için fazla mesai süresi hesaplanmalıdır. Ayrıca, gene bu dönem için cumartesi ve pazar günlerinde çalışma saatlerinde farklılık sadece davacı tanıklarından D.G.nin beyanlarına göre ispat edilemeyeceğinden davacının bu dönemdeki çalışmasında cumartesi ve pazar günlerindeki çalışmasının da gene denk gelen vardiyasına göre 08:00-18:00, 18:00-08:00 saatleri arasında ya da dinlenme şeklinde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Diğer yandan, bu dönemde davacının fazla mesaisi hafta hafta hangi hafta kaç gün gündüz, kaç gün gece, kaç gün dinlenme şeklinde çalıştığı tespit edilerek hesaplanmalıdır. Bu şekilde haftalık bazda hesaplamada her bir hafta için, o haftada davacının normal fazla mesaisi (yani haftalık 45 saatlik çalışma süresini aşan çalışma saati) aynı hafta içindeki gece çalışmasından kaynaklanan fazla mesaisinden az ise gece çalımasından kaynaklı fazla mesai süresi esas alınmalıdır. Normal fazla mesaisi gece çalışmasından kaynaklanan fazla mesaiden fazla ise normal fazla mesai süresi esas alınmalıdır.
Gece fazla mesaisinin hesaplanması bakımından, bir gün içindeki çalışmanın yarısından fazlası kanunen gece sayılan süre içinde geçiyor ise o günkü çalışmanın tamamı gece çalışması sayılır. Gece çalışmasında, ara dinlenme düşüldükten sonra kalan günlük fiili çalışma süresinini 7,5 saati aşan kısmı, haftalık çalışma 45 saat veya altında dahi kalsa fazla mesaidir.
Buna göre, davacının gündüz, gece ve dinlenme şeklindeki çalışma sisteminde her hafta için gece/gündüz ayrımı yapılmaksızın haftalık çalışma süresi / haftalık fazla mesaisi ara dinelnmeler düşülerek hesaplanıp haftalık 45 saati geçen kısmı normal fazla mesai olarak hesaplanmalı, ayrıca aynı hafta için gece çalışması yaptığı günlerde gece çalışmasından kaynaklı fazla mesaisi hesaplanmalı, normal fazla mesai ile gece çalışmasından kaynaklı fazla mesaisinden hangisi o hafta için daha fazla ise o hafta için daha fazla olan o daha fazla olan fazla mesai süresi esas alınmalıdır.
Ancak, sadece davalı temyizi olup, bozma sadece davalı lehine yapıldığı için oluşan davalının usuli müktesep hakkı nedeni ile 01/10/2012-04/09/2014 tarih aralığı için kabul edilebilecek fazla mesai ücretinin parasal miktar olarak, eldeki bozma konusu 2014/511 Esas sayılı Mahkeme kararına esas bilirkişi raporu ile aynı dönem için hesaplanan fazla mesai ücreti parasal miktarından fazla olamayacağı göz önüne alınmalıdır.
4- 19:00-09:00, 18:00-08:00 saatleri arasındaki gece vardiyalarındaki ara dinlenmeleri bakımından;
İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas bilirkişi raporunda gece vardiyalarından hiç ara dinlenme düşülmemiştir.
BÇM raporundaki “09:00-19:00, 19:00-09:00 vardiyalı çalışanlar bakımından, işçilerin 19:00-09:00 arası gece vardiyasında ara dinlenme kulnamadıklarını belirtmeleri, gece vardiyasında işçilerin görev yerini terkedemediklerini, yemeklerini görev yerinde yediklerini belirttikleri, 4857 sayılı İş Kanunu’na uygun ara dinleme kullanamadıkları … gündüz vardiyasında ise 1 saat ara dinlenmesi verdikleri kanaatine varıldığı…” yönündeki açıklamanın hükme esas bilirkişi raporunda benimsenmiştir.
Ancak, davacı tanıklarından H.Ö. “Yemek molası dönüşümlü idi.” , davalı tanığı H.Y. “Yemekler sırayla yemekhaneye gidilip yenilir”, davalı tanığı A.U. “çalışma saatlerinde yemek yenip işe devam edilir idi” yönünde beyanlarda bulunmuşlardır.
Davacının beliritlen saatler arasındaki gece çalışmalarında hiç ara dinlenme vermeden çalışması hayatın olağan akışına, insan takatine, ihtiyaçlarına ve doğasına aykırı olduğundan, gece çalışmalarından 1,5 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerektiğinin üşünülmemesi hatalıdır.
5-Mezuniyet törenleri için hesaplanan fazla mesai süresi bakımından;
Davacı tanıklarından H.Ö.ye göre bu günlerde, yılda 5 gün normal mesaiye ilaveten 12 saat daha çalıştığı kabulü ile 5 gün x12 saat = 60 saat fazla mesai her yıl için ilaveten hesaplanmıştır. Ancak, davacı tanığı H.Ö. 12 saatlik ilave mesainin “5 gün boyunca her gün” yapıldığı şeklinde açık bir beyanda bulunmuş değildir. Davacı tanığı H.Ö. “Kep ve yıl sonu törenleri dediğimiz törenlerde de normal çalışmaya ilaveten 12 saat daha çaıştığımı oluyor idi.” yönünde beyanda bulunmuştur. Davalı tanıklarının beyanları da gözetilerek davacının her yıl mezuniyet töreni için günde 12’şer saatten yılda 60 saat fazla mesai yaptığı değil, her yıl mezuniyet töreni için toplamda 12 saat fazla mesai yaptığı kabulü ile sonuca gidilmelidir.
Ayrıca, davacı tanıklarından D.G.nin beyanına göre davacı hastanede çalıştığı dönemde mezuniyet törenine katılmamıştır. Davacı tanığı D.G.nin davalı ile davalı olması nedeni ile destekleyen deliller olmadığı sürece tek başına beyanı davalı aleyhine sonuç doğurmaz ise de davacı tanığı olduğu için davacı aleyhine sonuç doğurur. Bu nedenle davacının İnpa işyerinde yani hastanede çalıştığı dönemde mezuniyet törenlerinde fazla mesai yapmadığının kabulü gerekeceğinden mezuniyet törenleri için her yıl toplamda 12’şer saatlik ilave fazla mesailer sadece 2010, 2011 ve 2012 yılları için hesaplanmalıdır.
6-Hafta tatili ücreti bakımından;
BÇM raporunda yıllık izne çıkan personel nedeni ile o esnada çalışmaya devam eden personelin ya 24 saat kesintisiz çalışma ya da hafta tatili kullanmaksızın 12’şer saatlik günlük çalışma yaptığı belirtilmiştir.
Buna göre yıllık izin kullanan personel nedeni ile yapılan fazla mesai ya 24 saat kesintisiz çalışma kabul edilerek ya da hafta tatili kullanmaksızın 12 saat günlük çalışma yaptığı kabul edilerek hükmedilecek alacağa yansıtılacaktır. Yani bu iki seçenekten biri tercih edilerek yıllık izin kullanan personel nedeni ile oluşan fazla mesai hesaplanmalıdır.
Davacı tanıklarından H.Ö.ye göre yıllık izin kullanan olsa da hafta tatili kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda yıllık izin kullanan personeller nedeni ile ilave fazla mesai, 24 saat kesintisiz çalışmanın bir hafta 4 gün diğer hafta 3 gün yapıldığı kabulü ile hesaplanmıştır.
Bu durumda hafta tatili ücretinin de hesaplanması hem aynı çalışma için mükerrer hesaplama ve hüküm kurmak anlamına gelmektedir hem de davacı tanığı H.Ö.nün beyanı ile de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenler ile hafta tatili ücreti talebinin tamamen reddedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
7-Eldeki bozma sadece davalı temyizi üzerine ve sadece davalı lehine yapıldığından, davalı lehine neticeten hükmedilecek parasal miktarlar bakımından oluşan usuli müktesep haklar korunmalıdır.
Ayrıca, yeniden bozmaya mahal verilmemesi bakımından, eldeki 2014/511 Esas sayılı hükme dayanak hesaplamada esas alınıp da bozma kapsamı dışında kalan tüm hesaplama unsurları tarafların usuli müktesep hakları nedeni ile aynen uygulanması gerektiği de göz önüne alınmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.