YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25789
KARAR NO : 2016/16933
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 04/02/2010-13/02/2012 tarihleri arasında hamurkar yardımcısı olarak 200 TL haftalık net ücretle çalıştığını, ayrıca, her gün iki ekmekle kahvaltı verildiğini, fazla mesailerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanamadığını, genel tatillerde çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini, bu sebeple iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 21.09.2011 tarihinde işe başladığını ve 5 ay sonra istifa ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş hukukunda çalışma olgusunu, çalıştığını ileri süren işçi ispat etmelidir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf davalı işyerinde 04.02.2010-13.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürmüş ise de, hizmet döküm cetvelinde 21.09.2011-10.02.2012 tarihleri arasında çalışması görünmektedir.
Ayrıca, dinlenen davacı tanıklarından birisi davacının babası, diğeri ise fesih tarihinden sonra işe başlamış olan bir işçidir. Bu nedenle tanıkların beyanlarına HMK’nın 255. maddesine göre itibar edilemez.
Davacının ileri sürdüğü gibi 04.02.2010 tarihinde davalı işverenlikte çalışmaya başladığını ispata yarar yazılı delil veya tereddütsüz tanık beyanı bulunmadığından davacı işçinin işe başlama tarihine ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilerek hizmet cetvelinde görünen 21.09.2011 tarihinin işe başlama tarihi olduğu kabul edilerek sonuca gidilmelidir. Bu durumda, davacının hizmet süresi 1 yıldan az olduğundan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti isteklerinin reddine karar verilmesi, diğer alacakların ise 21.09.2011-10.02.2012 tarihleri arasında çalışıldığının kabulü ile bilirkişiye hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Asgari geçim indirimi alacağına yasal faiz yürütülmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.