Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25922 E. 2020/11820 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25922
KARAR NO : 2020/11820
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08/08/2008 tarihinden itibaren davalıya ait işlerde taşeronluk ilişkisi bulunan bir çok şirketin sigortalısı olarak elektrik sayacı açma kesme elemanı olarak görev yaptığını, davacının davalı şirketin görevlendirdiği çalışanların denetimi ve planlaması altında davalının kadrolu işçileri ile aynı işte çalıştığını, davalı işveren şirket ile taşeron şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını iddia ederek, ilave tediye ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile yüklenici firmalar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin ve alacaklarının yüklenici firma tarafından üstlenildiğini, davacının iddia ettiği gibi muvazaalı bir devrin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının ilave tediye ücretinin miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde, dava dışı alt işverenler ile davalı asıl işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, kendisinin ücretinin davalı şirketin bünyesinde kadrolu olarak çalışan emsal işi yapanların ücretlerinden daha düşük olduğu için emsal ve gerçek ücret belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini iddia etmiştir.
Her ne kadar davalı işveren ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı anlaşılmakta ise de, toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmek için işçinin sendika üyesi olması yahut dayanışma aidatı ödemiş olması gerekir. Öncelikle davacı işçinin sendika üyesi olup olmadığı, dayanışma aidatı dilekçesi verip vermediği tespit edilmeli; davacı sendika üyesi ise sendikaya üyeliğin işverene bildirildiği tarih öncesinde toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkanı bulunmadığından, üyeliğin işverene bildirildiği belirlendiği takdirde ilave tediye ücreti hesabında toplu iş sözleşmesi hükümleri yararlanma tarihi sonrası için uygulanmalıdır. Öte yandan, davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasının üyesi olduğu belirlendiği takdirde, ilave tediye ödemesi ile ilgili yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinde düzenleme olup olmadığı belirlenmeli ve özelleştirme sonrasında toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ilave tediye ücretine hak kazanacağı kabul edilerek hesaplama yapılmalıdır.
Davacının sendika üyesi olmadığının belirlenmesi halinde, davalı işyerinin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07/03/2013 tarih ve 2013/20 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı, işyerinin hisselerinin tamamını satın alan iş ortaklığına hisse devrinin 28/05/2013 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek, ilave tediye ücreti yalnızca özelleştirme tarihi olan 28/05/2013 tarihine kadar hesaplanmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

FA