YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25869
KARAR NO : 2020/11612
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2006 tarihinde çalışmaya başladığını, pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, son 3 aydır maaşları ile prim ücretlerinin ödenmediğini veya düzensiz ödendiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, prim ve ücret alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 24.02.2009 tarihinde işe başladığını, altın ve kuyumculuk sektöründe üretim ve satış alınında faaliyet gösteren davalı şirkette satış işini gerçekleştirdiğini, 04.03.2013, 05.03.2013 ve 06.03.2013 tarihlerinde herhangi bir mazeret bildirmeksizin işe gelmediğinden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının son net ücreti uyuşmazlık konusudur.
Davacı fesih tarihinde 2.000,00 TL net ücret ile çalıştığını iddia etmiş, davalı ise bordrolarda gösterildiği gibi son ücretinin net 1.500,00 TL olduğunu savunmuştur.
Davacı iddiasını ispat bakımından iki tanık dinletmiş olup her iki tanık da davacıdan önce işten ayrılmışlardır. Tanıklar davacıdan önce işten ayrıldıkları için kendi ayrıldıkları tarih itibariyle davacının aldığı son ücreti söylemişlerdir. Davacı tanığı … davacının 1.350,00 TL aldığını, diğer davacı tanığı … ise 1.500,00 TL aldığını açıklamıştır. Emsal ücret araştırmasında da davacının iddiasını doğrulayan bir veri elde edilememiştir.
Diğer taraftan bilirkişi anlaşılamayan bir sebeple fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarını son ücretini net 1.500,00 TL kabul edip hesaplarken, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını son ücretini net 2.000,00 TL kabul ederek hesaplama yapmıştır. Davacı vekili, her iki hesaplamayı da benimseyerek bilirkişinin hesaplamaları doğrultusunda ıslah gerçekleştirmiştir.
Yukarıda açıklanan delil durumuna göre davacı 2.000,00 TL net son ücret ile çalıştığını ispat edemediğinden davacının son ücretinin net 1.500,00 TL kabul edilmesi gerekirken bir kısım alacakları bakımından kendi içinde çelişki oluşturacak biçimde net 2.000,00 TL’nin kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de davalı lehine vekalet ücreti hükmedilirken karar tarihindeki maktu vekalet ücretinin 1.800,00 TL olduğu gözden kaçırılarak 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de ayrıca hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.